turker_erturk_aydinlik225

Siber saldırı!

İran 2012’nin son günleri başlayan, 6 gün sü­ren ve geçtiğimiz Salı günü tamamlanan Velayet-91 adı altında geniş çaplı bir deniz tatbikatı icra etti.

Tatbikat Iran Körfezi, Hürmüz Boğazı, Umman ve Aden Körfez’leri ve yaklaşma sula- n olmak üzere yaklaşık 1 milyon km2 gibi çok bü­yük bir alanda icra edildi.

Tatbikata firkateyn, muhrip, hücumbot, ma­yın gemisi gibi su üstü savaş gemileri, denizaltı­lar, deniz/hava unsurları, özel birlikler, savaş uçakları ve sahilden sü üstü hedeflerine füze atan ba­taryalar katılmıştır. Tatbikat sırasında fiili silah atışları yapılmış ve bu kapsamda kısa ve orta men­zilli füzeler başarı ile denenmiştir.

İran geçen yıl da 24 Aralık 2011-2 Ocak 2012 tarihleri arasında ve yaklaşık aynı sahalarda 10 gün süreli Velayet-90 tatbikatını yapmıştı. İran bilmektedir ki ülkesine karşı yapılmak istenen as­keri müdahale deniz ve hava harekâtı ağırlıklı ola­caktır. Çünkü İran Irak değildir, bu ülkeye karşı kara harekâtı yapmak çok uzak bir ihtimaldir.

İran bu nedenle hazırlıklarını ve bu maksada matuf tatbikat ve eğitimlerini denizde ve havada savaşacak ve ülkesini bu harekât alanlarında sa­vunacak şekilde yapmaktadır.

İran’a karşı yapılacak muhtemel bir müda­halede ABD’nin yanında en azından İsrail, İn­giltere, Fransa ve Körfez ülkeleri olacaktır. Bu du­ruma göre bölgede yapılacak nispi kuvvet mu­kayesesinde Iran genel olarak zayıf durumda ol­masına rağmen karşı tarafı müdahaleye başlama konusunda bugüne kadar caydıran güçlü tarafları şunlardır;

- Sahip olduğu füze kapasitesi.

- Dünyada deniz yolu ile yapılan ham petrol trafiğinin yüzde 40’ının geçtiği Hürmüz Boğazını kontrol ediyor olması ve kolayca trafiğe kapa­yabilecek olması.

Bölgeyi ateşe verme kabiliyeti var!

- Envanterinde bulunan balistik füzeleri ile dün­yada ham petrolün yüzde 60’ını sağlayan bölgede petrolü çıkaran, rafine eden ve ihraç eden tüm tesislere uzun yıllar altından kalkılamayacak şe­kilde zarar verebilme şansına sahip olması.

- İsrail’in küçük yüzölçümlü bir ülke olduğu göz önüne alınırsa İran’ın balistik füzelerle bu ülke­ye kabul edilemez oranda tahrip edebilme imkânına sahip olması.

-Şii hinterlandı nedeniyle çok geniş bir böl­geyi ataşe verebilecek kabiliyette olması.

- Emperyalist bir saldırıda ülkesini koruyor ve var olma mücadelesi yapıyor olma ahlaki haklı­lığının sağladığı motivasyondur.

İran son iki yıldır yaptığı tüm tatbikat ve eği­timlerde bu üstünlüklerini kuvvetlendirecek ve mü­dahalenin risklerini karşı tarafa ve dünya ka­muoyuna anlatacak faaliyetler içinde olmuştur.

Iran bu sene ilk defa olarak Velayet-91 tat­bikatı ile birlikte Siber Savaş tatbikatı yaptı. Çün­kü İran son yıllarda ABD ve İsrail’in siber saldırılarına çokça sahne oldu. Stuxnet ve Gauss vi­rüs saldırıları en bilinenleridir. Bu virüs saldırılarında ana amaç karşı tarafı hekleyerek bilgi top­lamak ve sistemi çalışamaz kılmaktır.

Iran bu saldırılar yaşadığından asker ve si­villerden oluşan Siber Savaş Birlikleri kurmuştur. Bu birliklerin esas amacı İran’ın bankacılık, mu­habere, telekomünikasyon, internet ve nükleer araştırma sistemlerini siber saldırılardan korumak ve icra edilecek tatbikatlara siber savunma des­teği vermektir.

Bu Siber Savaş Birlikleri’nin tabii ki taarruz görevleri de var. İlki 2011 ve diğeri ise 2012′de olmak üzere ABD’ye ait 2 casus uçağın heklenerek ve sistemine girilerek indirilmesi ve ele ge­çirilmesi bu birliklerin marifetidir.

Denizci kökenli!

Siber esasen denizci kökenli Yunanca bir ke­lime olan ve dümenci anlamına gelen kybemetes’den türeyen İngilizce kelime olan cybernetic’den dilimize girmiştir. Sibernetik yönetim bi­limi demektir. Günümüzde kazandığı anlamı ile siber insanların bilgisayar yolu ile haberleştikle­ri gözle görüp elle tutamadıkları boşluğu anlatan biz sözcüktür.

Siber savaş ise hedef ülkenin bilgi ve iletişim sistemleri üzerinde gerçekleştirilen organize saldırılar ile bu saldırılara karşı yapılacak savunmayı içermektedir.

Günümüzün dünyasında siber savaş her alanda ve her yerde devam etmektedir. Türkiye hemen hemen her konuda olduğu gibi siber sa­vaş konusunda da geç kalmıştır.

Ama hakkını teslim edelim, sanıyorum ilik­lerine kadar ABD tarafından güdülüyor olma­sından kaynaklanıyor olmanın avantajı ile olsa ge­rek F Tipi Cemaat siber savaş konusunda ülke­mizde bir öncüdür.

Türkiye’de rejim değişikliği­ne yönelik olarak yapılan operasyonlarda F Ti­pi Siber Savaş Timleri Cumhuriyetimizin kale­lerine arka arkaya büyük saldırılar yapmıştır. Ergenekon ve Balyoz gibi davaların dijital terör un­suru uydurma delilleri devletin de içine sızmış bu timlerin siber saldırılarıdır.

F Tipi Siber Savaş Timlerinin en son saldı­rısı geçtiğimiz Çarşamba günü sosyal medyada gerçekleşti.

Hedef çok açıktı, benim de yer al­dığım Atatürk’te birleşen, Türk Devrimlerine ve Cumhuriyetimizin değerlerine sahip çıkanların ile­tişim hatlarına, alternatif medya haline gelen sos­yal paylaşım sitelerine virüs ile saldırarak halkın doğrula duymasına engel olmak ve halkı yan­lış bir algıya götürecek yalana mahkûm etmek.

Son söz, mücadele azmim daha da arttı, say­gılar sunarım.

Türker ERTÜRK - 04 Ocak 2013 - Aydınlık

Son Yazılar

SP_WEATHER_HEAVY_RAIN

20°C

Istanbul