turk bayragi birlestiriyor225 

Yoğurtçu Parkı’ndaki Atatürk ve bayrak düşmanları!

“Bizi birleştiren direnişimiz kutsaldır. ABD’nin başkaldırının içine BDP/PKK kartını sürmesi haliyle normaldir.” Zira halkı parklara hapsettiler.

ABD-AKP’nin durum vesilesiyle vazifelendirdiği PKK/BDP ile sempatizanları halkın çekilmesiyle şimdi bazı parklarda göbek atıyorlar. Yaklaşık on gündür Kadıköy-Yoğurtçu Parkı’ndayım. Durum şu; kardeşlik ve vatan sevdalısı Kadıköylü Yoğurtçu Parkı’ndan dışlanmış!

Bayrağımız ‘paçavra’ oldu!

“Sol maskeli” ayrılıkçılar aleni Atatürk, bayrak düşmanılar. Bilinçli Kadıköy ahalisi oradan çekilmiş, 200 kişilik bir grup kalmış. Sayının azalmasını ileri “kurmay” zekâlarıyla meteorolojik hadiseye bağlıyorlar. Yağmurun yağması gibi. Tanık olduğum bazı olayları nakledeceğim. Kendi aralarındaki ayak oyunlarından ötürü doğru dürüst etkinlik düzenlemeyen bu gruplar strateji gereği ara sıra sokaklarda yürüyüş düzenleyerek aşağıladıkları Atatürkçüleri eyleme çağırıyorlar. Yürüyüşlerde “Mustafa Kemal’in askerleriyiz”, “Atatürk’te birleştik” sloganı atmak zinhar yasak! Bizatihi şahidim, böyle slogan atanları anında susturmaya çalışıyorlar! Lice için düzenledikleri eylemde Türk bayrağı taşıyanlara “Çekin şu pis paçavrayı, üstümüze değiyor!” dediler. Ne demiştik, ABD-AKP-BDP/PKK işbaşında değil mi? Zira Türk bayrağından nefrette birleşiyorlar. Bayrak taşıyanlar olgunluk gösterip tepki vermediler. Parktaki konuşmalarıysa istisnasız TC’ye kin kusmaktı. Mustafa Kemal faşist, Ermeni, Kürt katliamcısı ilan edildi. Zaten vatanseverlere her gün hakaret edilmesi Yoğurtçu yönetiminde bulunan bazı grupların günlük temrini. ABD-AKP-BDP/PKK’nın kuzu postundaki kurtlarının günlük geviş getirmeleri.

Direnen basın engerek mi?

En son halkın çekilmesiyle Yoğurtçu’da kalan “statükocu kasttan” biri, direnişi canları pahasına destekleyen muhalif medyaya saldırdı. Cem TV, Halk TV, Ulusal Kanal, Aydınlık, Cumhuriyet, Sol, Yurt, Oda TV, Yön Radyo, Cem Radyo’ya destekledikleri fikir, etkinlik bağlamında “geri eğlimlilikle (yani gerici)” diyerek dolaylı olarak itham etti! “Normal konuşma değil, açık hakaret var! Hemen cevap verilmesi gerekiyor!” diyen, aralarında benim de olduğum kişilerin etrafı zorbaca çevrildi. Kürsüye anti-demokratik müdahale ettiğimiz bahanesiyle suçlandık. Ve tartışmanın zemini “gerici hakaretinden” onurlarını korumak için anında söz hakkı isteyenlerin “müdahaleci” olduğu zeminine taşındı (zeki sanıyorlar kendilerini ama biz yemeyiz)! 45 dakika bekletildikten sonra konuştum! “Gerici” diyen tipi eleştirdim. Ama bazı “Truva atları” kitlenin çoğunu çoktan psikolojik operasyonla şekillendirmişti. Dinleyenlerin yarısı çapraz işareti yaptı. Çarpıklığın çaprazındakilere “Gerici isek bundan sonra haberleri Cemaatin Zaman’ından izlersiniz!” dedim. Aşağıya indiğimde elimi havaya yumruk yaparak kaldırdım. Hakaret eden şahsı, adaletsizce yeniden (üstelik ikinci defa) benim ardımdan, mahsus, kürsüye başkalarının haklarını çiğneyip rasyonalize ederek çıkardılar. Kışkırtıcı, bu sefer konuşmasını tam üç kez “engerek” diyerek tamamladı! Burnumuza kötü kokular geliyordu! Ertesi gün bazı arkadaşlardan şunları duyduk. “DirenKadıköy” adlı facebook sayfasında Atatürkçülere bölücülerce saldırılıyordu. Sayfaya girerek yorumlar yazdım. Atatürk’e hakaret edenler yorumlarıma üşüştü ve yönetici tarafından engellendim! Atatürk’e hakaret ‘demokrasi’ Atatürk’e ve bayrağa sahip çıkmak ‘anti demokrasi’ tabii. Sevgili Kadıköylülerin bir araya gelip al bayrağımızı asarak alternatif forum kurması gegkiyor. Zaten halk Yoğurtçu’ya gitmiyor. Nitekim orada sadece gerici, bölücü engerekler kalmış.

Filiz CEMSU - 07 Temmuz 2013 - Aydınlık

Son Yazılar