emin_gurses225

Chavez’in Bolivarcılığı ve Kemalizm!

Bolivar, Latin Amerika'nın kurtuluşçu liderliğinin sembollerinden biridir.

Bolivar Temmuz 1783'te Karakas'ta doğdu. Ailesi yerel bir aristokrat.


Simon Bolivar'ın Angostura Kongresi'ndeki (Venezüella'da)  15 Şubat 1819 tarihli konuşmasında, kurumların istikrarı sağlayacak şekilde oluşturulmasını, barış ve adaletin hakim olabilmesi için istikrarın önemini vurgulamaktaydı. İlerici-otoriter bir kurtuluş hareketi olarak nitelendirilmekteydi.

Bolivar için "Milli kurtuluşa liderlik eden ilerici-otoriter" bir tanımlama da yapılmaktadır.

Bolivar öncülüğündeki halk, 1819-1824 arası savaş sonrası İspanyolları bölgeden kovmuştu.

Marx,  1858'de Engels'e yazdığı bir mektubunda Bolivar'ı bir çeşit "Napolyoncu diktatör" olarak tanımlıyor.

O dönem The Communist dergisinin editörü, Marx'ın dönemin koşullarını dikkate almadığını ve Bolivar ve hareketi hakkında yeterli enformasyona sahip olmadığını ifade etmiştir.

Chavez,  1999'da ülkenin adını "Venezuela Bolivarcı Cumhuriyeti" olarak değiştirdi. Yoksullar için ekonomik reformlarla işe başladı.

Nisan 2002'de Hugo Chavez'in görevinden bir askeri darbeyle uzaklaştırılmasından iki gün sonra Venezuela halkının büyük çoğunluğunun destek gösterileriyle göreve dönmesinin sağlanması Latin Amerika tarihinde yeni bir geleneğin ilk adımı oldu.

Chavez deneyimi emperyal merkezlerin milli politika izleyen yönetimleri 'tasfiye politikalarının tasfiyesi'nin mümkün olduğunu göstermiştir.

Venezuela İşçi Konfederasyonu (CTV) yönetim kadrosundan bazıları ve işadamlarının kuruluşu olan Fedecamaras'ın ülke çapında grevleri teşvik ederek Chavez'i devirme konusundaki işbirliği işe yaramamıştı.

Chavez'in bölgesel serbest ticaret bloku kurma ve Latin Amerika ülkelerinin petrol faaliyetlerini ortak bir çalışmayla yürütme çabaları ABD'nin ekonomik hegemonyasına engel oluşturabilecek bir girişimdir.

Washington, Chavez'in bölgesel etkisine karşı teyakkuzdadır.

Chavez, gençliğindeki Bolivarcılık diye adlandırılan sol-milliyetçi, anti-emperyalist faaliyetlerini ileriye taşımıştır.

Kemalist devrimler üzerine düşünenler, yazanlar bu sürece bakmalıdır.

Mahir Çayan'ın "Kesintisiz Devrim" yazısında belirttiği "Kemalizm, emperyalizmin işgali altındaki bir ülkenin devrimci-milliyetçilerinin bir kurtuluş bayrağıdır, Kemalizm sol'dur... devrimci-milliyetçilerin emperyalizme karşı aldıkları radikal politik bir tutumdur" tespitine benzer açıklamalar Bolivarcı gelenekte de sürekli vurgulanmıştır.


Ne diyordu Lenin :

"Mustafa Kemal istilacılara karşı bir kurtuluş savaşı yapıyor. Emperyalistlerin gururunu kıracağına inanıyorum".

Bolivarcı gelenek, Kemalist gelenek tarihsel süreçleri içerisinde ele alınmalı.

Bugüne kadar yaşanan tarihsel süreçlerden ise ders çıkarılmalı.

Emin GÜRSES - 09 Mart 2013 -Aydınlık

Son Yazılar