wall street amerikan yuzyilinin cokusu225

Tek kutuplu dünyanın unutulan ayağı: Rezerv para!

Tek kutuplu bir dünyanın sürdürülmesi için, özellikle Bush yönetimi döneminde ivme kazandırılmış olan ve devam eden süreç, kısaca Amerika'nın küresel sacayağı şu dört ayaktan oluşmakta:

*Teknoloji tekelini elinde tutan askeri güç,

*Kültürel alanda, tek dile-İngilizcenin yaygınlaştırılmasına dayanan küresel etki alanlarının genişletilmesi, Holivut’un da etki alanındaki kültür emperyalizmi

*Sosyo-politik alanda, finans kapitalin büyük çoğunlukla müridi olduğu evangelist-siyonist dünya görüşü denetiminde, İslam aleminde ise Gülen hareketine ivme kazandırılan model üzerinden tek ya da "yakınlaştırılmış bir din"le insanlığın, küresel imparatorluğa uyumunun sağlanması, 

*Ekonomik alanda, başta silah, ilaç, uzay ve iletişim endüstri ve teknolojileri desteğinde  tek  para  birimine, rezerv para olarak dolara dayanan  küresel hegemonya,

Diğerlerini bilmeyen kalmadı; biz gelelim paracıklara …

Bu bağlamda 1971 yılı çok önemli…

Başkan Nixon döneminde, sürekli finansal ve ticari açıkların ABD altın stoklarını eritmesi nedeniyle,  Bretton Woods Anlaşmasının 1ons altın=35 dolar paritesi-ölçüdüne göre dolar basılabilmesi (emisyon) zorunluğunun  27 yıllık ömrü sona erdirildi. Dolar ve başlıca döviz fiyatları artık piyasa güçlerince belirlenecekti. Böylece ABD, doları karşılıksız basarak istediği gibi dünyaya dağıtmak imkanına kavuşurken, dolar dünya merkez bankalarının rezerv parası oluyordu.

Ancak, evdeki ya da ekonomik alandaki hesap çarşıya uymadı. Bakın, neler oldu:  A.B.D. 2007 finans krizinden bu  yana 12 Trilyon doları aşan kurtarma paketleri uygulayıp;

Gayri Safi Milli Hâsılasının sadece yüzde 13’ünü üretirken

Dış ticaret açığı 650 milyar dolar cıvarında… Ne yapacaklarsa; sanki çok kullanacak adamları varmış gibi Trump’ın Suudilere ve Katar’a tabiri caiz ise “itelediği” sırasıyla 130 milyar dolar, Katar’a 11-12milyar dolarlık silah bu açığı kapatır mı? Bilinmez…  

Ulusal borcu 7,5 trilyon dolar…

Her gün 1 milyar dolar nakit paraya ihtiyaç var.

Sadece Çin’den alınan borç 80 milyar doları aşmış durumda...(1)

Böylece, ABD.de başlayan, bir bölümü sanal ekonomide patlayan, kayıt dışı ya da yasa dışı etkinliklerle "şebeke suyuna lağım suyu da karıştıran"  uluslar arası finansal yapı, dolar ekseninde öngörülen  ekonomik hegemonyayı iyice tartışılma sürecine sokmakta….     

Bakın neler oldu ya da oluyor?

*Film. Avrupa Birliği’nin, ortak para birimi “Euro”ya geçişi ile başlıyor….  

 *Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar, Umman ve Bahreyn’in 1 Ocak 2010'dan itibaren  “El Halici”  adı verilen bir ortak para birimini   hedefledikleri  izleniyor.

 * Latin Amerika‘nın Chavez öncülüğünde başlatılan ortak para birimi ve kendi  ekonomikalanı içinde gittikçe gelişen bir yapılanma içinde olduğu biliniyor.

 * Bu bağlamda, Arjantin’in Çin’den  10 milyar dolar karşılığı  70 milyar yuan aldığını ve aralarındaki ticaretin bu para birimine göre yürütüleceği ifade ediliyor.

* Rusya Federasyonu, Kazakistan, Beyaz Rusya, Kırgızistan, Tacikistan'ın  "Avrasya Ortak Para Birimi"ne geçiş çalışmaları yapıldığı basına yansıyor.

*Çin, Avrasya-Pasifik alanı için yeni bir para birimi öngörmektedir.

* Ayrıca Çin’in  Brezilya ile ticaretinin  Yuan üzerinden yapılacağı açıklanıyor…   

* Türkiye ile Rusya Federasyonu  aralarındaki  ticaretin Ruble, TL. üzerinden yapılması konusunda  anlaştığı da  gündemde yer alıyor…

*Aynı şekilde, Çin Büyükelçiliği  müsteşarı, Türkiye ile  Çin arasındaki ticaretin ,Yuan ve TL üzerinden yapılmasını öneriyor… 

* Son gelişmeler içinde, Haziran 2009 ayı ortalarında “BRİC” Brezilya, RF, Hindistan ve Çin’in  iştiraki ile yapılan ekonomik zirvede, dolar yerine ikame edilecek yeni bir para birimi için çalışmalara başlanması hususunda görüş birliğine varılıyor.( Bu yakınlaşma ile eş zamanlı  olarak, Hindistan ve Çin hudut bölgesinde  bazı ihtilafların çıkmış olması da anlamlıdır!!!)

