yobaz_egitimci_ders_veriyor225

"Arap Milliyetçiliği ve Türkler!"

"Eğer siz Türk yavrusunu, o küçücük yaşlardan itibaren şeriât eğitimine tabi tutar ve yoğurursanız, ve örneğin şeriât hükümlerini kafasına ve ruhuna sokacak olursanız sonuç sizi şaşırtmamalıdır.

Bu eğitimden geçireceğiniz yavrularımızdan yakın bir gelecekte, sayısız Mustafa Sabri'ler ve Ahmed Naim'ler ve Abdülhamid'ler çıkacağı muhakkaktır. Şeriât'ın, bir yandan 'Araplık ruhu' aşılayan, ve diğer yandan insan kafasını işlemez hale sokan ve insanlığa düşman kılan eğitimine tabi tuttuğunuz Türk yavrusuna siz bir de Arapça'yı öğretiniz ve bakınız nasıl bir insan tipi oluşturursunuz. Bu dile vakıf olarak o, eline geçireceği Arapça kitapları, yani Türk'ü hem Arap'a ve hem de dış aleme ve özellikle Batı'ya karşı 'uygarlık düşmanı', ya da 'Ayağını bastığı yeri kurutan', ya da 'İslâm'ı uygarlıktan uzaklaştıran' ya da buna benzer nice olumsuz tanımlamalarla dolu kitapları okusun, ve bu kitaplardaki yalanlara karşı çıkabilecek bilgilerden yoksun kalsın da görünüz bakınız nasıl bir kuşak yetiştirmiş olursunuz.

Şeriât eğitimine 'paydos' diyebilen Atatürk'ün büyüklüğünü biz bugün inkâr ede duralım. Fakat şunu bilelim ki yakın bir geleceğe kalmayacak, şeriâtçının ellerine terk ettiğimiz yavrularımız, çağdaş uygarlık anlayışından, akılcılıktan ve millî benlik duygusundan yoksun olarak karşımıza dikilecek ve bizlere Atatürk ilkelerine bağlılığın suç olduğunu haykıracaklardır.

Gözlerimizin önünde işlenmekte olan ve Türk'ü mezara götürebilecek olan bir cinayet var ki bunu bir yandan cehaletimiz yüzünden göremiyor ve diğer yandan da okumuş sayılanlarımızın bir kısmının küskünlüğü ve neme lâzımcılığı ve diğer bir kısmının da çıkarcılığı nedeniyle önleme yolunu düşünmüyoruz. Bu cinayetin sorumluları Türk'ü sadece fikren ilkel ve biçare veya sadece maddeten sefil ve yoksul kılmakla kalmıyorlar, fakat millî benliğini ve bilincini unutturma ve sonunda da tarihten silip atma uçurumuna götürdüklerini fark edemiyorlar. Yaşları 10 ilâ 20 arasında yüzbinlerce Türk yavrusunun devam ettiği Kur'ân kurslarında, İmam Hatip okullarında, İslâm Enstitüleri ve hatta din dersleri verilmekte olan müspet eğitim okullarındaki bir o kadar Türk çocuğu bugün hem fikren ve hem ruhen çöl felsefesinin ve yaşantılarının insanı olarak yetiştirilmekte ve millî benliği yitirici bir eğitimin kurbanı olmakta, 'Kavm-i necib' diye kendilerine tanıtılmak istenilen Arap'ın İslâm toplumları içerisinde neden dolayı üstün ve imtiyazlı duruma sahip olduğu masallarını, Kur'ân ve Hadis hükümlerinin telkin ve tehdit edici baskısı altında öğrenmektedir. Şeriât eğitimine güç vermek, Kur'ân kursları ihdas etmek, üniversitelere mescit yerleştirmek, laik Türkiye Cumhuriyeti iktidar partilerinin başlıca amacı haline gelmiştir ventolin coupon.(...)

Atatürk'ün canını dişine takarak akılcılığa, müspet ahlâk ve uygarlığa ve benlik duygusuna götürdüğü, ve 'insanlık camiasının bir üyesi' olma gururu ile övündürdüğü bizim kuşak, şimdi yeni kuşakların çağdışı kafa ve ruh yapısı ile eğitilmekte oluşunu büyük bir karamsarlıkla ve umutsuzluk içerisinde seyretmektedir. Türk yavrusunun ve insanının bugün şeriâtçının elinde, tıpkı Cumhuriyet döneminden önce olduğu gibi, yine yaratıcı zekâdan uzak, yine gökten inme emirleri tek gerçek sanıp yaşamlarını buna uydurmağa çalışan, ve ulusal benlikten yoksun kılınan ve her şeyi din açısından ölçüye vuran birer yaratık şeklinde yetiştirilmelerini içi kanayarak izlemektedir.

Ama hiç kuşku edilmemelidir ki şeriâtçının bu sahte saltanatı sönecek ve şeriât'ın insan beynini eriten tılsımı sona erecektir. Yüzyıl da geçse, binyıl da geçse, ve hattâ Türk'ün eceli de gelse insan aklına meydan okuyan şeriât mikrobunun sonu gelecektir.

Del Vechio'nun dediği gibi 'Sınırsız şekilde gelişmeye müsait bir insan beyni olduğu sürece, gericilik daima ezilecektir.'"

İlhan ARSEL, "Arap Milliyetçiliği ve Türkler", İnkılâp Kitabevi, 4. Baskı s. 449-450 (Bu kitabın ilk baskısı 1973 tarihlidir).


http://www.facebook.com/pages/%C4%B0lhan-Arsel-%C3%9Cniversitesi/211071602280192

Son Yazılar