akp israil kol kola225 

Yahudi lobisi Gezi Direnişi'nin neresinde?

Gezi Direnişi'nin arkasında ısrarla George Soros'u ve OTPOR'u arayanlar sonradan rotayı hızla "Yahudi lobisi"ne çevirdiler.

Daha bir hafta önce uluslararası komplodan, baronlardan, İngiltere'nin Ortadoğu planlarından dem vuranlar aniden "Gezi Olayları'nın ardında Yahudi parmağı" olduğunu söylemeye başladılar. Bu "bilinç sıçraması"nda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Gezi Direnişçileri hakkında ettiği "One minute dediklerimizi sevindiriyorlar" türü kelamların kuşkusuz payı var. Gazete sayfalarının ve televizyon kanallarının "Gezi Senaryosu'nun Yahudi lobisi tarafından yazıldığı" haberleriyle dolması bu yüzdendir. Yandaş basının durumdan hemen vazife çıkarttığı belli oluyor.

Kurgulanan senaryoyu kısaca özetleyelim. Şubat ayında Washington'daki Amerikan Girişimcilik Enstitüsü'nde (American Enterprice Institute) "Olası İstanbul İsyanı" adıyla bir senaryo tartışılmıştır. Amerikan Girişimcilik Enstitüsü Yahudi lobisinin kontrolündedir. Buradaki "olası isyan" aslında Gezi Olayları'dır. Michael Rubin'in moderatörlüğünü yaptığı toplantıya Donald Rumsfeld, Paul Wolfowitz, Richard Perle, Bernard Lewis, Elliot Abrams, John Bolton, William Kristol ve Douglas Feith gibi önde gelen NeoConlar katılmıştır. Bu durum Gezi Direnişi'ni ABD'deki Yahudi lobisinin yönettiğini kanıtlamaktadır. Rubin daha sonra yaptığı bir açıklamada "Türk Baharı" olarak adlandırdığı Gezi Olayları'nın, Türkiye'ye ve Başbakan Erdoğan'a özel bir önem veren ABD Başkanı Obama'yı zor duruma düşürdüğünü, Obama'nın Erdoğan'ı değil Gezi Parkı'nda direnen grupları desteklemesi gerektiğini söylemiştir. Yani ABD Erdoğan'ın, Yahudi lobisiyse Gezi Direnişçilerinin yanında saf tutmaktadır.

NEOCON'LAR VE AKP!

Gezi Direnişi'nde "Yahudi Parmağı" arayan komplo teorilerine değinmeden önce bir olgunun altını çizmek gerekiyor. ABD'de Yahudi lobisi gerçekten de çok güçlüdür ve Amerikan Girişimcilik Enstitüsü de bu lobinin ayaklarından biridir. Yandaş basın konuyla ilgili haberlerinde herkesin malumu olan bu durumu ifade etmekte ama nedense AKP'nin bu enstitüyle ve yönetimindeki NeoCon'larla ilişkilerine hiç değinmemektedir. O halde biz hatırlatalım. 2004 yılında Erdoğan, Richard Perle aracılığıyla söz konusu enstitüde bir konuşma yaparak "İlişkilerimizi, önümüzdeki dönemde iki tarafın da paylaştığı bölgesel ve küresel vizyonun hayata geçirilmesini kolaylaştıracak bir içerik ve anlayışla daha da geliştirmek arzusundayız" demişti. Erdoğan aynı tarihte Amerikan Yahudi Komitesi'nin (American Jewish Committee ) cesaret ödülünü almıştı. 2006 yılındaysa Cüneyd Zapsu şimdilerde "fesat merkezi" ilan edilen Amerikan Girişimcilik Enstitüsü'nde ünlü "Kullanın, deliğe süpürmeyin" lafını etmişti. Meraklısı Wikileaks belgelerine bakarak Paul Wolfowitz'in Irak işgalinden önce kimlerle "at pazarlığı" yaptığını görebilir. Her halükarda AKP'nin arayı iyi tutmak için bu kadar uğraştığı bir kuruluştan şimdi şikâyetçi olması ikiyüzlülüktür.

YAHUDİ LOBİSİ TEZİNİ KİMLER SAVUNUYOR!

Aslında bu ikiyüzlülük "Yahudi lobisi" konulu komplo teorilerinin Ortadoğu'da ve ülkemizde yaygın olmasının asıl nedenidir. Öncelikle siyaseten Yahudi lobisinin gücünü ve etkisini hesaba katmakla ABD'nin yaptıklarının sorumlusu olarak Yahudileri görmenin farklı şeyler olduğunu söylemek gerekiyor. Her şeyi yöneten bir lobi fikri yenilmez İsrail ve sütten çıkmış ak kaşık ABD tahayyülüyle bilinçleri bulandırmaktadır. Bu bulanıklık ABD ile yakınlaşmak için fırsat kollayan Arap gericiliğine zemin hazırlamaktadır. Bu türden hurafelerin kaynağının başta Suudi Arabistan olmak üzere bölgedeki emperyalizme bağımlı şeyhlikler ve devletçikler olması tesadüf değildir. Tıpkı söz konusu hurafelerin ülkemizdeki mümessilliğini AKP'ye yakın çevrelerin yapması gibi. Ortadoğu'daki ve ülkemizdeki gericilik emperyalizmle yakın işbirliğinin halk üzerinde yarattığı rahatsızlığı gidermek için ABD'deki Yahudi lobisini "her şeye kadir, mutlak bir güç" haline getirmiştir. Bu anlayışa göre ABD'nin yaptığı bütün kötülüklerin nedeni İsrail ve Yahudilerdir. Yahudi lobisi alt edildiğinde, ABD Arapların ve AKP'nin değerini anlayacak ve yeni bir dönem başlayacaktır. Görüldüğü gibi "Yahudi lobisi" teziyle gericilik hem ABD'yi temize çıkarmaya hem de onun kuyruğunun dibinden ayrılmamasını meşrulaştırmaya çalışmaktadır.

