Anayasa işçinin suratında patladı

“Tam 78 gün Ankara'nın soğuğunda beton üzerinde yattılar.

Tek bir yere, tek bir kişiye zarar vermediler.

Hak aradıkları için dayak yediler. Ama yılmadılar...

Bu bir hak, emek, hukuk, inanç mücadelesiydi. Vakur ama kararlıydılar...

Başbakan onlara mart başına kadar süre tanıdı. O tarihte barındıkları çadırları kendi elleriyle söktüler.

Ankara halkına ve Sakarya esnafına minnetlerini sundular. Sakarya'nın sokaklarını geldikleri günden temiz bırakıp memleketlerine döndüler.

Önceki gün tek bir günlüğüne Ankara'da buluşacaklardı.

Kamuoyuna kısa bir bildiri okuyacaklardı. Hepsi bu...

Ama Tekel işçisinin gölgesi onları ürküttü.

Ankara'ya sokulmadılar. Girmesine izin verilen küçük grup da Sakarya'da sopalandı ve gazlandı...

Bu hükümet aylardır ne anlatıyor?

'Ülkede demokrasi yok... Demokrasi getireceğiz...'

Demokrasi nedir?

Emek nedir?

Hak nedir?

Hukuk nedir?

İnsan hakları nedir?

Bu kavramları kağıt parçalarına yazmakla olmuyor bu işler.

Mevcut anayasamıza bakarsak 'Türkiye'de demokrasi yoktur' mu yazıyor?

'Türkiye sosyal bir hukuk devleti değildir' mi yazıyor?

Veya yasalarımızda 'Türkiye'de mağduriyetini anlatmak isteyen insanlar bir araya toplandığında dövülür' mü yazıyor?

Neymiş demokratikleşme paketiymiş... Artık acı acı gülüyorum...

Ve inanın dün Ankara'daki görüntülere bakınca da bu ülkede yaşamaktan utanıyorum.

Neymiş efendim, 'Orada toplanan işçi değildi...'

Ankara halkı Tekel işçisine destek veremez mi? Ankara'da okuyan öğrenciler gelip slogan atamaz mı? Slogan atmak suç mu? Avazı çıktığı kadar bağırmak?

İşçileri hukuka aykırı şekilde kapı önüne koymanızı eleştiremez mi insanlar?

Bir araya gelip uygulamalarınızı eleştiremez mi?

Basın mensupları yapılan eleştirileri kamuoyuna duyurmak için görüntü alamaz mı?

Dün bu ülkenin başkentinde anayasa keyfi olarak askıya alındı.

Dün, Ankara'da mevcut anayasanın:

23. maddesi (seyahat özgürlüğü)
25. maddesi (düşünce ve kanaat hürriyeti)
26. maddesi (düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti)
28. maddesi (basın hürdür, sansür edilemez)
34. maddesi (toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı) açıkça rafa kaldırıldı.

Şimdi kalkıp bize 'Bu anayasa bize dar... Demokratikleşme paketi' diyorsunuz...

Dün fiilen yaşanan şuydu:

Bir cuntanın yazdırdığı ve artık bize dar gelen bir anayasa metninde olan haklar iktidar tarafından sırf işine öyle geldi diye açıkça çiğnendi.
Bu ülke bir polis devleti haline getirilmiştir.

Yaşanan faşizmdir.”

Serdar AKİNAN - 03.04.2010 - Akşam

Son Yazılar