sadik_albayrak_aydinlik225

Ordiyus diye bir ünlü!

Markopaşa ve Rıfat Ilgaz üzerine kitapları bulunan Milli Eğitim müfettişi, yazar Mehmet Saydur’un kulakları çınlasın.

Yıllar önce Cide’den, bir Rıfat Ilgaz Şenliği dönüşü, yol boyunca “okuma yazması olmayan” Milli Eğitim Müfettişlerini anlatmıştı. Bütün otobüs gülmeden ölmüştük. Ama okuma yazması olmayanlardan nasıl eğitim müfettişi olacağına da inanılmaz bir abartı gözüyle bakarak… Şimdi Saydur’a kesinlikle inanıyorum ve okuma yazması olmayan milli eğitim müfettişlerinin terfi ederek okuma yazması olmayan ders kitabı yazarlarına dönüştüğüne tanık oluyorum.

Yetişin! Evrimi anlatıyor!


Bugünlerde çocuklara ve gençlere “sakıncalı” kitap haberleri geliyor okullardan. Hatta başbakanlığa bağlı bir veli ihbar hattı kurulmuş. Cümleye “hatta” diye başlamanın AKP iktidarında yersiz kaçtığının farkındayım ancak değiştirebilmek için hiçbir şeye alışmamak ve olağan dememek durumundayız. Tıpkı Hitler rejimi gibi, korku, ihbar, yalan üzerine kurulu AKP düzeninde veliler öğretmenlerin çocuklarına herhangi bilimsel, evrimsel, gerçekçi bir bilgi vermesinden şüphelendiklerinde hemen bu hattı arayarak öğretmeni ihbar edebiliyorlarmış. “Fareler ve İnsanlar”, “Şeker Portakalı”, “Zıkkımın Kökü” vakaları bu hattın uzantısı.

Yunus Emre’nin şiirine uygulanan sansür ortaya çıktıktan birkaç gün sonra peş peşe benzeri haberler duyuldu. Böylece çocuklarımıza okullarda ders kitabı diye okutulan şeyleri henüz yeterli olmasa da incelemeye başladık. 12 Ocak’ta Cumhuriyet’te Yücel Kayıran, lise edebiyat kitaplarından birinde çağdaş şiirimizin örneklerinin Yunus Emre’ye yapıldığı gibi “sakıncalı” bölümleri makaslanarak okutulduğunu haber veriyordu.

Okuma yazmasız yazarlar!

Bir haber de ben vermek istiyorum. Altıncı sınıf Türkçe ders kitabını inceliyordum. 12 yaşında çocuklarımıza Türkçe öğretmek için okutulan şeyleri gördükçe yazıklanarak 75. Sayfaya kadar gelmiştim. Her bölümün başına sözümona ünlü kişilerden özlü sözler almışlar. Bir bölümün başında da şu söz var: “İnsan son gününü beklemeli her zaman. Mutlu dememeli ona ölmeden ve cenazesi kaldırılmadan.” (Hatice Bıyıklı, Yaşar Öztaş, İLKÖĞRETİM TÜRKÇE DERS KİTABI 6, Doku yayıncılık, Ankara, 2012) Altında sözü söyleyen kişinin adı: “Ouidius (Ordiyus)”. Sözü bir yerlerden hatırlıyorum ama kim bu Oidius ya da okunuşunu belirtmek için yazdıkları Ordiyus? Aklıma ilk gelen olasılık, Ovidius’un dizgi hatasıyla böyle yazılmış olabileceği. Biraz daha düşününce, Sofokles’in Kral Oidipus’u olmasın sakın, diyorum, tragedyanın sonundaki sözlere benziyor. Demek bizim ders kitabı yazarları nerden aldılarsa Ouidius diye birinin ağzına yakıştırmışlar. Külliyen yanlış; sözü söyleyen Oidipus olsa da kaynağı Sofokles.

Dayanamayıp Ankara merkezli yayınevini aradım. Kitabın iki yazarından Yaşar Öztaş’a bağladılar. Durumu anlatınca, sözün kaynağı konusunda o da kesin bir şey diyemedi. Telefon numaramı aldı, araştırıp arayacağım dedi. Ders kitabı yazarı, kitaba aldığı sözü ve kaynağını bir çırpıda bilemedi. Dört yıldır yüzbinlerce öğrenciye on binlerce öğretmenin ders kitabı diye okuttuğu kitapta böyle bir yanlış var ve şimdiye kadar ortaya çıkmamış…

Ertesi gün Yaşar Bey aradı. Kaynağı bulmuş, söz Ovidius’unmuş, sözde Montaigne Denemeler’inde aktarmış, bizimki de oradan almış. Tabii, bu bana hiç inandırıcı gelmedi. Ondan önce Sofokles’e bakmıştım. Kitaplığımdaki iki değişik Kral Oidipus çevirisini inceleyince bu sözlerin oyunun son sözleri ve söyleyenin oyundaki yaşlılar korosu olduğunu kesinleştirmiştim. Yaşar Beye sözün Sofokles’in olduğunu anlatmaya çalıştım ama aldırmadı.

Kral Oidipus’un sonunda koro şöyle diyor: «Onun için, son gününü görmeden hiç kimseye mutluluğa ermiş demeyin!..» (Sophokles, Kral Oidipus, s.56, çev. Bedrettin Tuncel, İş Bankası yayınları, İstanbul, 2011) Anlaşılan okumadan yazmadan ders kitabı yazma çağına girmiş bulunuyoruz.

B.Sadık ALBAYRAK - 14 Ocak 2013 - Aydınlık

Son Yazılar