silivri_onu_mahseri_kalabalik1_225

Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini…Çık evinden artık çık!

Mecbursun kardeşim…

Sırça köşkünü ardında bırakıp, kalabalıklara karışacaksın, başka yolu yok!

İki-çekirdek keyfine ara verip, mücadelenin içine katılacaksın.

Çünkü [artık] başka çare yok; kalmadı.

Atını mahmuzlayan Üsküdar’ı geçti. Ankara’ya varıp, hukukun, demokrasinin, bağımsızlığın ve tüm ulusal değerlerin tozunu attı; gitti-gidiyor!..

Batan geminin mallarıdır özelleştirilen servetlerimiz, silkin artık.

Çünkü uyanıp, kendine gelmeye mecbursun.

Dar parti çıkarlarını, küçük olsun benim olsun hesaplarını, küçüklü büyüklü koltuk beklentilerini unut, ertele, terk et ve… Ne edersen et... Ve ver elini!

Bir süre için bırak kişisel gelecek beklentilerini…

Çünkü bu ülke bütünüyle battığı zaman o beklentilerine zaten ulaşamayacaksın…

Tabii, satılık değilsen.

Belki de kiralık… O’nu bilemeyiz.

Ama gerçek olan bir şey var; gerçek, somut, apaçık ve çıplak:

- Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini…

Görmüyor musun?

Anlamıyor musun?

Görüp de gözlerini kapamaya utanmıyor musun?

Uzun yıllar önce Namık Kemal şöyle sormuştu hatırla:

- Yok mudur kurtaracak baht-ı kara maderini?..

Ve Mustafa Kemal Paşa şöyle yanıt vermişti vatan şairine:

- Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini

Bulunur kurtaracak baht-ı karar maderini…

İşte ülke bu durumdadır.

Ve kendisini kurtaracak olan birliği, beraberliği, özveriyi ve vatanseverliği beklemektedir.

Hiç değilse bir süre için bencilliğinden sıyrıl, kişisel hesaplarının girdabından kurtar kendini ve sana bu vatanı armağan eden o yüce insanların yapıp ettiklerini düşün.

Kendilerini bu ülkenin geleceği için feda edebilen insani yapıya çevir gözlerini.

Ve terk et sırça-köşkünü, kalabalıklara katıl. Kalabalıklaş!..

Çünkü başka çare yok.

Bıçak kemiğin içinde dayanmış, içinde yol alıyor, gör bunu; hisset acısını, anla felaketini…

Ve… Birleş!

Büyü!

Omuzun öteki omuzlara değsin, genleşsin, güçlensin.

Aklın ve tecrübe birikimin ötekilerinkilerle birleşsin, çoğalsın, yaratsın.

Bencilliğin gözü kör olsun.

Tüm koltuklar çamura batsın, yansın, kül olsun.

Adam kayırıcılık, hizipçilik, hortumculuk, üçkâğıtçılık, dalaverecilik, sömürücülük ve benzeri tüm insanlık dışı tezgâhlar yerle bir olsun. Batsın!..

Ve… Sen, kardeşim, çık evinden artık.

Ört kapısını sırça-köşkünün, çık!..

Ülkenin beklediği işte bu çıkıştır, inan.

Bu çıkış ve o çıkışların el ele vererek, yürümesi…

Demokrasiye, bağımsızlığa, hukuk devletine, Cumhuriyet değerlerine ve Atatürk ilkelerine doğru yürümesi, koşması ve onları yakalayarak, yeniden inşa etmesi.

İşte budur ülkenin beklediği.

Hepsi bu kadar!

Faruk HAKSAL - 05 Nisan 2013

http://www.soruyusormak.com/
http://www.dnm-ler.com/

Son Yazılar