diren turkiye biz kazanacagiz225 

5 çocuk daha lütfen!

Devrimin çocuklarını selamlayarak başlayalım.

Başbakan 3 çocuk istiyordu malumunuz. Bence yetmez! Yetmez ama evet!

5’er çocuk daha yapmalısınız. Bu çocukların sayısı artmalı. Devrim şehrin surlarını bu çocuklarla kuşatıyor...

Sosyal medyada, direnişçilerin tesettürlülere saldırdığı yönünde haberler vardı.

Güldük. Çünkü biz “devrimci Müslümanlar” korteji olarak yürüdük. İçimizde tesettürlü kardeşlerimiz vardı. Onlara büyük bir ilgi vardı. Alkış-kıyamet..

Her yol deneniyor. Malumunuz, Taksim’e Cami yaptırma vaadi, son silah.

Bu vaad yoluyla, İslamcı dinamikleri ve mukaddesatçı kitleleri kendi safında örgütlemeye çalışıyor Başbakan! Biz muktedirin camisinde namaza durmayız gözüm!

Yemezler!

*** *** ***
Taksim’de insanların sağı solu yakıp yıktığı iddia edildi. Yüzlerce fotoğraf ve video gösterdi ki, bu iş bizzat sivil polisler tarafından örgütlenmiş bir iş idi.

İnsanlar; ülkücü, İslamcı, Atatürkçü, Marksist-leninist, anarşist, eşcinsel ve hangi gruptan olursa olsun yan yana geldi.

Bu büyük bir devrim provasıdır.

*** *** ***
Birileri aldı eline kalemi, süslü villalarda klavye başında ahkam kesmeye başladı.

Neymiş? Bu eylemler turuncu devrim imiş!

Soros’cular sokaklardaymış. Doğru, sokağı tanımayan, Türkiye’nin ve meydanlardaki siyasetin gelenek ve dinamiklerini tanımayanlar böyle yorumlar yapabilirler.

Eyfel kulesinden Türkiye’yi okumanın doğal sonucu olarak, Tahrir ile Taksim’i bir tutan bir yaklaşım gözlüyoruz.

Türkiye’de ki devrimci dinamikler,anti-emperyalist dinamiklere sahiptir.

Keza, bu geleneklerin olduğu meydandan korkmam ben. Bir meydanda “gelenekler varsa” orada sıkıntı olmaz.

Bu “küçük burjuva elitizminin dışa vurumu olarak görülmelidir.”

Keza, Türkiye’de turuncu devrim olmaz.

*** *** ***

Bir diğer taraftan, meydanda yaşanan şey şudur; “emperyalizmin yıllardır birbiriyle savaştırdığı kitleler, bir araya gelmiştir.”

Ülkücü ve İslamcıların kıldığı namaza polis müdahale etmesin diye, marksist’lerin etten duvar oluşturduğu manzarayı göremeyen bazıları, meydandaki dinamikleri çekmeye çalışıyorlar.

Pek ala ülkücü bozkurt yaparken, diğerleri yumruk ve zafer işareti yaparken yan yana idiler.

İşte emperyalizmin kabusu bu olsa gerek ki, meydandan bu grupları çekme adına ciddi girişimler başlayıverdi. Siyasi parti liderleri “bizim orada işimiz yoktur” demeye başladı.

Halk, kimlerin; direnişi engellediğini, bir tür direniş kırıcılık yaptığını görmeli.

Bu geniş kitlenin bir araya gelmesine kim mani oluyorsa, o kişiden şüphelenmeli.

*** *** ***
Gezi parkında sabaha karşı mükemmel manzaralar vardı. Bütün Taksim, direnişçiler tarafından ablukaya alındı.Heryere barikatlar yapıldı. Kamu mallarına zarar verilmedi. Barikat yapılmasının tek nedeni, TOMA’ların zarar vermemesi için idi.

Geniş topluluklar “çöp temizliğine girdiler.” Meydanı çöpten arındırdılar. Son derece güzel görüntülere şahit olduk.

*** *** ***
Gezi parkının en büyük direniş gruplarından olan Çarşı grubu, polis tarafından ezildi. Çarşı’ya büyük saldırılar yapan polis,yüzlerce Çarşı mensubunu gözaltına aldı!

Gözaltına alınan tüm barışçıl direnişin mimarı olan arkadaşların serbest bırakılması için, savcılıkları göreve çağırıyorum.

Yargı bağımsızlığını hedef alan Başbakan’ın tahakkümünden korkmayan cesur savcıların da olabileceğini ümid ediyorum.

Bu işe el atın!

*** *** ***
Özetle, Türkiye’de bir şeyler değişiyor!

İzlemeyin, ortak olun..

Eren ERDEM - 03 Haziran 2013 - Aydınlık

Son Yazılar