Avukat Turgut Kazan, müvekkili olan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in, ''başlattığı 2 ayrı soruşturma nedeniyle baskı altında olduğunu'' iddia etti.

Kazan, İstanbul Barosu'nda düzenlediği basın toplantısında, ''46 yıllık meslek hayatında ilk kez bir Cumhuriyet Başsavcısı'nın müdafiliğini üstlenmek durumunda kaldığını'' ifade ederek, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in yaşadığı sorunların başlattığı 2 soruşturmadan kaynaklandığını öne sürdü.

Kazan, şöyle konuştu:

''Adalet Bakanlığının tutumu basit bir yanlışlık ve uğranılan mağduriyet kişisel bir mağduriyet sayılmaz. Tüm yargıç ve savcılara yönelik bir tehdit ve sindirme örneği ile karşı karşıyayız. Dolayısıyla bu örnek demokrasi ve hukuk devleti açısından çok önemlidir. Mutlaka bilinmesi, doğru değerlendirilmesi ve tepki gösterilmesi gerekir. Çünkü bağımsız yargı ve iyi işleyen bir yargı demokrasinin güvencesidir. Yürütmenin yargıya müdahalesi bu güvenceyi öldürür.''

Müvekkilinin, Erzincan'da TCK'nın 220. maddesi kapsamında 2 ayrı soruşturma başlattığını hatırlatan Kazan, sözlerine şöyle devam etti:

''Bunlardan biri 'İsmail Ağa Cemaati', diğeri 'Fethullah Gülen' grubuyla ilgili. Elbet, bu cemaat ve gruplara yüklenen eylemleri tartışmak bizim görevimiz değil. Suç oluşmuyorsa, savcılıkça kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir, dava açılmışsa yargılama yapılır, tüm sanıklar aklanır. Bu soruşturmada gizlilik ihlal edildiği gibi, soruşturmayı engelleyici bir yol da izlenmiştir.''

''İki soruşturmayı başlatan müvekkiline 3 ayrı disiplin soruşturması açılarak gözdağı verilmeye çalışıldığını'' savunan Kazan, ''soruşturma ile birlikte müvekkilinin dinlemeye alındığının anlaşıldığını, ayrıca dışarıya karşı müvekkilinin 'Andıççıdır' ve 'Ergenekoncudur' diye kamuoyu oluşturulmaya çalışıldığını'' öne sürdü.

Turgut Kazan, müvekkilinin İdil Savcısı iken 1999 yılında faili meçhul cinayetlerle ilgili Adalet Bakanlığı'na yazdığı 5 sayfalık metni basın mensuplarına dağıtarak, ''Faili meçhul cinayetlerle ilgili bu kadar duyarlılık göstermiş bir savcıya 'Ergenekoncudur' demeleri haksızlıktır. Müvekkilim, kendisini 'andıçcı' sayan değerlendirmeleri reddederken, andıç belgesi denilen tarihsiz fotokopinin, Erzincan soruşturmalarına karşı 'korunma-savunma' amacıyla yaratılmış bir tertip olduğunun düşünülmesini öneriyorum'' dedi.

Kazan, müvekkilinin, yargıya yönelik baskılara karşı dün Adalet Bakanlığı'na 2, Bakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı'na bir başvuru yaptığını, gerekirse konuyu AİHM'ne kadar götüreceklerini de söyledi. (A.A)

Son Yazılar