diren_suriye_turk_halki_seninle225

ABD kuruluşlarının raporları : Suriye’de işler kötüye…

Son günlerdeki, ABD’de yayımlanan rapor ve değerlendirmelerde ABD’nin Esad’ı devirmek için 19 aydır ortaya koyduğu uygulamalar tartışılıyor.

Obama yönetimine yakın olanlar da, muhalefet edenler de, gidişattan umutlu değil.

Brookings, CFR, CSIS, FPIF… ABD’nin dış politikasının oluşturulmasında etkin olan “think tank”lardan birkaçı. Suriye’de rejimi devirmeye yönelik eylemin başlamasının çok öncesinden itibaren bu konularda raporlar yayınlıyorlar.

Ayrıca, Amerikan gladyosunun Ortadoğu’yla ilgili kilit görevlilerinin öneri ve değerlendirmeleri de çeşitli mecralarda yayınlanıyor.

Bu raporların sayısı son günlerde artmış durumda. Senaryolar, yol haritaları, farklı seçenekler, aşamalar ortaya konuyor. Bunların birçoğu da uygulanıyor.

Son günlerdeki, ABD’de farklı eğilimlerdeki kesimlerin rapor ve değerlendirmelerde ortak bir nokta dikkat çekiyor :

Suriye’de işler bizim için kötüye gidiyor!

SAPTAMALAR :

Rapor ve değerlendirmelerde “kötüye gidiş”in alt başlıklarını ise şöyle özetlemek mümkün :

1. Birleşik bir muhalefet oluşturamadık. Tam tersine muhalefet bölünüyor.

2. Esad rejimin karşı operasyonda ABD’nin en güvenilir müttefiği ve Suriye konusunda en fazla bilgisi ve içeride gizli bağlantıları olan İsrail, muhalefeti zor durumda bırakacağı ve Esad’ın desteğini Ortadoğu çapında güçlendireceği için ön plana çıkamıyor.

3. Mezhepsel çatışmanın Suriye içinde ve bölgede yaygınlaşması tehlikesi, ABD’nin uzun vadeli çıkarlarını tehdit ediyor. Çünkü bu durumda, bütün bölgede kontrol edilemeyen çatışmaların başlaması ihtimali doğar.

4. Suriye’ye karşı ABD-İsrail destekli operasyon, bölgede İran’ın ağırlığını artırıyor.

5. Esad sonrası döneme kontrollü bir şekilde geçilemezse, kaostan ABD zararlı çıkar. O nedenle istikrarlı bir geçiş modeli bulunmalı.

BROOKİNGS’İN 6 AŞAMALI PLANI!

ABD’de Demokratlara yakın ve Suriye meselesinde en aktif kuruluşlarından biri olan Brokings Enstitüsü’nün Haziran ayında Amerikan Girişimcilik Enstitüsü ve Amerikan Savaş Çalışmaları Merkezi’yle birlikte gerçekleştirdiği Suriye senaryosu Türkiye’de haber olmuştu.

Brookings’in Mart 2012’de hazırladığı bir raporda ise Suriye konusunda seçenekler dizisi olarak sunulan, ancak aşamalı bir plan olarak değerlendirilebilecek öneriler tartışıldı.

Bunlar şöyle :

1. Rejimi diplomasi aracılığıyla değiştirmek.

2. Yaptırımlar ve diplomatik izolasyon ile köşeye sıkıştırmak.

3. Muhalefeti silahlandırmak.

4. Libya’daki gibi hava bombardımanıyla muhalefet ordusuna zafer kazandırmak.

5. Amerikan önderliğindeki güçlerle girmek ve rejimi doğrudan devirmek.

6. NATO operasyonu.

Burada seçenek olarak sıralananların üçü uygulamaya konmuş durumda. 4 ve 5’inci ise hem Brookings raporunda hem de olayın başından beri tartışılıyor.

Ama Obama yönetimini eleştiren yeni muhafazakarlar dahil olmak üzere, bu aşamadan sonra bu iki seçeneğin uygulanmasının zorluğu ve ABD için daha büyük sorunlara yol açabileceği değerlendirmesinin ağırlık kazandığı görülüyor.

HALİLZAD : RUSYA’YI İKNA ETMEDEN OLMAZ!


ABD’nin önde gelen Ortadoğu ve Asya uzmanlarından olan neo-con ekipten Zalmay Halilzad, 19 Eylül’de Foreign Policy’de yazdığı “Amerika için darbe” başlıklı makalede, gelinen aşamada Obama yönetiminin önünde, Esad’ın yakın çevresinden adam devşirerek bir darbeye zorlamak dışında seçenek kalmadığını savundu.

Halilzad’a göre, Suriye muhalefetinde aşırıcılık güçleniyor ve denetim zorlaşıyor, birleşik bir muhalefet oluşturulamıyor.

Halilzad bu nedenle, 4 parçalı bir model önerdi :

1. Muhalefet içindeki ılımlılar güçlendirilmeli.

2. Silah desteğiyle güç desteği muhalefetten yana değiştirilmeli.

3. Rejim içinden adam devşirme yoluyla darbenin cesaretlendirilmeli.

4. Sonuncu olarak Esad sonrası dönemde çıkarlarının zedelenmeyeceğine dair Rusya ikna edilmeli.

ABD’nin muhalefeti klasik yöntemlerle silahlandırması gerektiğini belirten Halilzad, Rusya’nın ikna edilmesinin tayin edici olduğunu vurguladı.

HENRİ BARKEY: ESAD’IN GİDİŞİ YAKIN DEĞİL, IRAK’A ODAKLANALIM!

Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül ile çok yakın ilişkileri olan Henri Barkey, Amerikan PBS televizyonunda 4 Ekim’de katıldığı programda Suriye’deki gelişmeleri değerlendirdi.

ABD’nin Ortadoğu politikalarında etkin konumlarda bulunan Barkey, Erdoğan-Gül ikilisinin akıl hocalarından biri olarak biliniyor.

Barkey’in, Akçakale olayından sonraki gelişmeleri değerlendirirken, Esad’ın gidişinin yakın olmadığını vurgulaması dikkat çekti.

Barkey, bu nedenle “bizim için ayrı bir gerçek savaş cephesi” dediği Irak’a ağırlık vermek gerektiğini savundu.

Barkey şunları söyledi :

“Beşar Esad gidecek ama çok yakın bir zamanda değil. Bu nedenle, bizim için gerçek bir savaş cephesi olan Irak’taki gelişmelerden korunmak için yeni bir politika oluşturmak zorundayız.”

Suriye’ye yönelik bombardımanı sürdüreceğini, belki savaş uçaklarını da devreye sokabileceğini savunan Barkey, “ancak Türkiye tek başına müdahale etmez” dedi. Barkey, Türkiye’nin tek başına müdahalesinin pahalıya mal olacağını vurguladı.

UÇUŞA YASAK BÖLGE ÇOK ZOR!

AKP Hükümeti’nin ABD’yi uçuşa yasak bölge oluşturmaya zorladığını ileri süren Barkey, şöyle konuştu:

“Onlar bunu istiyor fakat biz ‘bunu istemiyoruz’ diyoruz. Bu sadece seçimlerle ilgili değil. (Obama) yönetimi seçimleri kazansa da uçuşa yasak bölge kurmayacak. Çünkü bunu yapmak çok zor.”

Barkey, Suriye’deki Kürt meselesiyle ilgili gelişmelerin önümüzdeki günlerde önemli hale geleceğini kaydetti.

Fikret AKFIRAT - 11 Ekim 2012

http://www.ulusalkanal.com.tr/

Son Yazılar