barzani_ikinci_hedefimiz_turkiyedir_26eylul1966_225

Öcalan-Barzani boru hattı hizmete açıldı!

Bu kaçıncı “amaç nihai çözüm” hikayesidir?.. Saya saya bitiremedik. Ama bu sefer kendileri açısından “nihai çözüm” e çok yaklaştıklarını sanıyorlar.

Eli kanlı, sapık, görüşeni “şerefsiz” ilan ettikleri cani ile sarmaş dolaş oldular. “Barış adamı Öcalan(!)” üzerinden binbir tezgah ile hedeflerine varmak istiyorlar. Kendisi zaten pis olan bu yeni açılımda burnuma daha da pis kokular geliyor. Yandaş medyaya Öcalan’ın ağzından çıkmış gibi servis edilen “barış” mesajlarının hiç birine inanmıyorum. Öcalan’ın değil en az onun kadar kirli olan çapulcu başı Barzani’nin senaryolarını ve taleplerini yerine getiriyorlar.

“Kandil’e Öcalan hükmeder”miş… Güleyim de boşa gitmesin. İmralı’ya giden ekibe dikkat edin. Barzani ile İmralı arasında mekik dokuyacaklar. Bizim “Muhteşem” ve ekibi de Barzani’den gelen talimatları harfiyen yerine getirecek. Zaten öyleydiler. Anlayacağınız; İmralı-Barzani hattı resmen kuruldu. Oyunun baş aktörü belli, bizimkiler figüran. Bu arada, Türkmenlerin Kuzey Irak’a “entegre” edilmesi oyunlarını da unutmayın.

“Muhteşem”, İmralı canisi ile tatlı tatlı diyaloglarını sürdürürken, Kandil’deki caniler MOSSAD ajanları ile yol haritasını tamamladılar. Kış aylarında inlerine giren teröristleri ve azalan eylemleri bize barış süreci olarak yutturmaya çalışıyorlar.
Ha!.. Bu arada “Muhteşem” yeni anayasa çalışmalarında ve başkanlık sistemi arzusunda işi rölantiye almış gibi yapıyor.. Neden acaba?..

Aklıma şu sorular takılıyor;

“Bürokratik oligarşi bizlere duyurmadan ’Muhteşem’e acaba Anayasanın değiştirilemez ve de değiştirilmesi teklif edilemez maddelerini bir daha mı hatırlattı?”

“Bu yüzden biraz(!) canı yanan ‘Muhteşem’, ağabeylerinden aldığı talimatla son sürat Öcalan-Barzani kavşağına mı girdi?” ..

Neyse!..

“Sayın Öcalan” tiyatrosu ve İmralı trafiği ile ilgili, terör uzmanı Doç. Dr. Emruhan Yalçın’ın görüşlerini aktaralım;

“Hatırlarsanız açlık grevinde de aktör haline getirilmeye çalışılmıştı. Devlet eliyle Öcalan’ın aktör haline getirilmesi… Öcalan’a aslında kaybolmuş olan prestijini devlet eliyle kazandırma ve ondan istifade etme yolu açılıyor. Bu ikinci aşama. Birinci aşamasını açlık grevlerinde denediler, şimdi ikinci aşamasını deniyorlar. Bu aşamada da silah bırakma ve daha önce dillendirmiş oldukları militanların yurtdışına gönderilme meselesi. Burada asıl sizin sorduğunuz soru; Öcalan bunu yapmaya yetkili mi? Ya da bunu yapabilecek güçte mi?.. Devlet o gücü ona vermeye çalıştı fakat süre çok az. Açlık grevleri biteli çok olmadı. Öcalan’a yüklenen o güç henüz yerini bulmadı. Türk kamuoyunda bulmuş olsa bile, dağda bulmadı tam yerini. PKK’nın sadece dağ, KCK değil aktörleri, bunun yurtdışında da bağlantıları var. Siz bugün bu işi ’hadi durdurdum’ deseniz bile, bunun yurtdışı bağlantıları var. PKK, sadece bir terör örgütü değil, aynı zamanda bir mafya haline geldi. Kaçakçılık, insan kaçakçılığı, eroin kaçakçılığı, para aklama mafyası haline geldi. Bunu birden bitirmek bence mümkün değil. Bu noktada Öcalan’ın tam olarak bir aktör olmadığı ve bütün örgüte, saydığım Avrupa, Amerika ve diğer kaçakçılık birimlerinin hepsine birden emir komuta edebilecek bir aktör olmadığı kanısındayım. Hükümet ona o aktörlüğü vermeye çalıştı ama yeterli gelmeyecek, nedeni de demin saydığım sebepler.”

–Bu süreç bizi nereye götürecek? Bunun arkasından ne gelecek? Kim çıkacak perdenin önüne?..

“Bundan sonraki hamle belli. Bir federasyon veya konfederasyon olacak ki Öcalan’ın serbest bırakılması, en azından birinci aşamada ev hapsi. Öcalan, ’Ben bunu dört duvar arasında yapamam’diyecek. Bunu ifade ettiğini de düşünüyorum. ’O halde nasıl yapabilirsin’denecek o da birinci aşamada ’En azından evimde, ondan sonraki aşamada da siyasetin içerisine bizzat girmek suretiyle Türkiye Cumhuriyeti devletine katkıda bulunayım’ diyecek. Bu da ancak olabilecek şekliyle yakın gelecekte, bir federasyonu getirecek. Bunun arkasından ne gelecek?.. Barzani ile iyi ilişkileri göz önünde bulundurduğumuzda, Barzani’nin başka çıkış yolu olmadığını da düşünürseniz ve Maliki ile olan gelişmeleri de göz önünde bulundurursak, Kuzey Irak’ın da Türkiye’ye bağlanmak suretiyle bu federasyonun ya da konfederasyonun bir alt yapısı oluşturulmaya çalışılacak diye düşünüyorum.”

–Bu Büyük İsrail Projesi demek değil mi?

“Evet, bu Büyük İsrail Projesi’dir. Başlangıçta Büyük Kürdistan Projesi’dir. Büyük Kürdistan Projesi’nin birinci ayağı bizden temin edilmiş oldu. Biz birinci ayağı Suriye bekliyorduk, Suriye olmadan Türkiye ayağı gerçekleşmiş olacak. Ondan sonra Suriye ayağı temin edilecek. İran ayağı şu an biraz zor gibi görünüyor. İleriki aşamalarda düşünecekleri değerlendiriliyor. Bundan sonraki gelişmeler ne olabilir; Amanoslar’da PKK’nın çalışması var. Bu çalışmasını durdurulacağını sanmıyorum. Bunu da devam ettirmek suretiyle İskenderun’a bağlanan Büyük Kürdistan yaratılacak. Büyük Kürdistan’ın denize limanı olmadan yaşaması mümkün değil. O liman da İskenderun’da temin edilecek. Bu, Amerika’nın Büyük Orta Doğu Projesi’nin öngördüğü bir şey. Buna AB de sıcak bakıyor. Ömrümüz yettiği süre içerisinde biz göreceğiz ondan sonrakileri de bizim çocuklarımız, torunlarımız görecek. Tarihe tanıklık edecek diye düşünüyorum.”

“Başbakanlıkta bulunan böceklere ne oldu mu” diye sordunuz.

Araştırdım; MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile Öcalan görüşmesinde konu gündeme gelmemiş.

Rahat olun!…

Ahmet TAKAN -  05 Ocak 2013 - Yeniçağ

Yazarlar

Mostly clear

13°C

Istanbul