rafet balli

İhvan kavgası! (1)

Bizde “Müslüman Kardeşler” diye bilinir.

İslam dünyasında İhvan'ul Muslimin.
Ya da kısaca İhvan.
Kelime anlamı: Kardeş.

*** *** ***
İhvan hareketi Katar kirizinin nedenleri arasında gösteriliyor.
Suud cephesi diyor ki:
Katar, İhvan'ı destekliyor.
Oysa, Katar bir terör örgütü.

*** *** ***
İhvan'ın nasıl bir örgüt olduğu tartışmalı.
Fakat Katar tarafından desteklendiği kesin.
Konuşmamız gereken şu:
Bir: Arap hanedanları İhvan'dan niçin korkuyor?
İki: Katar niçin destekliyor? Kendisi de bir “emirlik” olmasına rağmen.
Üç: Atlantik cephesi bu işin neresinde?

*** *** ***
Önce kısa bir tarihçe.
İhvan'ın Mısır'da kurulduğunu biliyoruz (1928).
Bir köy öğretmeni tarafından (Hasan el Benna).

*** *** ***
Hareketin özelliklerine bakalım.
Cemaat miydi: Biraz. Özellikle alt kademelerde.
Tebliğ çalışmaları... Yardım faaliyetleri ön plandaydı.
Bu yönüyle Türkiye'deki cemaatlere benzer.

*** *** ***
Siyasal İslamcı mıydı: Belli oranda. Daha çok üst kademelerde.
Siyasal hedeflerini saklamıyordu.
Toplumun İslamileştirilmesi üzerinden rejimin de İslamileşmesi gibi.

*** *** ***
Tasavvuf hareketi miydi: Değildi.
Fakat Selefiler gibi tasavvufu din dışı saymazlardı.
Tasavvufi esintiler de görülürdü. Örneğin “zikir” yaparlardı.

*** *** ***
Bir not:
İhvan'dan önce Mısır'da İslamcı bir cereyan vardı aslında.
19. yüzyılın ikinci yarısında başlayan.
Temsilcileri: Muhammed Abduh ve Reşit Rıza gibi isimler.
İhvan, bu akıma mesafeli durdu genellikle.
Abduh çizgisi “reformcu” ve “modernleşmeci”ydi onlara göre.
Bu yüzden: Abduh çizgisinin gerisinde kaldılar hep.

*** *** ***
Bir not daha:
Aslında İslamcı reformculuğun asıl mimarı Cemalettin Afgani diye bilinir.
Abduh da onun takipçisi sayılır.
Afgani, daha geniş coğrafyada etkiliydi. Osmanlı aydınları dahil.

*** *** ***
Devam edelim.
İhvan'ın yola çıktığı dönemde Mısır tablosu farklıydı.
İngiliz hakimiyetindeydi ülke.
Rejim de krallıktı.
İhvan, “bayrak” açmayı denemedi iki konuda da.
Ne İngiltere hakimiyetine karşı.
Ne de Krallık rejimine.

*** *** ***
İkinci Dünya Savaşı (1939-45)...
Özellikle İsrail'in kuruluşu (1948).,,
Derin değişimlerin önünü açtı.
Milliyetçilik rüzgarı esmeye başladı Arap coğrafyasında..
Cezayir'de, Suriye'de, Irak'ta... Öncelikle Mısır'da...
Genç subaylar hareketi... Cemal Abdül Nasır iktidara geldi (1952).
Kısa bir uzlaşma dönemi. Nasır milliyetçiliğiyle İhvan İslamcılığı arasında (1952-54).
Sonrası: Milliyetçilikle İslamcılığın mücadelesiyle geçti.

*** *** ***
1950'ler...1960'lar...
İhvan'ın sertleştiği dönemler.
Nasırcı milliyetçiliğe karşı.
Seyid Kutup radikalizmi bu duruşun ürünüdür.
Nasır Siyonizme ve ABD'ye karşı mücadele ediyordu.
İhvan'ın hedefi ise Nasırcılıktı.

*** *** ***
1967 Arap-İsrail savaşı dönüm noktası.
Atlantik cephesi bütünüyle İsrail'in arkasında.
Arap milliyetçiliğinin iki kolu: Mısır'da Nasırcılık... Suriye'de Baasçılık...
Ağır askeri yenilgiye uğradılar.
Filistin bütünüyle işgal edildi.
Suriye, Mısır ve Ürdün toprak kaybettiler.

*** *** ***
Sonuçta: Arap dünyasında ideolojik bir kırılma yaşandı.
Geniş kitlelerin, özellikle gençliğin gözünde olan şuydu.
Milliyetçilik itibar kaybetmişti.
İslamcılığın önü açılmıştı.
Bu süreçte İhvan, bütün Arap ülkelerinde örgütlendi.

*** *** ***
Üzerinde durulması gereken husus: Atlantik cephesinin tercihi.
Şaşırtmadılar.
İstikrarlı bir şekilde Arap milliyetçiliğine karşı durdular.
İslamcı hareketleri ise arkaladılar.
Filistin en tipik örnek.
ABD ve İsrail'in tercihi FKÖ'ye karşı Hamas'tı.
Malum: Yaser Arafat'ın FKÖ'sü (Filistin Kurtuluş Örgütü) milliyetçi.
Hamas: İhvan'ın Filistin kolu.

*** *** ***
(Not: 1990'larda FKÖ etkisini kaybetti.
Hamas öne çıktı.
İsrail'e karşı uzlaşmazlığı o temsil etmeye başladı.)

*** *** ***
Sürecin bozucu etkileri milliyetçi saflara da yansıdı.
Mısır milliyetçiliği teslimiyete girdi.
Enver Sedat: Nasır'dan sonra iktidar olmuştu (1970)
1975'ten başlayarak Atlantik kampına geçti.

*** *** ***
Mısır milliyetçiliğinin ana gövdesi karşı çıkmadı teslimiyete.
Bu: Nasırcılığın itibar ve güç kaybını hızlandırdı.
İtiraz, radikal İslamcılıktan geldi. Özellikle İsrail'le uzlaşmaya karşı.
İslamcı bir teğmen Sedat'ı öldürdü (1981).

*** *** ***
(Not: Süreç yine Türkiye'ye benziyor.
Hatırlansın: Kemalist kadrolar NATO sürecine itiraz bile etmediler.
İsmet İnönü ve CHP'nin ana gövdesinden söz ediyorum.
Ağır sonuçları oldu bunun.
Teslimiyet süreci İslamcılığın iktidar olmasıyla tamamlandı.)
Konuya devam edeceğim...

Rafet BALLI - 14 Haziran 2017 - Aydınlık

Yazarlar

Sunny

18°C

Istanbul