esin turhan225 

Neden Türk-İş yazı dizisi?

Çünkü Aydınlık çöken, yok olan değil; büyüyen,haklarını geliştiren, toplumsal dinamiklerin öncüsü örgütlü işçi sınıfına inanıyor ve bunu yayıncılığının başına yazıyor.

Emek örgütlü olursa sömürüye direnir.Emek örgütleri hele de işçi örgütleri, sadece sendika üyesi olan işçi için değil, toplum için de önemli bir rol oynar. İlk bakışta toplu sözleşme imzalayan ekonomik örgütler gibi gözükse de aslında toplumsal ve siyasal rolleri, ekonomik rollerinin önüne geçer.Tıpkı özelleştirmelerde olduğu gibi. Tüpraş, Petkim, Tekel, Türk Telekom, Sümerbank ekonomik bir değerden öte, Türkiye’nin bağımsızlığı, cumhuriyeti ve aydınlık geleceğidir. İşte sendikalar bu fabrikaların satışlarına ya da kapanmalarına karşı dururken,tüm bu değerlere de sarılırlar.Şimdi giden gitti ama her şey bitmedi. O yüzden “Türk-İş Nerede?”

Yeniden cumhuriyeti kurmak, bağımsızlığı kazanmak, aydınlık, başı dik, kendi üreten,ürettiğini eşit paylaşan bir Türkiye için örgütlü işçi sınıfına çok ihtiyaç var.

Bu örgütlülüğün en büyük gücü Türk-İş ise sanki bir engele takılmış, hareket edemiyor. Türkiye’de halk ayağa kalkarken Türk-İş’in reflekslerini yitirmiş hali hem çatısı altındaki sendikaları saldırılara açık hale getirdi, hem de sendikal örgütlülük, işçi hakları çok zarar gördü. Bu zarar çoğunlukla yapılan yasal değişikliklerle oldu. Bu yasal saldırılar karşısında Türk-İş yönetimi mücadele yerine yazılı açıklamalarla yetindi. Oysa yasal değişiklikler, kâğıt üzerinde gibi görünse de yaşamın kendisini değiştirir.Koskoca Türk-İş yazılı açıklamayla, kazanılmış hakları koruyacağını düşünemeyeceğine göre, hesap başka olmalı! Hükümetin yolundaki tüm engeller bir bir temizlendi. Türk-İş pasif bir çatı örgütü yapıldı.

Biz bu yapıyı değiştirecek işçi sınıfını uyarma ve harekete geçirme görevimizi yerine getiriyoruz. Türk-İş’in bu pasif, AKP hükümetinin arka bahçesi olmuş halini işçinin önüne koyuyor ve süregiden dedikoduyu sağlıklı bir tartışma ortamına çeviriyoruz. İşçi kendi Türk-İş’ini tarif etsin, onun için yapılması gerekenleri belirleyip hayata geçirsin diye yazıyoruz. AKP’nin dümen suyundaki Türk-İş yönetiminin hem ülkeye hem işçi sınıfına verdiği zararları tarih yazdı; Aydınlık sayfalarına taşıyarak görevini yapıyor. Türk-İş yönetiminin bundan rahatsız olmasından daha doğal ne olabilir ki?..İşbirliği halindeyken yaptıkları bir bir ortaya dökülmeye başlarsa kim paniklemez ki?..Onun için bize tekzip yolladılar. Metin “Şecaat arz ederken merd-i kıpti sirkatin söyler” sözünü aklımıza getirdi. Fazla söze ne hacet? Türk-İş yönetimine bir kere daha işimizi kolaylaştırdığı için teşekkür ederiz. Biz hiçbir şey yapılmadığını anlatmak için sayfalarca yazdık; onlar bir buçuk sayfalık sözde tekziple her şeyi kısaca anlattılar.

Esin TURHAN - 28 Haziran 2013 - Aydınlık

Özrü kabahatinden büyük!

Aydınlık’ın başlattığı “Türk-İş Nerede?” yazı dizisine Türk-İş yönetiminden yazılı açıklama geldi.Açıklamada, Başkanlar Kurulu’nun birkaç kere toplandığı belirtiliyor ancak sadece bir toplantıda karar alındığı ifade ediliyor.

Türk-İş Konfederasyonu, “Bir zamanlar Ankara’da TÜRK-İŞ vardı!

Konfederasyon felç edildi” başlıklı haberimize açıklama gönderdi. Gönderilen açıklama Aydınlık’ın haberini doğruladı.Zira Türk-İş Başkanlar kurulu iddia edildiği gibi çeşitli defalar toplanmamıştır.Sade bir kere 5 Haziran 2012 tarihinde toplanmış o toplantıda Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu ile Sendikal Güçbirliği Platformu’nu oluşturan sendikaların başkanları sert tatışma yaşamışlardı.Türk-İş’in açıklamasında bir tek bu toplantının ardından sonuç bildirisi yayınlandığı belirtiliyor. Av. Tuncel,AKP’nin emek karşıtı politikalarına Türk-İş’in neden sessiz kaldığına ilişkin ise bir yanıt vermiyor. Oysa haberimiz tamamen bu konu üzerine kuruldu.

Referandumda “Evet” baskısı yapılmamış!

Açıklamada, 8-11 Aralık 2011 tarihinde yapılan Türk-İş Genel Kurulu’ndan sonra üç kez Başkanlar Kurulu’nun toplandığı ifade ediliyor.Yönetim Kurulu’nun ise Genel Kurul’dan bu yana 29 kez toplandığı söyleniyor.12 Eylül 2010 tarihinde yapılan Anayasa Referandumu’nda Türk-İş’in kendi tabanına ‘evet’ ya da ‘hayır’ oyu kullanması yönünde bir sınırlama getirmediği,referandumda her bireyin kendi özgür iradesi ile doğru bulduğu biçimde oyunu kullanabileceği söylendiği belirtiliyor.Zaten hiçbir konfederasyonun kişilerin oylarını belirleme hakkı yok.Bu yönde yapılacak bir baskı ise yasalara göre suç.

Türk-İş unuttu!

“Türk-İş’in ısrarları sonucu kamuoyunda “kiralık işçilik” olarak bilinen ve “özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi veren” madde tasarıdan çıkarılmıştır” denilen açıklamada, Özel İstihdam Bürolarının 18 ay süre ile işçileri diğer işverenlere kiralayarak geçici iş ilişkisi kurmalarına izin verildiği, Türk-İş’in Cumhurbaşkanlığı makamından ilgili hükmün veto edilmesini istediği, söz konusu hükmün yeniden görüşülmek üzere TBMM’ne iade edildiği ifade ediliyor. Aynı hükmün Aralık 2009 tarihinde bir yasa teklifi ile yeniden gündeme alınmak istendiği, teklifin yine Türk-iş’in ve diğer işçi konfederasyonlarının girişimiyle engellendiği ileri sürülüyor.

Ancak AKP hükümeti bu uygulamalardan vazgeçtiğini açıklamadığı gibi taşeronluk uygulamasını yaygınlaştırma yönünde yasal düzenlemeler yaptı, esnek çalıştırmayı tüm çalışma hayatına yaydı. Ulusal İstihdam Stratejisi de AKP’nin hükümet programında yer alıyor.

Esin TURHAN - 28 Haziran 2013 - Aydınlık

Son Yazılar