1 aylık müsteşar Anayasa Mahkemesi'ne atandı

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal partisinin grup toplantısında konuştu.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AKP'nin Anayasa paketiyle Anayasa Mahkemesi'ni yandaş hale getirmek istediğini söyledi. İnce ayarlamalar yapıldığını söyleyen Baykal, "Bunun altında hangi hinoğluhinliğin yattığını bilmeyecek miyiz?" dedi. Baykal, paketle yüksek mahkemeye atadığı üye sayısı artırılan Cumhurbaşkanı için de, "İyi muhabbet ettiğim biri ama AKP zihniyetinde atama yapıyor" eleştirisinde bulundu.

Partisinin Meclis grubunda konuşan Baykal, AKP'nin 26 maddelik Anayasa paketinin özünün 3 madde olduğunu, gerisinin garnitür olduğunu söyledi.

"Göstermelik" maddeler konusunda işbirliği yapabileceklerini söyleyen Baykal, "Ama mesele üç temel maddedir. Anayasa Mahkemesi'nin yapısı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yapısı ve Anayasayı ihlal eden, milli birliği bütünlüğü ihlal eden, teröre başvuracak, Anayasanın özünü tahrip edecek siyasi partilerin bu tahribatlarına, bu Anayasa ihlallerine devam etmelerine imkan verecek bir düzenlemenin Anayasamıza yerleştirilmesi. Hesaplar budur" dedi.

AK Partililere çağrı

"Mümkünse AKP yönetimi bu yanlışa dur demelidir" diyen Baykal, "Eğer yönetim, yanlışa dur demezse AKP milletvekili dur demelidir. Onların içinde sağduyulu, vatansever, ülkeyi çalkantılara, acılara sürüklemeyecek duyarlılıktaki insanlar bu teşebbüse alet olmamalıdır" diye konuştu.

"23 soruya tek yanıt"

Düzenlemenin bütünüyle halkoyuna sunulmasının öngörüldüğünü anımsatan Baykal, birbiriyle alakası olmayan 23 soru sorulduğunu, bir tek cevap hakkı verildiğini ifade etti.

Venedik Kriterleri'nin ayrı konuların ayrı ayrı halkoyuna sunulmasını öngördüğünü anımsatan Baykal, "İşine geldiği zaman Venedik, işine geldiği zaman İstanbul, işine geldiği zaman Ankara... Bunlar samimiyetsizlik" dedi.

"Sıradan bir değişiklik değil"

Baykal, yapılmak istenen değişikliklerin sıradan, alışılmış değişikliklerden çok farklı olduğunu vurguladı.

AKP'nin Anayasa Mahkemesi'ni yandaş mahkeme haline getirmeye çalıştığını savunan Baykal, "Kuşatma ne? yargı ele geçiriliyor" dedi.

"Hinoğluhinlik"

Baykal, Anayasa Mahkemesi'ne Meclis'in 3 üye seçtiğini hatırlatarak, "Meclis seçiyor diyorsam, lafın gelişi, Meclis içindeki çoğunluk seçiyor. Cumhurbaşkanı, Yargıtay'dan 3 kişiyi gönderecek. Yargıtay o 3 kişiyi, Meclis'teki gibi seçmeyecek. Meclis'in seçme tarzı farklı, Yargıtay'ın farklı. Niye acaba? Yargıtay'ın seçeceği üyeler, çoğunluğun seçtiği üyeler olmak durumunda değil, Cumhurbaşkanı azınlığın adaylarını da seçebilecek. Orada onun tertibatı yapılmış. Bunların hepsi ince ince ayarlamalar değil mi? Bunlara, altında iyiniyet, demokrasi anlayışı var diye inanmak, temiz bir zihniyetin, idealist bir anlayışın, vatanseverliğin gereğidir deyip, öyle mi bakacağız, işin gerçeğini görmeyecek miyiz, bunun altında hangi hinoğluhinliğin yattığını bilmeyecek miyiz?" dedi.

Gül'ün dün yaptığı atamaya dikkat çekti

Baykal, Anayasa Mahkemesi'nde raportör olan bir kişinin, 26 Şubat'ta Denizcilik Müsteşar Yardımcılığı'na getirildiğini, 31 gün bu görevde çalıştıktan sonra Cumhurbaşkanı tarafından dün Anayasa Mahkemesi yedek üyeliğine atandığını söyledi.

Baykal, "Anayasa Mahkemesi'ne üye seçecek Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu atamasına 'Cumhurbaşkanı seçecek, ne olur, seçiversin' diyenlerin dikkatine sunuyorum. Anayasa değişikliği gerçekleşirse, bu kişi otomatik olarak Anayasa Mahkemesi üyesidir" diye konuştu.

Baykal, Almanya'daki Anayasa Mahkemesi'nin bütün üyelerinin hukukçu olduğunu belirterek, "Bu Anayasa Mahkemesi'nin 19 üyesinin 19'u da AKP zihniyetinde insanlardan oluşabilir dersek, yanlış bir şey mi söylemiş oluruz?" diye konuştu.

"Gül iyi muhabbet ettiğim biri ama..."

