bopun-artistleri225

Diyarbakır Yıldız Oldu!

“Diyarbakır bu projede yıldız olabilir” demişti BOP Eş başkanı.

Oldu.

Diyarbakır meydanı yıldızlarla doldu.

PKK ve BDP bayrakları, ortası yıldızlı.

Başbakan gücenmiş, “Bayrağımız olmalıydı” diye sitem etti.

Adını bile söyleyemediği bayrağın yokluğuna gerçekten üzüldü mü ki?

Ondan emin değilim ama Lice’den elini kolunu ve silahını sallaya sallaya gelen PKK timinin çok üzüldüğünü söyleyebilirim.

Kuzey Irak’taki devir teslim gösterisinden sonra bol APO’lu, bol yıldızlı bu gösteri ilaç gibi geldi.

Polisimizin olgunluğu ve ortada yokluğu ise SİLİVRİ jandarmasına örnek olacak düzeydeydi.

*** *** ***
NE SÖYLENDİ?

Görüntüler ve söylenenler de güzel mesajlar içeriyordu.

Ben çok beğendim.

İyi ki de beğenmişim, yoksa Başbakan’ın zılgıtından payımı alacaktım.

Oradaki olaylara, sürece olumsuz yaklaşanların “terörden beslenenler “ olduğunu söyledi.

Ben ne narkotik kaçakçılığından, ne insan kaçakçılığından ne de haraçlardan pay almadığım için SÜRECİ çok olumlu buluyorum.

Olumsuz ne var ki?

Başbakanımızın planı ile çocuk katilinin istekleri örtüşüyorsa, koca devletin koskoca cumhurbaşkanı da “İYİ ŞEYLER OLUYOR, MEMNUNUM” diyorsa bize ne demek düşer?

RTE ile APO’nun anlaştığı ve Diyarbakır’dan yıldızlar altından canlı yayından duyduğumuz taleplere bakarsak;

– Silahlı mücadele ile hedefe varılmıştır. Yani TSK yenilmiştir. Artık siyasi müzakere aşamasına gelinmiştir.

– PKK’nın Türkiye’deki militanları silahlı olarak sınır ötesine çekilecektir.

– Ancak bu çekilme için TBMM gerekli koşulları sağlayacaktır.

– AKİL ADAMLAR KOMİSYONU ile tedbirler kararlaştırılacak, yasal güvence verilecek böylece PKK resmen savaşan taraf olarak tanınacak ve sınır ötesine geçişi TC Devletince kolaylaştırılacaktır.

– PKK bir süre sonra tekrar çatışma kararı alırsa TERÖR ÖRGÜTÜ olarak kabul etmek ve ettirmek hayal olacaktır.

– PKK saldırıda bulunmadığı sürece TSK’nın silah kullanması da LÜKS’tür. Başbakan lükse karşıdır. (Çok alçak gönüllü bir yaşamı vardır da)

– Türkiye artık eski Türkiye olmayacaktır. 1923′ten beri yaşanan ilkellikler ve bu kapsamda Ulus devlet sona erecektir.

– Misak-ı Milli sınırları ve Mezopotamya içindeki ezilen, parçalanmış halklar birleşecektir. Yani üç ülkedeki Kürtler bir araya gelerek ve Musul-Kerkük’ü de alarak büyük bir Türk-Kürt federasyonu kurulacaktır.( Burası ağıza çalınan bir parmak bal oluyor)

– Kürtler Ortadoğu’nun iki büyük stratejik gücünden biridir.(Sağ olsun birini de bize bırakmış) Büyük bir devlet olma gücüne sahiptir.

– Kendi öz kültürünü yaşatacaktır. (Ana dilde eğitim, yerel özerklik)

*** *** ***
Şimdi şu isteklerde ne var “HAYIR” diyecek.

Karşılığında da RTE’nin islami başkanlık rejimi varsa. Ver gitsin.

Sıkıysa biri hayır desin bakalım.

50 bin kişiyle halk ayaklanması, Suriye, Irak ve İran’daki militanlarla ortalığı kan gölüne çevirme tehdidi DEMOKLES’İN KILICI.

*** *** ***
ANA MUHALEFET!

Biz korkumuzdan bir şey diyemiyoruz da meclisteki ana muhalefet nerede?

Kılıçdaroğlu alışmış Başbakan’ın konuşmasından sonra konuşmaya, susuyor.

Partiyi de susturuyor.

İyi de bu ulusal beka sorununda sizin fikriniz yok mu sayın genel başkan?

Bu konuda konuşmayacaksanız ne zaman konuşacaksınız?

Atı alan Üsküdar’ı geçecek sonra arkadan savur dur, neye yarar?

Bölücü – gerici kol kola girmiş, din söyleminde bile buluşmuşlar, ülkeyi bölmeye rejimi değiştirmeye karar vermişler, ana muhalefet hala sus-pus.

İlla RTE konuşacak, Kılıçdaroğlu ona bir şeyler söyleyecek.

O uyanık da konuşmuyor işte.

Hiç konuşmazsa CHP Genel Başkanı da hiç konuşmayacak.

Ne güzel, ne yüce bir siyaset ve muhalefet anlayışı.

Ancak bizim ileri demokraside görülür böylesi de.

Hele bekleyelim bakalım.

Olmazsa duaya çıkarız, adak adarız; RTE konuşsun da CHP’nin düşüncesini öğrenelim diye.

Naci BEŞTEPE - 22 Mart 2013 - İlk Kurşun

Son Yazılar