fransa_mali_verilen_destek225

Taşeron Savaşlar Dönemi…

Fransa başta olmak üzere Batı, Mali’ye büyük bir Haçlı seferi düzenlemenin vahşetini  kabul ettirmeye ve saldırı El Kaide terörüne karşı yapılıyor havası yaratılarak dünya uyutulmaya çalışılıyor.

Oysa El Kaide’yi, Libya, Suriye’de halka karşı kendı çıkarları için kullanan yine onlar. Ülkenin kuzeyini bombalamaya başladılar ve kara harekâtına yöneldiler. Fransa, eski sömürgelerine uyguladığı bu yıkım programını yürürlüğe soktu.

Fransa’ya ABD, Almanya, Kanada, Belçika, İngiltere ve Afrika Birliği destek vereceğini bildirerek arka çıktılar. Ancak Batı desteği lojistik yardımdan ileri gitmiyor. ABD, perde gerisinde kalarak, insansız uçak yardımı, İngiltere lojistik destek verecek. Diğerleri de aynı yolu seçmişler; Afrika bataklığına gömülmenin çıkmaz sokak olduğunu anlamışlar. Mali’yle son zamanlar da Çin, Rusya, Brezilya, Hindistan ve Latin Amerika ülkeleri ticari ilişkilerde bulunmakta ve Afrika’nın kalkınmasına katkı koymayı proglamlıyorlardı. ABD, hem Çin’i kuşatmayı ve hem de Afrika’daki egemenliğini kaybetmek istemiyor. Bu nedenle, emperyalizmle bütünleşmiş yönetimlerin kendisini hiç bir şekilde terk etmesine katlanamıyor.

Afrika’daki varlığını güçlendirmek amacıyla Mali halkına karşı acımasız çok kanlı bir müdahalede bulundu ve Kona, Douentza, Nambala, Lere ve Gao kentlerini bombalayarak ilk etapta 150’nin üzerinde sivilin ölümüne sebep oldu. Fransa, yine işbirlikçi Afrika ülkeleri Nijerya, Senegal, Nijer, Burkine Faso, Benin ve Togo gibi ülkelerden toplam 3 bine yakın asker desteği aldı. Saldı rıda Kaddafi yanlısı Tuaregler ağır kayıp vererek geri çekilmek zorunda kaldılar ve El Kaide terörü bölgeyi işgal etti. ABD, Batı ve işbirlikçi taşeron hükümetler, halklara karşı uygulanan bu sömürü ve kapitülasyon savaşını, yine kendilerinin yarattığı El Kaide ve diğer terör örgütlerini bahane ederek silah ekonomilerini geliştirmek, kendi askerlerini perde gerisinde tutarak istihbarat tekniklerini geliştirmek üzerine sürdürüyorlar. Bu stratejiyle yaptıkları taşeronlaşmış işgal savaşında zayiatları halklarına alıştırmış olmak ve kayıpları bölge halklarına çektirmek.

İlk hedef Cezayir!

Bu bombardımanlardan sonra Cezayir, Frasa’ ya sert bir ültimatom vererek uyarıda bulundu. Cezayir Başbakanı Abdülmalik Sellal, Mali’deki durumun kendi ülkelerinin güvenliğine zarar vereceğini, böyle bir durumla karşılaşmaları halinde Fransa’ya tavır alarak karşılık vereceklerini açıkladı. Mali’de arabuluculuk çalışmalarını sürdüreceklerini, “Mali’deki durum bir terör sorunu olmaktan çok organize suç meselesidir” şeklinde sözlerini tamamlıyor. Mali’ de siyasal kavganın be lirsiz hale gelmesi bir yıldır devam ediyordu,  Kaddafi yanlısı Tuareg milliyetçi hareketi kuzey kentleri kontrol altına alarak bir etki alanı oluşturmuş ancak daha sonra El Kaide, Ensaruddin adındaki İslâmcı örgütle, Tevhid ve Cihad örgütlerini birleştirerek Tauregleri tasfiye etmeyi başarıyor. Fransa El Kaide terörünü gerekçe göstererek işgali kendi yararına yönlendirdi. Mali yönetiminin işbirlikçi tutumu da buna fazlasıyla taraftardı. Ülke zaten yolsuzluk ve hukuksuzluk bataklığında yüzüyor, başta ABD’li şirketler olmak üzere Batılı tekeller çok zengin altın, uranyum ve elmas alanlarını yağmalıyor. Artık iş, işbirlikçi ve taşeron Mali yöne timinin emperyalizmin hizmetine doğrudan girmesiyle ülkenin yağmalanmış varlıklarının iyice dibinin kazınmasına neden olacağı ortaya çıkıyor. Zaten Afrika’yı, yüz yıllardır sömürerek derisini yüzen Batı, ebola virüsünden başka bir katkı yapmamıştı. Bu taşeron iktidar Fransa’ya hemen davetiye çıkartarak, efendilerine hizmet etmenin ödülünü bekleyeceğinin işaretini veriyor.