Baykal, "Sayın Cumhurbaşkanı'nın şu ana kadarki bütün seçme kararlarına bakarak -Sayın Cumhurbaşkanı hakkında bunları söylerken üzülüyorum- çünkü bir Cumhurbaşkanı hakkında konuşmak hoşuma gitmiyor, üstelik tanıdığım, insani ilişkilerim olan, bir araya geldiğimizde gayet iyi muhabbet ettiğim bir insan hakkında bunu söylemek beni tedirgin ediyor, rahatsız ediyor ama bir gerçek. Bunu söylemeyecek miyim, anamuhalefet partisinin işi bu değil mi, bunu anlatmamız gerekmiyor mu? Sayın Cumhurbaşkanının, bugüne kadar yaptığı YÖK'e atamalarına bakın. YÖK Başkanı'nı atadı. 19 üyeyi nasıl seçecek, Yargıtaydan, Danıştaydan, YÖK'ten olması... Zaten oraları belirli biçimde şekillendirmeye çalışıyorsunuz. AKP yandaşı olmasına engel mi? Bunu öyle oluşturmayacak mısınız? Bu, AKP'nin Anayasa Mahkemesini, kendisine yandaş mahkeme haline getirme girişimidir" dedi.

"Aklımızı peynir ekmekle mi yedik" diyen Baykal, "Birileri, bunu söylemek işine gelmediği için görmemezlikten geliyor. Birilerinin gözlerini, TRT'nin sağladığı geniş mali olanaklar perdeliyor, onlar göremiyor. Yandaş medyanın işi zaten görmemek, yandaş yazarların derdi gerçekleri saklamak" diye konuştu.

Baykal, "Yarının Yüce Divan'ı hazırlanıyor, dersem yanlış bir şey mi söylemiş olurum. Beni yargılayacak mahkemeyi oluşturayım telaşıdır bu. Çok açık. İşin gerçeği budur. Millet de bunu görüyor" dedi.

"Baykal demişti dersiniz..."

Kürt, Ermeni açılımlarına ne olduğunun görüldüğünü, "Kürt açılımı" etrafında kıyamet koparıldığını, Hollywood ve Yeşilçam'dan yardım istendiğini, oluk oluk para akıtıldığını ifade eden Baykal, "İlk gelişlerine baksaydınız 'vay be silindir gibi ezip geçeceklerdi.' Ne oldu? Ağızlarına almaya cesaret edemiyorlar, unutturmaya çalışıyorlar. İşi getirdiler parayla davet ettikleri Romanlarla eğlence, şenlik, panayır havasına dayattılar" diye konuştu.

"Ermeni açılımında neredeyiz?" diye soran Baykal, ABD'deki karardan sonra Başbakan'ın havalara girip, esip gürlediğini, büyükelçiyi geri çektiğini, ABD ziyaretini iptal ettiğini ifade etti. Baykal, "Sayın Başbakan'ın, ABD ziyaretine yanında büyükelçiyi de alıp gitmesi durumu ortaya çıkarsa sakın şaşırmayın. Deniz Baykal demişti dersiniz. Bu da bir fiyaskodur" dedi.

"Gerçek gündem..."

Hasat mevsimi yaklaşırken çiftçinin büyük sıkıntı içinde olduğunu, yıllardır izlenen yanlış politikalar nedeniyle "borca battığını" savunan Baykal, iktidarın ise bu sorunlara duyarsız kaldığını ve bambaşka konularla meşgul olduğunu söyledi.

Tarımda elektrik kullanım ücretinin son derece yüksek olduğunu, bir çok çiftçinin bu ücretleri ödeyemediği için elektriğinin kesildiğini anlatan Baykal, iktidarın bu soruna derhal çözüm bulmasını istedi.

Temerrüt faizinin yüksekliğine de dikkati çeken Baykal, borçlarını ödeyemeyen ve yüksek faiz nedeniyle sıkıntıya giren çiftçilerin durumlarından örnekler verdi.

***********
İşte Baykal'ın bahsettiği üye

CHP Lideri Deniz Baykal'ın partisinin grup toplantısında bahsettiği "Bir aylık müsteşar Anayasa Mahkemesi'ne atandı" dediği müsteşarın Dr. Alparslan Altan olduğu ortaya çıktı.

Arslan Anayasa Mahkemesi raportörüyken, 26 Şubat 2010'da Resmi Gazete'de yayınlanan kararla önce Denizcilik Müsteşarlığı'na, 30 Mart'ta da Anayasa Mahkemesi'ne yedek üye olarak atandı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Anayasa Mahkemesi’nde emekliye ayrılan yedek üye Mustafa Yıldırım’ın yerine Dr. Alparslan Altan’ı atadı. Altan, Anayasa Mahkemesi raportörü olarak DTP hakında açılan davada, kapatılması yönünde görüş bildirmişti.

Alparslan Altan AKP’yle ilgili kapatma davasının ardından 26 Şubat’ta yayımlanan atama kararı ile Denizcilik Müsteşarlığı’nda boş bulunan Müsteşar Yardımcılığı’na getirilmişti. AKP hakkındaki davada raportör olarak görevlendirilen ve kapatma aleyhinde rapor hazırlayan Osman Can’a yakın bir isim olduğu öne sürülen Altan’ın, resmen olmasa bile fiilen Can’a yardım ettiği belirtildi. Anayasa Mahkemesi’nin AKP hakkındaki davayla ilgili karar gününü açıklayan isim olan Altan, gazetecilerin, “Bu açıklamayı neden siz yapıyorsunuz?” sorusuna, “Genel Sekreter vekili olduğum için” cevabını vermişti.

Anayasa Mahkemesi Raportörü Alparslan Altan, DTP ile ilgili kapatma kararında da, gerekçeli kararı hazırlayan üç kişilik komisyonun başkanlığını yaptı.

30.03.2010 - Gazete Vatan

http://haber.gazetevatan.com/

Son Yazılar