Cemaate Dokununca Başına Gelmeyen Kalmadı

Hürriyet Gazetesi’nde Ali Dağlar imzasıyla Erzincan’da Fethullah Gülen ve İsmailağa Cemaati hakkında soruşturma başlatan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’e açılan iki ayrı soruşturmanın haberi vardı.

Cihaner’in Fethullah Gülen ve İsmailağa Cemaati’ne karşı dava açması sonrası hakkında imar kirliliğine neden olmak, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanmak gibi gerekçelerle 26 yıl hapis istendiği, Cihaner’e açılan soruşturmada ihbar mektuplarının “duyarlı ve mağdur bir vatandaş” gibi müstear isimler ile yazıldığı ortaya çıktı.

Kısacası Cihaner’in cemaate dokunması sonrası aleyhinde isimsiz mektuplar kullanıldı. Adliye Lojmanları’nın bahçesine yaptırılan kameriye dahi Cihaner’in aleyhinde hapis istemine dönüştü.

Peki, Cihaner bu davalarda kimler aleyhinde soruşturma başlatmıştı? Kimlerin örgüt üyesi olduğunu iddia etmişti?

Yeni Şafak’ın sahibi örgüt üyesi mi?

Cihaner’in yürüttüğü soruşturmada şüpheli olarak oldukça önemli isimler vardı. İsmailağa Cemaati soruşturmasında İsmailağa Cemaati lideri Mahmut Ustaosmanoğlu, Cüppeli Ahmet olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, Yeni Şafak Gazetesi sahibi Ahmet Albayrak ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın adı geçiyordu.

Fethullah Gülen soruşturmasında da başta Fethullah Gülen olmak üzere cemaatin önemli isimleri soruşturuluyordu.

Cihaner kesintiye uğramaması için soruşturmayı gizli yürütüyordu.

Ancak ortaya çıkınca önemli gelişmeler birbirini izledi. Bu gelişmeleri 1 Aralık’ta Radikal’den İsmail Saymaz ayrıntısı ile ele aldı.

Savcıdan dosya alındı

Önce Erzurum Cumhuriyet Savcılığı’na bu örgütlerin silahlı olduğuna dair bir ihbar mektubu geldi.

İhbar mektubunu gönderenler büyük olasılıkla soruşturmanın Cihaner’in elinden alınmasını istiyorlardı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Osman Şanal bu mektuba dayanarak soruşturmaya el koydu. Ardından soruşturmayı yürüten soruşturma süresince 235 olan şüpheli sayısı 16’ya düştü. Şanal Cihaner’in yürüttüğü pek çok soruşturma iddiasını ise 22 Haziran’da tamamladığı iddianamenin dışında bıraktı. Karapara aklama, sahte diploma hazırlama, cemaatin isteği doğrultusunda Diyanet’in imam ataması, okul çağındaki çocukların okula gönderilmemesi, bunu engellemek isteyen MEB görevlilerini pasifize etme, bazı polislerin suçları soruşturmadığı gibi şüphelileri haberdar etmesi, İBB’nin imara aykırı yapılaşmaya göz yumması, siyasi sebeplerle tayin ve işe yerleştirme, sahte seçmen kaydı, ihaleye fesat karıştırma, Basın İlan Kurumu’na ve İÜ’ye baskı, Danıştay’daki davaya etki etmeye çalışma, belediye başkan adayları hakkında ses dosyası hazırlama, rüşvet, iki ayrı bakanla ticari çıkar için görüşme gibi Cihaner’in soruşturduğu konular iddianameye dahil edilmedi.

Silahlı örgüt iddiası dosyaya konulmadı

Silahlı örgüt varsayımı ile davaya el koyan Erzurum Başsavcılığı iddianamede silahlı örgüt iddiasına da yer vermedi.

Oysa Cihaner de bu örgütlerin silahsız olduğunu düşünüyor ve iddianamesini buna dayandırıyordu. Cihaner’in soruşturmayı yürütmesine buna rağmen izin verilmemiş, örgüt silahlı denilerek soruşturma elinden alınmıştı.

Erzurum Başsavcılığı hazırladığı iddianamede tarihi hatalar da yaptı. Davanın tek gizli tanığının kimliği öldürülme korkusuna rağmen deşifre edildi.

İrticayla Mücadele Planı doğru kabul edildi

Yapılanlar bu kadar da değildi. Erzincan’da Cihaner’in başlattığı soruşturmayı yürüten askerler henüz doğruluğu kanıtlanmamış İrticayla Mücadele Eylem Planı’na dayanarak hareket ettikleri gerekçesi ile tutuklandılar.

Erzurum Başsavcılığı bu uygulaması ile İrticayla Mücadele Eylem Planını doğru kabul etmiş oldu. 20 Kasım’da Erzincan İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Üsteğmen Ersin Ergut, astsubay Orhan Esirger, 28 Kasım’da İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı Nedim Ertan tutuklandı. Erzurum Ağır Ceza Savcısı Osman Şanal’ın talebi ile Ergenekon Davası’na dahil edildiler.

Sadece askerler değil savcının da Ergenekon şüphelisi olarak takip edildiği de soruşturma esnasında ortaya çıktı. İlhan Cihaner’in telefonları Ergenekon ile ilişkili hakim ve savcılardan olduğu iddiası ile dinleniyordu. Telefonda ettiği bir hakaret de hakkında açılan soruşturmanın konusu oldu.

Mahkemeler savaşı

Önemli ayrıntılardan biri de bu süreçte davanın Erzurum ve Erzincan Savcılığı arasında bir çatışmaya neden olmasıydı. 10 Mart 2009 tarihinde şüpheli Mehmet Turan telefonda dosyanın Erzurum’a gideceğini henüz dosya gitmeden anlatıyordu. Erzurum Başsavcısı Şanal, 5 Mayıs’ta Erzincan Valiliği’ne yazı göndererek Cihaner’in isteklerine uyulmamasını istiyordu. Cihaner ise buna itiraz ederek Şanal’ı HSYK’ya şikayet etti.

Oysa Ergenekon üyesi olmak bir yana bilakis İlhan Cihaner çetelere karşı verdiği mücadele ile tanınıyordu. 1999 yılında İdil Savcısı iken ilk JİTEM soruşturmasını o hazırlamış, JİTEM’in işlediği cinayetleri o soruşturmuştu. Bugün Ergenekon sanığı olan Emekli Albay Arif Doğan’ın ifadesini ilk kez Cihaner almıştı.

Çetelerle mücadele eden Cihaner, Fethullah Gülen ve İsmailağa Cemaati’ne dokununca Ergenekon şüphelisi oldu. Gülen ve İsmailağa İddianamesi ise Erzurum’da küçülerek gözden kayboldu.

Barış TERKOĞLU - 04.12.2009 - Odatv.com

Son Yazılar