ali_hamaney11_225

Merk Ber Emrika!*

İslam Devrimi'nin 34. yıldönümünde milyonlarca İranlı Amerika'ya meydan okudu. Başkent Tahran'ın Azadi (Özgürlük) Meydanında yapılan kutlamalara milyonlarca İranlı katıldı.

ABD'nin ambargosu ve İsrail'in saldırı tehditi altındaki İran'da uçsuz bucaksız coşkulu kalabalık tepkisini sık sık "kahrolsun Amerikan" ve "kahrolsun İsrail" sloganları atarak dile getirdi. ABD'nin müzakere çağrısına yanıt veren İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad 'İran halkına silah doğrultmaktan vazgeçerseniz müzakereleri başlatırım' dedi.

DİNİ TÖREN DEĞİL, MİLLİ BAYRAM!


Kutlamalar için davet edildiğimiz başkent Tahran'dayız. Azadi Meydanı'nda gerçekleşen devasa kutlama görülmeye değer. Sabahın erken saatlerinde caddeler dolmuştu bile. Azadi Meydanı'na çıkan dokuz ana caddede kilometrelerce insan seli oluştu. Öncelikle şunu belirtmekte yarar var, kutlamalar dini tören değil. Milli bayram havasında gerçekleşiyor. Milyonlarca İranlıyı coşkulu şekilde sokağa çıkaran şey sadece 34.yıl kutlaması değil elbette. Ellerde taşınan pankartlara ve atılan sloganlara da bakıldığında bu durum net bir sekilde görülüyor. İranlılar tehdit altındaki vatanlarına sahip çıkmak için alanlara çıkıyor.

ULUSAL BİRLİK VURGUSU!

Dini liderlere sahip çıkan pankartlar da taşındı elbette. Farsi, Azeri, Yezidi, Kürt... Hangi etnik kökenden ve mezhepten olursa olsun İranlılar saldırılara karşı sonuna kadar direneceklerini haykırdılar. İngilizce, İspanyolca, Fransızca taşınan "Sonuna Kadar Direneceğiz" pankartı bu kararlılığı ifade ediyordu. Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın konuşması da aynı kararlılığı yansıtıyor. İran Cumhurbaşkanı'nın "ulusal birliğimizi koruyacağız. Biz ulusal birliğimizi korudukça düşmanların planları boşa çıkacaktır" sözleri İran'ın hangi siyasetlerle direndiğini gösteriyor.

KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE DURMANIN ÖZGÜVENİ!

Caddeleri dolduran milyonların yüzünden müthiş bir özgüven okunuyor. Şerden hayır çıkarmışlar. Ambargoya karşı milli savunmayı ve milli sanayiyi geliştirmişler. "Yıllardır abluka altında olmak, bize kendi ayaklarımız üzerinde durmasını öğretti" diyen Ahmedinejad bu özgüvenin kaynağını açıklıyor. Yürüyüş güzergahı boyunca İran'ın milli ucağı 'QAHİR 313'ün reklamları ve altındaki "bu uçak, İran ulusal gayretinin ürünüdür" sloganı göze çarpıyor.

ELLERDEKİ BİLİMADAMI POSTERLERİ!

İran'lılar bilimsel ve teknolojik gelişmeyi çok önemsiyor. Nükleer çalısmalar sırasında suikaste uğrayan bilimadamlarının posterleri neredeyse dini liderlerinki kadar yaygın şekilde taşınıyor. Çeşit çeşit posterler kadınların, çocukların ellerinde dalgalanıyor. Öldürülen nükleer fizikçiler "milli şehitler" olarak yüreklere kazınmış. Fizikçilerin öldürülmesinden sonra büyük üniversitelerde ilgili bölümler açılarak geleceğin nükleer fizikçilerinin yetiştirilmesi için düğmeye basılmış. Ahmedinejad da konuşmasında nükleer çalışmalara ve bilimsel gelişmeye özel yer ayırdı.

''SİLAH DOĞRULTMAKTAN VAZGEÇİN!"


Müzakerenin karşılıklı saygı ve adalet esasına göre olursa bir anlam ifade edeceğini belirten Ahmedinejad, ABD'ye ''Silahınızı İran halkına doğrultmaktan vazgeçin" çağrısı yaptı. Silahlı tehditten vaz geçilirse müzakerelerin başlayabileceğini belirten Ahmedinejad, ''İran'ın nükleer güç olması engellenmek isteniyor. Ama bugün artık nükleer bir gücüz'' diye konuştu. Yakında 36 bin kilometre irtifada uzaya yeni bir uydu göndereceklerini duyurarak dosta düşmana mesaj verdi.

YÜKSELEN AVRASYA!


İran halkının yüzünden okunan özgüvenin içi boş değil. Yıllardır ambargolara karşı 'ekonomide, savunmada ve sanayide izlenen milli politikaların' yarattığı bir özgüven var. İçeride milli politikalarla beraber dışarıda da onun tamamlayanı olarak İran yüzünü Avrasya'ya dönmüş durumda. Geçtiğimiz günlerde İstanbul'a gelen İran Dışişleri sözcüsü Mihmanperest'in 'batı çöküşe gidiyor, Avrasya ise sürekli gelişiyor' sözü burada kanıtlanmış gibi.

Türkiye de çöküşün değil gelişen uygarlığında safında yerini alacaktır. Parçalanmamalı, ayaklar altında kalmamak için bu seçim yapılacaktır. Tabii ki göstermelik 'Şangay 5'lisi' çıkışlarıyla değil, gerçek tam bağımsızlıkçı politikalarla olacak bu.

*KAHROLSUN AMERİKA!

Adnan TÜRKKAN - 11 Şubat 2013 - Ulusal Kanal

http://www.ulusalkanal.com.tr/

Son Yazılar