saflari siklastirin cocuklar nazim hikmet225 

Anlayamadığı…

RTE’nin gazlı demokrasisi ektiğini biçiyor.

Istanbul’da Taksim’deki Gezi Parkı’nda sökülen ağaçları protesto eden bir avuç insanın geceli gündüzlü direnci büyüyerek anlam değiştirdi.

Yatağına sığmayan nehirler gibi bir iki gün içinde diğer kentlere aktı..

Gezi eylemleri RTE’nin gaddar, zorba, toplum olaylarında insanlığa aykırı bakışı, ülkeyi demokratik cumhuriyetten, Cumhuriyet-i Recebiyye’ye dönüştürmeye çalışması birden büyük toplumsal olaylara dönüştü

İstanbul’u İzmir izledi.

Bir elinde biber gazı, diğerinde cop, arkasında tazyikli su sıkan araçlarla polis, zorba RTE’ye karşı eylemleri başlatanlara saldırdı.

Gece Ankara. Saat 19.00 suları…

Birden binlerce insan Kavaklıdere’deki Kuğulu Park’ta toplandı.

Eylem büyüdü, büyüdü… Ana arter Tunalı Hilmi Caddesi’ni trafiğe kapattı.

Kuğlu Park’taki eylemi izleyen Gülsün Bilgehan (CHP Ankara Milletvekili) dün sabah izlenimlerini, o günlere değin onda görmediğim heyecanla ve sevinçli bir sesle anlattı.

Gözlemlerine göre eylemin kıvanç veren yanı, çoğunluğu 20-25 yaşlarında gençlerin oluşturması.

Atatürk’ün emaneti demokratik cumhuriyet demek ki sahipsiz değil ve gençler zorba, Hitler özentisi bir “Führer” ya da kadim Türklerin tanımıyla “Başbuğ” olmaya hevesli, kültürel kifayetsizliği kuşkusuz RTE’ye geçit vermemekte kararlı…
 
*** *** ***

O, şimdi bir kenara çekilmiş, eylemleri izliyor.

TV’lere çıkıp hırçın, kavgacı üslubuyla yapacağı konuşmalara malzeme olacak, eylemcilerin halkın gözüne batacak bir hata yapmasını bekliyor.

Saldırılarında kullanacağı ilk doneleri eline İstanbul’un RTE’ye sadık valisiyle emniyet müdürü verdi

Eylemler birkaç “bildikleri grupların ve politikacıların” eseriymiş!

Politikacılar kışkırttı demediler; bu iftirayı başbakanlarına bıraktılar.

Oysa bu politikacılara, partilere yönelik suçlama, iktidara musallat olan hastalığın her doğruya karşı çıkmayı marifet sayan kuyruklu yalanlarından biri.

Siyasi partilerin eseri değil bu eylemler.

Çığ gibi büyüyerek ülkeyi bir baştan öteki başa sarmasını ve devamını umut ederek beklediğimiz eylemler; kuşkusuz toplumsal bilinçlenmeyi açığa vuran ilk işaret.

*** *** ***
 
İktidar dört bir koldan suçlu arıyor.

Halkın tepkisini sindiremiyor.

Anlaşılan o ki Başbakanları eylemlere saldıracak olası konuşmalarında vali ile emniyet müdürünün; gelmiş geçmiş her iktidarın toplumsal eylemler karşısında aciz kaldığında kullandığı, çöp sepetinden çıkarıp önüne koyduğu bilgileri kullanacak!.

*** *** ***
 
Zorba iktidar, zorbalığını uygulayacak zorba bir polis örgütü yarattı.

Polisi ağır silahlarla donatmaya hazırlanıyor.

1990’larda Başbakan Tansu Çiller emniyet içinde bir örgüt, daha güçlü, tabii silahlarla donanmış ayrı bir birim kurmaya girişmiş; bu önerisi “Türkiye’nin tek bir ordusu var. İkinci bir ordu olamaz” diye Çankaya’dan dönmüştü.

RTE şimdi bir yasayla polisi ağır silahlarla, örnek de veriyorlar, havan toplarıyla donatmaya…

…polisten ikinci bir ordu kurmaya hazırlanıyor.

*** *** ***
 
Üzerinde önemle durulmasını gerektiren bir olaya tanık olduk…

Gazetelerdeki “askere tehdit” başlığı altında küçük gösterilen habere göre:

Polise takviye olarak gönderilen TOMA aracı Gümüşsuyu’ndaki askeri hastanenin önünde dönüş yapmak istedi. Hastane önündeki bariyerlerin indirilerek kendilerine geçiş verilmesini isteyen polislere askerler, yasak olduğunu, açamayacaklarını söyledi.

Bunun üzerine bir polis, “Bir dahaki sefere buraya gaz atacağız” dedi.

Polise tepki gösteren bir asker de “Sen buraya gaz at, bak biz de buradan ne atıyoruz görürsün” dedi.

Polise giderek önemli yetki ve olanaklar vermenin ne denli tehlikeler içerdiğine örnektir bu olay…

*** *** ***
 
RTE’nin anlamadığı, anlamak istemediği toplumsal hak ve ödevler; 1793 Fransız Devrim Anayasası Önsözü’nde yazılı:

“Hükümet halkın haklarını bastırdığında, ayaklanma, halk ve halkın her türlü kesimi için hakların en kutsalı ve ödevlerin en vazgeçilmezidir.”

Cüneyt ARCAYÜREK - 02 Haziran 2013 - Cumhuriyet

Son Yazılar