serhan bolluk225 

Yanlışlarımız öğrenmek için!

Sendikal hareketin liderleri, akil adamlığa soyunan birkaçı dışında durumun farkındalar.

Ancak iş kamuoyu önünde gerçeği bütün çıplaklığıyla söylemeye gelince duralıyorlar.

“Biz de barıştan yanayız ama...” diye başlayan açıklamalar gırla gidiyor.

Önce teslim olunuyor, sonraki itiraz kırık dökük kalıyor.

*** *** ***
Doğru soru!

Aydınlık doğru soruya günlerdir işaret ediyor.

Bu 1 Mayıs’ı Türk bayrağıyla mı yoksa Apo posterleri altında mı kutlayacağız?

Sorunun yanıtı dün netleşti.

Emek bayramı ezici çoğunlukla İstiklal Marşı ve Türk bayrağıyla kutlandı.

İzmir Gündoğdu tipik örnek.

Geçmiş tartışmayı kenara bırakıyor, sonuca bakıyoruz: Miting İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı,Türk bayrakları kürsüden yapılan duyuruyla inadına daha yukarı kaldırıldı.

Sonraki sahne ise ibretlikti. Bayraklı işçi alayları alanı terk ederken diğer koldan Apo posterleri giriyordu.Meydan aynı meydan. Düzenleyici heyetin sorumluluğu var. “İstiklal Marşı’yla açtık ya” denilemez...

Yukardaki soruda berrak tavır almamanın bedeli en ağır İstanbul’da ödendi.

*** *** ***
Vatanla açılım arasında kalmak!

İstanbul’da düzenleyicilerin ortaya koyduğu tek amaç vardı.

“77 katliamının hesabını soracağız”.

Soralım da bugüne dair ne diyorsunuz?

2013 1 Mayısı’nın anlamı ne?

İş oraya gelince vatanla açılım arasında kalan sendikal önderlik, iktidarın serdiği mindere, Taksim tartışmasına oturuverdi.

Sonuç tuş!

İşçiyi bırakın alana çıkarmayı, evine gönderebilmek için bile polisten izin almak zorunda kaldılar...

Gelelim kazanan tarafa.

İl il o kadar çok örnek var ki. Aydınlık sayfalarında okuyacaksınız.

En tipik iki örnek Ankara Tandoğan ve İzmir Bornova.

İki meydanda da emek güçleri Cumhuriyetçi öncüyle buluştu.

Bayram gibi bayram kutlandı.

Miting bitiminde alandan ayrılanlar, yarın ne yapmaları gerektiğini biliyorlardı...

*** *** ***
Kritik 1 Mayıs!

Ve toplam.

Çok önemli bir Emek Bayramı geçirdik.

Tayyip Erdoğan son üç konuşmasını İşçi Partisi ve Milli Merkez’e ayırdı ya.

“İttifaktan kokmuyoruz” diyor.

İnsan neden durduk yerde “Korkmuyorum” desin ki?

Bize sorarsanız daha kötüsüne hazırlıklı olmalı.

Bu 1 Mayıs’ta çok önemli bir mayanın daha tuttuğu görüldü.

İkinci büyük birleşmenin temelleri atılmıştır.

Cumhuriyet ve emek güçleri hızla kaynaşmakta.

Sonuç ne mi olur?

Dilerseniz İşçi Partisi Genelbaşkan Vekili Hasan Basri Özbey’e kulak verelim.

Tandoğan mitingindeki konuşmasını “Milli Meclis, Milli Hükümet” diye bitiriyor!

Serhan BOLLUK - 02 Mayıs 2013 - Aydınlık

Son Yazılar