sivas_kongresi_2_225

Hangi "Milli Güçler" Nasıl Birleşecek? (1)

Olağanüstü bir sürecin içerisinde, olağanüstü sorunlarla karşı karşıyayız. O halde içinde bulunduğumuz sorunları çözmek için de olağanüstü adımlar atmamız gerekiyor.


Emperyalizme karşı bütün milli güçlerin derhal bir araya gelmesi ve Milli Hükümet'in daha fazla vakit kaybetmeden kurulması gerekiyor.

Milli hükümeti kuracak olan bizleriz. Tarihte millet olarak bunu başardık ve şüphesiz yine başaracağız.

Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde gerçekleşen Milli Mücadeleyi benimsemiş olan ve milletin kurtuluşunu, "birleşme" den yana olarak gören yurtseverlerin tek isteği bu.

"Milli Güçler Birleşmeli."

Yürüyüşlerde, mitinglerde, meydanlarda, sosyal paylaşım sitelerinde, ulaşabildiğimiz yazılı ve görsel basında yani sesimizi duyurabildiğimiz her yerde milli güçlerin birleşmesi gerektiğini hep söylüyoruz. İşbirlikçi AKP hükümetinin iktidar olduğu günden bu yana aklı başında olan bütün yurtseverlerin sürekli dile getirdiği bir mesele bu.

Fakat bu yönde bazı çabalar olmasına rağmen henüz bu birleşmeyi tam olarak sağlayabilmiş değiliz. Elbette başta emperyalizm olmak üzere bu birleşmenin sağlanamamasının birçok sebebi var. Bu konuyu birdahaki yazımızda detaylı bir şekilde ele alacağız. Fakat ilk olarak açığa kavuşturmamız gereken daha önemli bir mesele var.

Birleşmesi gereken "Milli Güçler" kimlerdir?.

Bu sorununun yanıtını doğru bir şekilde bulabilirsek, çözüme daha kolay ve daha hızlı bir şekilde ulaşmış olacağız. Çünkü içinde bulunduğumuz bataklıktan kurtulamamamızın tek sebebi bu soruya doğru bir yanıt veremediğimizden kaynaklanmaktadır.

Herhangi bir kurumun ya da fikrin "Milli" olabilmesi için, öncelikle içinde bulunduğumuz somut sorunları doğru bir şekilde tahlil edebiliyor olması ve bu somut sorunlara karşı somut çözüm önerileri sunabiliyor olması gerekir.

Bugün, Türk Milleti olarak yaşadığımız en önemli somut sorunumuz vatanımızın bölünmez bütünlüğünün tehdit altında olmasıdır.

Vatan toprağımız, emperyalizmin ve siyonizmin hedefindedir. Bugün İçinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan bütün olağanüstü olayların tek somut açıklaması budur.

Emperyalistler, içinde bulunduğumuz coğrafyanın bölge ülkelerini daha kolay bir şekilde sömürebilmek için yeni bir dünya düzeni oluşturmaktalar. Bu nedenle hedef ülkelerin sınır ve rejimlerini değiştirmek amacıyla her türülü saldırıyı acımasızca gerçekleştirmekteler.

İşte "Milli Güçler" olarak tanımladığımız güçlerin, içinde bulunduğumuz bu somut sorunlara somut çözümler sunabilmesi gereklidir. Yani "Milli" olan güç, vatanın bölünmez bütünlüğünden yana olmalı ve emperyalizme karşı tam bağımsızlık ilkesini açıkça savunmalıdır.

Bugün Türkiye'de var olan neredeyse bütün siyasi oluşumlar, vatanın bölünmez bütünlüğünden yana olduğunu söylemektedirler. Bu söylemi en başta 10 yılı aşkın süredir iktidarda olan işbirlikçi AKP hükümeti ifade etmektedir.

Fakat milli olabilmek için yalnızca söylemlerin yeterli olmadığını, işbirlikçi AKP hükümetinin yıllardır izlediği teslimiyetci politikalardan kolayca anlayabiliyoruz.

O nedenle, kimin milli olup olmadığını net bir şekilde anlayabilmemiz için söylemlere değil söz konusu olan siyasi oluşumların somut eylemlerine bakmamız gerekiyor.

Örneğin;

* NATO adı verilen uluslararası terör örgütünden ayrılmamız gerektiğini ifade etmeyen ve bu yönde somut eylemler sergilemeyen bir oluşumun Milli olması imkansızdır.

* Teröre maddi ve manevi her türlü desteği sağlayan ülkelerle işbirliği içinde olanların Milli olabilmesi imkansızdır.

* Avrupa Birliği gibi emperyalist bir kuruluş içerisinde yer alma arzusunda olan ve milletimizi bu yönde aldatan oluşumların Milli olabilmesi imkansızdır.

* Bugün, Suriye'ye karşı savaş çığırtkanlığı yapan oluşumların Milli olabilmesi imkansızdır.

* Etnik ve mezhepsel ayrılıkları ön plana koyarak, ırkçı bir şekilde siyaset yapan oluşumların Milli olabilmesi imkansızdır.

* Uluslararası sermayeyin çıkarlarını savunan ve devletin bütün stratejik kurumlarını emperyalist güçlere peşkeş çeken ya da bu fikri parti programlarında bulunduran oluşumların milli olabilmesi imkansızdır.

Yani, her "milliyetçiyim" ya da "vatanseverim" diyen oluşumların somut olarak milli olabilmesi imkansızdır. Bu saydığımız örnekler konusunda tam anlamıyla açık bir duruşu olmayan oluşumlar kesinlikle milli olamazlar.

Bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne baktığımız zaman, milli olarak tanımlayabileceğiniz bir siyasi parti bulabilmemiz ne yazık ki imkansız. Onlar yalnızca milletin değerlerini savunur görünen fakat gerçekte emperyalizme hizmet etmekte olan düzen partilerinden başka birşey değildirler.

O nedenle birleşecek olan Milli Güçleri, TBMM içerisinde değil, dışında aramamız gerekiyor. Bu düzen partilerini milli olarak tanımlayıp ve bunların birleşmesi sonucunda toprak bütünlüğümüzün korunacağını zanneden yurttaşlarımız, emperyalizmin psikolojik etkisi altında kalmış olan kandırılmış yurttaşlarımızdır.

Milli olmak, anti-emperyalist olmaktır.

Milli olmak, kapitalizme karşı emekten yana olmaktır.

Milli olmak, yurtta ve cihanda barış içinde yaşamayı arzulamaktır.

Milli olmak, laik olmaktır.

Milli olmak, Cumhuriyetten yana olmaktır.

Milli olmak, Mustafa Kemal olmaktır.

Milli olmak, devrimci olmaktır.

Milli olmak, onurlu olmaktır.


Devam edeceğiz...

Gökmen ESGİN - 26 Ağustos 2012
http://www.vatanhaberajansi.com/

Son Yazılar