apo_ucakta_getirilirken225

Kürt Açılımından sonra şimdide ada açılımı (!)

Başbakana neler oluyor anlamak mümkün değil.  Mübarek, Mehter takımı gibi.

Bebek katili Öcalan ile devletin görüştüğü meydana çıktığı geçtiğimiz yıllarda devletin böyle bir şey yapmadığını söyleyerek bu iddiaları ortaya atanları da şerefsizlikle suçlamıştı. Daha sonra da ne demişti hatırlayalım.

“Devlet değil hükümet görüşüyor.”

Hay Allah’ım hay! Sanki devlet, hükümet kendileri değilmiş gibi. Pardon unuttum meclis demek de ezici çoğunluğuna dayanarak kendileri demektir.

Kaldır parmak, indir parmak iş bitiriyorlar nasılsa.

Bir de söz gelişi Milli İrade demiyorlar mı, inanın cinlerim tepeme çıkıyor.
Muhalefetin sesinin kısıldığı, oturumların naklen yayınlar ile halktan gizlendiği, başına buyruk bir başbakan ile yönetilen meclis ve Türkiye. Ne yazık ki böyle bir durumdayız.

Apo’ya af ve Bodrum’da villa!

Vatan gazetesinden Murat Çelik Öcalan’la görüşmeleri MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la birlikte çalışan çekirdek bir ekibin yürüttüğünü yazıyor.

Bir başka yazar ortaya ikna edici bir çözüm formülü konması gerektiğini söylüyor.

Vay canına! Bu ne APO’ymuş be!

Adam sanki terörist başı değil de,  bir devlet başkanı.

Koskoca Türkiye Devleti sanki aciz kalmışçasına bir katille masaya oturuyor.

Yazıklar olsun!

Bu arada CHP Milletvekili Süha Aldan“Abdullah Öcalan’a ev hapsi verilecek ”iddiasında bulundu.  Ateş olmayan yerden duman çıkmazmış derler. Sözüm ona güya özgürlükçü anayasa Başbakan Erdoğan’ın padişahlık, Apo’nun da özgürlük yolunu açmaktan başka bir şey değildir.

Bir gün gelecek işbirlikçi vatan hainleri o şehitlerin kanları ile boğulacaklardır. Bunu gönülden istiyorum.

Bakınız,2011 yılında Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti Genel Merkezi’nde bazı yerel televizyonların temsilcilerinin sorularını yanıtlamıştı.

“Bir partinin, iki partinin çoğunluğuyla kabul edilmiş anayasa değil Meclis’ten çıktıktan sonra da halkın çoğunluğuyla kabul edilmiş anayasa bizi daha güçlü! yapar’ ‘demişti.

Arınç bu sözleri söylerken sanki iki partinin tasarıyı tümüyle kabulleneceklerinden! Emin gibiydi.

Anayasanın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif bile edilemez maddeleriyle ilgili olarak ta, “bu tür statükonun veya dogmatizme gidişin olmaması” gerektiğini söyleyerek,3 maddenin değiştirilebileceğini ima etmişti..

*** *** ***
Başbakan Erdoğan Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na 2012 sonuna kadar süre tanımıştı. Ancak geçen süre içinde “yeni anayasa taslağının 27 maddesinde komisyonda yer alan dört parti uzlaşma sağlarken, 47 maddesinde de uzlaşma sağlayamadı. Toplam 80 madde görüşüldü ama Cumhurbaşkanı ve başbakan yetkilerinin tek elde toplanacağı yani başkanlık sisteminin getirileceği bölümünde anlaşma sağlanamadı.

Erdoğan, önceki gece çıktığı bir televizyon kanalında “Eğer, ortak bir taslak çıkmazsa, biz parti olarak kendi çalışmamızı Meclis’e sunmak için hazırlıkları başlattık ”dedi.