fransa_mali_verilen_destek

Çin’e giden yollar barikat altında!

Mali, ihracatının %31’ini Fransa’yla yapıyor; arkasından Çin gelmekte ve bu coğrafyada giderek olumlu ilişkiler içine girmekte idi. İşte bu gelişme bozulmuş ve halk yararına olan bu gidiş dur durulmuştur. El Kaide terörü bahanesi yeni işgal stratejisinin gerekçesi haline gelmiştir. Afganistan, Irak, Libya ve Suriye’de uygulanan hep klasik, kaba ve vahşi plân… Bu plân Pakistan’a da uzun zamandır uygulanıyordu, son hükümet kriziyle zirveye taşındı. Çin, Hindistan ve Pakistan ek seni hırpalanarak ŞİÖ’ nun birlikteliğine zarar vermek ve iyiden iyiye Çin’i abluka altına almak. Tabii bu saldırıda önce Mali’yi sıçrama tahtası haline getirmek ve Cezayir’e atlamak hesapları yapılıyor. Cezayir kuşatılmış durumda, Nijerya,

Moritanya, yeni Libya yönetimi, alçakça darbeyle düşürülen Fildişi Sahilleri, Benin, Çad hem bu saldırıya destek veriyor ve hem de asker gönderiyorlar. Fransa’nın istediği bu bölgede askeri üs kurmak… ABD bütün bu islerin arkasında, kendi kamuoyundan olayları uzaklaştırarak, yeni işbirlikçileri ve taşeronlarıyla çıkar birliği yapıyor. Cezayir, Fransa’ya karşı sert tavır almaya devam ediyor. Ancak Fransız savaş uçaklarına hava sahasını açmakla kendi ayağına kurşun sıkması ayrı bir aymazlık. Şimdi işin içinden nasıl çıkacağının paniğini yaşıyor. Oysa nasıl çıkılacağını tarih kitapları yazıyor; Atatürk, bunu verdiği halk savaşıyla aştığı gibi emperyalizmi yerle bir etmişti. ‘’Hava sahasını açmasaydık yine zorla, ayrıca bizi de bombalayarak girerlerdi’’ diye mazeret üretmeye çalışılabilir, ancak bu bile gerekçe olamaz. O zaman şimdi karşı durmaya çalışmanın nedenini anlamak mümkün olmaz. Asıl amacın Fransa tarafından Cezayir’den bir eski sömürgesi olarak intikam almak ve ona dik tuttuğu başını ezmek. 21. Yüz yıl sömürgeciliğini ve Kuzey Afrika Projesini kabul ettirmek. Bu arada Fransa, göğüs göğse girdiği kara savaşında karşılaştığı direnişe yeni takviyeler yapıyor. Fransa asker sayısını, Diabaly savaş bölgesinde 2 bine çıkarmış durumda, helikopter ve savaş uçaklarıyla sivil asker ayırımı yapmadan halkı kırmaya devam ediyor. Fransa Parlamentosunda da, çok cılız muhalefete rağmen kutsal ittifak oluşmuş durumda. ABD’ de insansız hava uçaklarıyla en acımasız katkıyı yapıyor. ABD ve Batı daha az asker, ama daha vurucu saldırı stratejisini taşeron işbirlikçi yönetimlerle ve kullandığı yine Afrikalı; Senegal, Burkine Faso, Yeni Gine, Fildişi ve Beninli paralı sömürge askerleriyle oluşturduğu katliam ordusunu, halkların üzerine sürerek, yaşamakta olduğu finans krizini savaş ekonomisiyle aşmaya çalışıyor. Ama ne yapsa başaramayacak!

Orhan ÖZKAYA - 21 Ocak 2013 - TürkCelil

http://www.turkcelil.com/

Son Yazılar