Kısacası Yahudi lobisi hakkındaki komplo teorileri ABD'ye teslimiyet ve emperyalizmle işbirliği anlamına gelmektedir. Geçerken belirtelim; Ortadoğu'daki gericilik ile ABD arasındaki ilişkilerin ne kadar sıcak ve uyumlu olduğunu anlamak için Wikileaks belgelerine bir göz atmak yeterlidir. Belgelerin açıklanmasıyla Arap ülkelerinin ve Türkiye'nin İran'a karşı ABD ile işbirliği yaptığı gerçeği açığa çıkmış; bu durum İsrail yönetiminin bile kıs kıs gülmesine neden olmuştu. İşin tuhaf tarafı İran'a karşı ABD ile işbirliği yapan ve el altından İsrail'i destekleyenlerin bu duruma yanıtı Wikileaks'in de Yahudiler tarafından sızdırıldığını iddia etmek olmuştu.

YAHUDİ LOBİSİ EMPERYALİZMİ YÖNETEBİLİR Mİ?

Merkezine "Yahudi lobisi"ni alan komplo teorilerine göre ABD emperyalizmi İsrail'i ve Yahudi lobisini değil, Yahudiler ABD emperyalizmini yönetmektedir. Açıkça belirtmek gerekiyor. Böylesine saçma bir iddiayı savunmak emperyalizmin ne demek olduğunu bilmemek veyahut emperyalizmin ne olduğunu gizlemeye çalışmak anlamına gelmektedir.

Tarihsel süreç de bu durumu kanıtlamaktadır. Örneğin İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Nazi savaş suçluları ABD emperyalizminin hizmetine alınırken ne Yahudi lobisinin sesi çıkmış ne de çıkan sesleri dikkate alan olmuştur. 70'li yıllarda ABD, İsrail'i antiemperyalist Arap milliyetçiliğine ve Sovyetler Birliği'nin Ortadoğu'da yükselen nüfuzuna karşı kullanabileceğini fark etmiştir. ABD'nin Yahudi Soykırımı'yla ilgilenmesi bile esas olarak bu tarihten sonradır. İran Devrimi ikinci bir dönüm noktası olmuş; Şah rejiminin düşmesiyle ABD İsrail'e daha da muhtaç hale gelmiştir. Günümüzde de İsrail'in yaptığı, Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde ABD'nin kendisine verdiği görevleri yerine getirmekten ibarettir. Yani belirleyici olan İsrail ya da Yahudi lobisi değil ABD emperyalizminin ihtiyaçlarıdır. Yahudi lobisinin kendi başına ABD'nin emperyalist emellerine aykırı bir siyaset gütmesi mümkün değildir.

GEZİ DİRENİŞİ ABD'NİN ÖNÜNÜ TIKADI!

Gezi Parkı'nda başlayan ve bütün yurda yayılan direnişin en önemli nedeni AKP'nin politikaları ve baskılarıdır. Bu politikalar içerisinde en önemli olanı ABD'nin Ortadoğu'da kurmaya çalıştığı yeni nizamdır. AKP bu yeni düzeni, yani Büyük Ortadoğu Projesi'ni gerçekleştirmek amacıyla Türkiye'deki milli devleti tasfiye etmek için var gücüyle çabalamaktadır. Bu durumun bir tepkiye neden olması kaçınılmazdır. Gezi Direnişi esnasında yurdun dört bir yanında kurulan barikatlarda Türk bayrağının dalgalanması işte tam da bu tepkinin sonucu gerçekleşmiştir. Gezi Direnişi Suriye'ye karşı girişilen saldırganlığı durdurmuş; bölge halklarına nefes aldırmıştır. Bu durumun Suriye'de "kırmızı çizgilerin geçildiğini söyleyen" ABD'yi telaşlandırması normaldir. Bu yüzden Beyaz Saray AKP'nin yanında yer almış, Büyükelçi Francis Ricciardone AKP Genel Merkezi'ni ziyaret ederek "Türk demokrasisine olan güvenlerini" bildirmek durumunda kalmıştır. ABD'nin, İsrail'in ve dolayısıyla "Yahudi lobisinin" Gezi Direnişi'nin karşısında olduğu bellidir. Büyük Ortadoğu Projesi'ne eşbaşkan olma heveslilerinin, Irak'ı işgal edenler için dua edenlerin, İran'a ve Suriye'ye karşı faaliyetleriyle Ortadoğu'da İsrail'in önünü açanların "Yahudi lobisi"nden şikâyetçi olmaları ise komik olmanın ötesine gidememektedir.

Haluk HEPKON - 22 Haziran 2013 - Odatv

****************************************************

dünya48 Not : Bu konu hakkında Sitemizin görüşünü yansıtan aşağıdaki yazıları okumanızı öneriyoruz.Tıklayın!

Direne Direne Kazanacağız!

Dünyaya süper güçlerin herşeyi sihirli bir değnekle değiştirdiği bakış açısıyla bakmak!

*** *** ***

Ayrıca bu konu hakkında Mehmet Ali Güller'in aşağıdaki yazısını okumanızı öneriyoruz.

Sam Amca’nın parmağı var mı?

*** *** ***

Ayrıca Ali ERALP'ın aşağıdaki  yazısını okumanızı öneriyoruz!

Arap Coğrafyasındaki İsyanlar, Emperyalizm ve Teslimiyetçilik…

Son Yazılar