Anayasayı meclisten geçirdikten sonra  “Bu partiler 12 Eylül Anayasasını değiştirmek istemiyor” mağduriyetini oynayarak halka götüreceklerinin işaretini verdi.

*** *** ***
Bugün AYDINLIK’ta ki köşesinde İŞÇİ Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek  “CHP ve MHP AKP’ nin anayasa tuzağında “ başlıklı yazısında detayları çok güzel anlatmış.

Evet, bunun büyük bir tuzak olduğunun altını çizelim. Anayasa komisyonuna katılmakla muhalefet partileri toplumda Anayasa’yı değiştirmek gerekli anlayışı yerleştirmiş olmaktadırlar.

Üstelik AKP’nin eline de “Biz taslağınızı hazırladık, tepkilere göre değiştirdik. Hiçbir Anayasa bu şekilde geniş bir tartışma ve toplumsal mutabakatla sağlanmadı” deme hakkı vermektedirler.

12 Eylüllerin uzantısı olan AKP, bu anayasa ile 12 Eylül’ün Atatürkçü Cumhuriyeti tasfiye operasyonunu bizzat devam ettirmekte ve üstüne üstlük Türkiye’yi bölünmeye götürmektedir.

Cumhuriyet rejiminin laik yapısına darbe vuran pek çok değişiklik yapılan bu anayasa ile Şeriat yolları da açılıyor. Bu sözde demokratik anayasa ile devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü kalmayacaktır.  “Terörle müzakere değil mücadele edilir” diyen başbakan Erdoğan çelişkiler içerisinde adeta ne yaptığını, söylediğini bilmez durumdadır. Bu kendisinin çaresizliğini göstermektedir bence.

PKK dan silahları bırakmasını istemek bence acizliktir. Bunu Türk Milleti olarak hak etmiyoruz. Bu anayasanın geçerli olmaması için tek yumruk olarak Atatürk’te birleşmeli uyuyanları uyandırmalıyız.

*** *** ***
Yeni yıl!

Her yeni yıl yeni bir umut ve güzel yılların bekleyişidir. Sanırız ki geçen kötü bir yılın ardından gelecek yıl mutlaka daha iyi olacaktır.

Ümit ve hayallerimiz içerisinde eskiyen yılı kovalarız adeta.

Ekmek ve suya nasıl ihtiyacımız varsa, umutsuz da yaşayamaz insanlar. Umutların tükendiği yerde aslında tükenen insandır.

Bazen en yakınınızdan bir darbe yersiniz, bazen en uzaktakinden duyduğunuz bir merhaba sesi sizi hayata yeniden bağlar. Umutlarınız yeşerir.

Bir gün öyle bir gün böyle derken bir bakarsınız seneler akıp geçmiş.

Belki çok mutlusunuzdur, belki de o mutluluğu halen aramakla geçer ömrünüz.

*** *** ***
Bu yılbaşını müziği bıraktığımdan beri âdetim olduğu üzere yine yalnız geçirdim evimde. Pek yalnız kaldım da sayılmaz ya!

Yılbaşı tebrik mesajları ve telefonlarla arayan dostlar sağ olsunlar beni yalnız bırakmadılar.

Ne tuhaf değil mi? İnsan bazen etrafı çok kalabalık olduğunda dahi kendisini yalnız hisseder bazen de işte böyle yalnızlığınızda susmak bilmeyen tel sesleri ve mesajlarla kendinizi mutlu hisseder, yalnız olmadığınızı anlarsınız. Bu çok başka bir şeydir inanın. Tüm Okurlarıma, zindanlarda tutsak olan tüm kahramanlarımıza mutlu, aydınlık nice yıllar dilerim.Yarınlar bizim olacak,güneş yeniden doğacaktır.

Sevgiyle kalın.

Tünay  SÜER - 03 Ocak 2013 - Kemalistler
http://www.kemalistler.org/

Son Yazılar

Cloudy

20°C

Istanbul