hedef milli hukumet225 

Sıhhiye'de 35 yıl önce!

Sıhhiye'nin Hitit Anıtı yine tarihi bir gün yaşadı. Yüzbinlerce yurttaş Cumhuriyetine sahip çıkmak için o anıtın önünde toplandı. 19 Mayıs 2013, Hitit Anıtı'nın gördüğü tarihi günlerden sonuncusuydu.

Anıt 1978 yılında açıldığı zaman, gözler bu eşsiz yapıtın yaratıcısını arıyordu. Kızanlar dahi olmuştu. Öyle ya, 1973 yılından itibaren Ankara kamuoyunun en önemli tartışmalarından biri bu heykeldi ve heykeltraş anıtın açılışında yoktu.

HİTİTLER TÜRK MÜ, MÜSLÜMAN MI?

Anıt tartışmalıydı. Çünkü dönemin "MC" iktidarlarının fanatik mensupları Hititleri konu alan bir anıta şiddetle karşı çıkıyorlardı. Şimdiki iktidarın ataları, anıtın "İslam dışı" bir medeniyete ait olmasından dolayı ortalığı velveleye veriyordu. Henüz İslam dini ortada olmamasına rağmen, Hititlerin müslüman olmamak gibi bir "kusuru" vardı.

2005 yılıydı, Mayıs ayı. Yine Sıhhiye'de bulunan İşçi Partisi Genel Merkezi'nden çıkıp Hitit Anıtı'nı soluma alarak Kızılay'a yürürken meydanda "Beyaz Buluşma" adıyla düzenlenen bir "türbana özgürlük" mitingine denk geldim. Kamuda türban takma "özgürlüğünü" savunan erkek konuşmacı parmağını anıta doğru sanki anıtı dövecekmiş gibi sallıyordu: "Türbanı yasaklayan Allahsızlar bu heykele iyi baksın. Hititler putperestti, bu yüzden yıkıldılar."

Heykele baktım sanki gülüyordu:

"Gerizekalı adam, Selçuklu ve Osmanlı neden yıkıldı" dedi heykel. Gülüyorduk karşılıklı. Anıt açılalı 35 yıl olmuştu ancak eşeklik baki kalmııştı. Üzülmedim, güldüm. İçine tükürülen, kafası kesilen heykellerle soydaştı Hitit anıtı, biraz daha büyüdü sanki alanda.

Dönemin MC hükümetinin bir diğer ortağı ise Hititlerin Türk olmamasından mütevellit anıtın kesinlikle inşa edilmemesini savunuyordu. Anlaşılan Hititlerin bir diğer talihsizliği 1071'den önce Anadolu'da bulunmuş olmalarıydı!

Dönemin Belediye Başkanı Vedat Dalokay heykelin yapımında ısrarcıydı. Valilik ise belediyenin çalışanlarını engellemek için her yolu deniyordu. Buna rağmen heykel 5 yıllık bir çabanın sonucunda nihayet açılabildi. Evet, Ankara'nın Melih Gökçek'siz güzel günleri de olmuştu.

Yine de Ankara'yı idare edenler bir türlü benimsemedi bu heykeli. Etrafı sıra sıra yollarla çevrildi.  Öyle ki yanına ulaşmanız için canınızı tehlikeye atmanız gerekiyor. Kimse yakınına uğrayamaz oldu. Dikkat ettiniz mi? Ankara'nın en özgün anıtı olmasına karşın bir Ankara'lının bile bu anıtla fotoğrafı yoktur!

HİTİTLER'DEN CUMHURİYET'E!

19 Mayıs 2013 günü Sıhhiye'de bulunan yüzbinlerin arasındaydım. Gözüm Hitit Anıtı'na takılınca 35 yıl önce koparılan gürültü aklıma geldi. Aradan 35 yıl geçti ama sanat ve heykel düşmanları hala olanca ilkellikleriyle devletin tepesindeler.

Anıt, barışı ve üretimi simgeliyordu. Anıt 19 Mayıs 2013'te barışı ve üretimi yani Cumhuriyeti isteyenler tarafından kuşatıldığında, 35 yıllık ömrünün en coşkulu gününü geçirmişti belki de. Her zaman gördüğümden daha heybetliydi. İnsan selinin, bayrakların, çığlıkların, marşların ortasında kendini bulmuştu adeta. Üzerine tırmanan insanlardan dolayı gülümser gibi de bir hali vardı. Belli ki onca yıllık tecritten dolayı insana susamıştı.

Heykeltraşın neden açılışa gelmediğine gelince.

Ertesi gün anıtın açılış haberini "heykeltraş gelmedi" diye veren gazetelerde başka bir haber daha vardı. "İzmit'te bir "vosvos" şarampole yuvarlandı, üzerinde kimlik olmayan bir şahıs hayatını kaybederek kimsesizler mezarlığına gömüldü."

Evet, üzerine kimliğini almayan kişi, anıtın yaratıcısı Türk heykelinin büyük ismi Prof. Dr. Nusret Suman'dı. Kendi anıtının açılışına giderken hayatını kaybetmişti...

Bu vesileyle, Sıhhiye Meydanı'nı yaptığı heykelle ölümsüz kılan ve güzelleştiren Prof. Dr. Nusret Suman'ı saygıyla anıyoruz.

*Not: Güneş Kursu aslında Hititlerden yüzlerce yıl önce Anadolu'da medeniyet kurmuş olan Hatti uygarlığına ait. Bununla birlikte Hitit söylemi yerleşik olduğu için bu yazıda da değitirilmemiştir.

Utku REYHAN - 20 Mayıs 2013 - Ulusal Kanal

Son Yazılar