dogan yurdakul19

Doğan Yurdakul güle güle arkadaşım..

Dostların ardından yazmayı hiçbir zaman sevmedim. Gene sevmiyorum. Hemen kabullenmek gibi geliyor. Dostluklar daha uzun sürer, öyle düşünüyorum.

Barış sabah telefonda “bir şey yazmak isterseniz” dedi. Ne olabilirdi; ne yazılabilirdi ki?

Hafızam yanıltmıyorsa eğer anımsadığım ilk karşılaşmadan düne dek 45-46 yıl olmuş.

1960’lı yılların sonu 1970’lerin başında, Ankara’da, Çankaya-Farabi’de aynı sokakta, Nergis sokakta oturduk. Doğan Yurdakul eniştesi Doğan Avcıoğlu ile birlikteydiler. Avcıoğlu Ankara’da 1969’da haftalık Devrim dergisini çıkartmaya başlamıştı. Devrim’in yayın merkezi Adakale sokaktaydı. Doğan Yurdakul Aydınlık’ta çalışıyordu. Aydınlık da Adakale sokaktaydı. Devrim’in ofisinin karşı dairesindeydi. Kapı komşusu idik. İş yerlerinde de birlikte gibiydiler. Ben de 1969 sonlarına doğru sevgili Uluç’un elimden tutup götürmesi ile Devrim’e gidip gelmeye başlamıştım. Doğan Yurdakul ile mahalle komşuluğunun yanı sıra gazetecilikte de1969 sonbaharında tanıştık. Doğan o zaman 6-7 yıldır gazeteciydi. Genelde Rüzgarlı Sokak’ta çalışmıştı.

Doğan Yurdakul basında Yenigün gazetesi ile başlayan, gazetecilik, dergicilik, yayın yönetmenlikleri ve yapımcılık ile “habercilik” dünyasında düne kadar hep var oldu. 1997’de emekli olmuştu. Ara vermeden düne kadar devam etti. 1963-2017 arasında 54 yıllık gazeteci “haberci” idi.

Ankara Deneme Lisesi’nden sonra Ankara Hukuk’tan mezundu. Paris’te Sorbonne’da yüksek lisans, Cenevre’de Fransız dili ve uygarlığı çalışmıştı. Gazetecilik için fazlasıyla donanımlıydı.

Yenigün’de başlayan serüven, dönemin iddialı siyasi-habercilik kanalları olan Ulus gazetesi, Kim ve Yön-Devrim dergileri ile sürdü. Yön ve Devrim’de Avcıoğlu ile beraberdi.

Yön döneminden sonra Avcıoğlu ara vermiş ve sonra Devrim ile yeniden yola çıkmıştı. 1970 ile başlayan yeni dönem, Türkiye’de neo-liberalizmin ve İslamcı referansların kamu eli ile desteklenmeye ve yerleşik hale getirilmeye çalışıldığı dönem oldu. 12 Mart 1971, 24 Ocak ve 12 Eylül 1980, Aralık 1999-Ekim 2000 ve Kasım 2002.

Doğan Yurdakul 12 Mart döneminde Mamak Askeri Cezaevi’nde “tutukluydu.” 1974 affından sonra yeniden gazeteciliğe döndü. Aydınlık’ın Ankara temsilciliğini yapıyordu. Mamak’ta koşullar çok sert idi.

KİTAP YAZMAK!

12 Eylül ilk iş olarak Aydınlık’ı kapattı ancak Doğan’ı tutuklamadı. Yankı dergisinde sorumlu yazı işleri müdürü olduğu sırada Yankı dergisine açılmış davaların toplam süresi 200 yılı aşmıştı. Sonuç kesinleşince yurt dışına çıktı. 1974 affı gibi, 1991 affı ile geldi. Türk Ceza Kanunun ünlü 142. maddesi kaldırılınca Doğan Türkiye’ye döndü. Gazeteciliğe devam etti, 1997 yılında emekli oldu. Hep isteği, söylediği işi yapmaya başladı. Kitap yazmak.

Doğan öyle yaptı. Türkiye’de insanların ayrıntılarını çok bilmek istedikleri konularda yazdı. Ayrıntıları yazdı.

Doğan’ın izlediği yolu izleyen genç yazarlar Türk toplumunda bilinmeyenleri bilinir hale getirecek yazma işlerine başladılar.

En son Doğan ile yayına hazırladığı “Rejim ve Devrim” için konuştuk. Doğan Avcıoğlu’nun Yön ve Devrim dergilerinde 1963-1971 arasında çıkan yazılarından yaptığı seçki ile yayına hazırlamıştı. Önsöz yazmamı istedi, onu konuştuk.

Kitap yazma döneminde 1997 sonrası dönemde, çok uzun zaman harcadığı bir kitap oldu. Abla Sevil Yurdakul (Avcıoğlu) Farabi Nergis sokakta otururken vefat etti. Dışişleri Bakanlığı’ndan emekli idi. Doğan Yurdakul evi elden geçirirken kütüphanede el değmemiş defterler buldu. Defterler Avcoğlu’na aitti ve ayrıldıktan sonra Sevil hanımın evinde kalmış (unutulmuştu). Çok zaman harcadı, AvcıOğlu’nun yazısını okumak zordu. Ancak yayına hazır hale getirdi ve Türklerin Tarihi’nin 6. kitabı olarak; “Osmanlı’nın Düzeni” adı ile Yurdakul’un büyük emekleri ile 2013’te yayımlandı. Böylece, Milli Kurtuluş Tarihi ve Türkiye’nin Düzeni ile birlikte Avcıoğlu’nun “Türk Tarihi” tamamlandı.

Yeni gelen bir açıklama var. Yurdakul ailesinin büyükleri Doğan Yurdakul’dan sonra Doğanlar’dan kalan (Yurdakul ve Avcıoğlu) kütüphaneleri ve çalışmaları Soner Yalçın’a devretme kararı almış. Yapılabilecek, alınabilecek en doğru kararı almışlar.

Bana “abartıyorsun” demeyin. Cumhuriyet’e ait son 100 yılın en güvenilir arşiv bilgileri artık çok güvenilir bir elde.

Doğan Yurdakul güle güle arkadaşım.

Nazif EKZEN – 06 Eylül 2017 – Odatv

Yazarlar

Sunny

22°C

Istanbul