*Ayrıca,  Beyaz Rusya, RF ve Kazakistan’ın   gümrük birliğine gitmeleri, gene RF, Kazakistan ve Ukrayna’nın aralarında   buğday birliği oluşturacakları  da aynı haberlerde yer alıyor.  

 *Putin, bu açılardan, Dünya Ticaret Örgütü ile karşı karşıya geliyor… Yeni bir para birimine oluşturulmasına ilişkin yaklaşım ve çabalara ABD şiddetle direniyor…

Görüldüğü gibi, dolara duyulan güven ve dünya rezerv para birimi olarak Bretton  Woods’tan  bu  yana süre gelen   etkinliği, yaşanılan küresel finansal krizler sonucu olarak derinden sarsılıyor... Bu süreç, ülkeleri yeni arayışlara, birlikteliklere  yönlendiriyor, giderek itiyor... 

Süreç bir taraftan yeni güç dengeleri arayışlarına neden olurken diğer yandan da,  finans kapital üzerinden etkinlik sağlamayı  amaçlayan  politikalar ve stratejilere  karşı çeşitli ülkelerin  mukabil  stratejiler oluşturmalarına neden oluyor....   

Bu dolar şımarıklığının serbest piyasadaki bir başka yanıtı ise başta altın olmak üzere değerli maden fiatlarındaki gelişmeler… Ülkelerin merkez bankaları, 2011 den itibaren  yüksek hacımlı altın alımlarını sürdürüyorlar…

Şimdi gelelim bu çerçeve’de Türk-Amerikan ilişkilerindeki fırtınalı havaya…

Türkiye,Rusya ile ticaretinde belki de nükleer santral ve S-400 füze alımları da dahil olmak üzere ABD Doları yerine, iki ülkenin para birimleri, yani TL ve Ruble ile yapılması konusunda adım atmış ve Putin ile bu konuda anlaşmıştı; bununla da yetinmedi; bu kez İranla 60 milyar Dolarlık ticaret hedefine imza attı ve de bu ticaretini ABD Doları ile değil kendi para birimleri ile yapacağını duyurdu.

Bazı emekli bakanlar, Halk Bankası Gn. Md. Yrd. dahil 200’ün üstünde kişiyi kapsayan Reza davası, korumalar olayı, ABD’nin terör örgütü PKK’ya (PYD) ağır silahlarla Akdenize açılması öngörülen koridor, medyaya yansıyan Tillerson mektubunda görüldüğü üzere Barzanistan’ın bağımsızlığının “Tavşana kaç, tazıya tut” uslubü ile desteklenmesi, Metin Topuz’un ve ABD’li rahibin tutuklanması ve karşılılıklı “Vize ambargoları” ile  tırmanma devam ediyor…Durmadan zarar yazan THY’a milyarlarca dolarlık uçak alımı da bu tırmanmayı pek durduramıyor…

Aslında bu tür filmlerin, dolara karşı tavırlara sert tepkilerin yeni olmadığı biliniyor… Ama sürekli yeni versiyonları piyasaya çıkıveriyor…

Örneğin; Avro bölgesine karşı en büyük üç gücünden biri olan İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması, Çekoslovakya’nın bölünmesi,  İspanya’da Katalon ayrılıkçı hareketi ve bu devinimin sonucunu bekleyen BASK hareketi,  İtalya’da ayrılıkçı Kuzey Ligi (Lega Norda) ve Alto Adice bölgesi, Belçika’da yükselen Vallon-Flaman gerilimi, Fransa’da Korsika ve Bretonlar, Almanya ‘da Bavyera hassasiyetleri… 

Kuveyt üzerine çullanmasına göz yumulan Saddam’ın, 2000 yılında, petrol ticaretinde ABD Doları yerine “Euro”yu kullanacağını açıklamasına karşı ABD, defterinin dürülmesi… Daha sonra yalan olduğu kesinlikle kanıtlanan, “Irak’ın kitle imha silahları ürettiği” gerekçesiyle perişan edilmesi, 1.5 milyondan fazla insanın öldürülmesi ve nihayet Saddamın infazı…

Eveeet, artık soru şu: Bölgemizde oluşmakta olan yeni güç dengeleri, tek kutuplu dünyayı sona erdirerek ABD’nin yukarıda geçmişten örnekleri verilen marifetlerini yinelemeyecek  ölçüde güç kaybına uğratmış mıdır?

Dipnotda da görüldüğü üzere bizzat bazı Amerikan düşünürleri bu görüşte …

Dileyelim; böyle olur; ülkeler geleceklerini, vahşice ve alçakça operasyonlara tabi tutularak değil,  kendi özgür iradeleriyle demokratik yoldan belirlerler… 

(1) Kirkpatric Sale ,  “Amerikan İmparatorluğu’nun Çöküşü” http://www.hurriyet.com.tr/planet/18281432.asp

Noyan UMRUK – 17 Ekim 2017 – ABC

Yazarlar

Partly cloudy

10°C

Istanbul