korkut boratav1 225 

‘Halk direnişi sınıfsal başkaldırıdır’

Prof. Dr. Korkut Boratav son 25 gündür yaşanan halk direnişinin olgunlaşmış bir sınıfsal başkaldırı olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Korkut Boratav,Taksim Gezi Parkı ile başlayıp bütün ülkeye yayılan halk direnişini “Sendika.org” haber sitesine değerlendirdi. Halk direnişinin sınıfsal karakterini yorumlayan Boratav, bu eylemleri “orta sınıf isyanı görüntüsü” olarak görmenin yanlış olacağını bildirdi. Boratav eylemlere katılanlarla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

‘Orta sınıf’ nitelemesi anlamsız!

“Direnme eylemlerine katılan insanların önemli bir bölümü üniversite ve lise öğrencilerinden oluşuyor.Bunlar için ‘orta sınıf’ nitelemesi anlamsızdır. Sınıfsal kökenlerine (ebeveynin toplumsal profiline) ilişkin bir şey bilemiyorsak susalım. Ancak, öğrencilerin nesnel konumlarının en geniş anlamıyla potansiyel işçi sınıfına aidiyet olduğu söylenmelidir. Okulları, onları yakın bir gelecekte nitelikli (yani eğitimli ve beyaz yakalı) işgücü arzının öğeleri olmak üzere eğitmektedir. Dahası, kapitalizm onlara işsizlik vaat etmektedir. Bu nedenle ilk aşamada yedek emek ordusunun saflarına girecekler ve nesnel konumlarıyla en genel anlamda işçi sınıfının öğeleri olacaklardır... ‘Orta sınıflar’ bloğunun içine tıkıştırılan önemli bir katmandan daha söz etmemiz gerekiyor: Hekim, avukat, danışman, mimar, mühendis, mali müşavir gibi genellikle eğitim yoluyla edinilmiş becerilerini işverenlere değil, ‘müşterilere’ satarak geçimlerini sağlayan bağımsız profesyonel gruplar...Bu katman,nitelik, ideoloji,değer sistemleri ve hayat tarzları bakımından yukarıda belirlenen çerçevedeki (eğitimli, beyaz yakalı) işçi sınıfı ile benzerlikler taşımaktadır; ama üretim ilişkileri açısından sınıfsal farklar ağır basar.”

Olgunlaşmış sınıf tepkisi!

Eylemlerin kapkaççı burjuvaziyi ve onunla bütünleşen siyasi iktidarı hedef aldığını kaydeden Boratav şunları söyledi:

“Gezi direnmesinde sınıfsal bir karşı koyuş var mıdır? Eylemleri tetikleyen olaya,Taksim projesinin uygulanmaya başlamasına baktığımızda,kanımca, olgunlaşmış bir sınıfsal tepki vardır:Yüksek nitelikli,eğitimli işçiler, yarınki sınıf yoldaşları (öğrenciler) ile birlikte, profesyonellerin de katılımıyla, kapkaççı burjuvazinin ve onunla bütünleşmiş siyasi iktidarın devasa kentsel rantlara el koyma girişimine karşı çıkmaktadır. Bu, yağmacı kapitalizme karşı olgunlaşmış bir sınıfsal başkaldırıdır. Sınıfsaldır; zira, burjuvaziye ve onun devletine karşıdır;onlarla kader birliği değil,kader karşıtlığı içinde olan insanların ortak hareketidir.. Direnenler, bir anlamda, geçmiş kuşak halklarının bugüne devrettiği ortak varlıklarının burjuva mülkiyetine dönüşmesine karşı çıkıyorlar. Başbakana baktıklarında bu özelliği algılıyorlar ve bu nedenle tepki gösteriyorlar.Bu anlamda üst düzeyde,olgunlaşmış bir sınıfsal tepki söz konusudur.”

Sosyalistlerin çıkaracağı ders!

Temsili demokrasinin tuzaklarının algıladığını da ifade eden Boratav,“Her yer Taksim, her yer direniş” sloganının işçi sınıfının tarihsel özlemi olan sınırsız, dolaysız demokrasi çağrısı olduğunu bildirdi.Boratav, Sosyalist solun ve Kürt Hareketi’nin direnişten çıkarması gereken dersleri de şöyle sıraladı:

“Sosyalist solun Türkiye Cumhuriyeti,‘Cumhuriyet’in kazanımları’ olguları ve bunların sembolleri ile barışmayı öğrendiğini umut ediyorum.Kürt Hareketi’nin ise, Türk halkının eski bir özdeyişindeki (körle yatan, şaşı kalkar) bilgeliği algıladığını ummak isterim. İslamcı faşizm ile uzlaşarak demokrasiye,özgürlüğe kavuşmak mümkün değildir.”

Aydınlık - 26 Haziran 2013

Son Yazılar