baris terkoglu pehlivan1

“Barış”ların tutuklanması hangi “barışların” işaret fişeği ?

Ve maalesef Barış Pehlivan kardeşim de tutuklandı!..

Uzunca bir süredir sadece ben değil birçok kişi, “FETÖ'yle mücadele” adı altında yapılanlar için, “Biz bu filmi ayniyle vaki yaşamadık mı?” noktasındaydı...

Nihayetinde “FETÖ”nün bile yapmadığının yapıldığını ve Odatv'ye erişim yasağı getirildiğini bile gördük...

Yani benzerlik tablosu aşıldı...

Günlerdir “Neden?” diye düşünüyorum...

Evet, Odatv Silivri zulmüne rağmen kimseye biat etmedi...

Evet, yazılamayanları yazarak her yelpazeden pek çok kişi ve kesime rahatsızlık verdi...

Evet, fikri takip yaptı; birilerinin unutmak, unutturmak, silmek istediği geçmişlerinin aynası oldu...

Ama aynı zamanda her kesimin, en nefret edenlerin bile dikkatle takip ettiği neredeyse yegâne mecra oldu...

Çünkü onların da habere, gerçeği ihtiyacı vardı ve olacaktı!.. Odatv'nin susması/susturulması sadece Milletimizin değil, kendilerinin de nefes borusunun kesilmesi demekti.

O yüzden bu operasyonun görünmeyen sebepleri ile ilgili yürütülen tahminler, yapılan yorumlar büyük ölçüde doğru olsa da “Neden” sorusunun cevabını aramaya devam ettim.

Tüm tahminlerin ötesinde bir sebep olmalıydı!..

Pek çok kimseye afaki gelse de kafamdaki soruları paylaşarak, sormak ve sorgulamak istiyorum.

İlk kez bir operasyonu “FETÖ”yle ilişkilendirmediler. Acaba neden? Odatv ve FETÖ? Kimse inanmayacağı için mi? Ne önemi var; mevcut operasyon gerekçelerine kaç kişi inanıyor ki?

O halde en başa, “FETÖ”nün 2011'deki Odatv kumpasına dönelim.

“FETÖ” ile AKP arasındaki ilk kırılma ABD ve AB'nin, Barış'lar, Soner Yalçın, ben ve diğer arkadaşlar değil de bilhassa Nedim Şener ile Ahmet Şık'ın tutuklanmasına gösterdiği tepkiler yüzünden yaşanmadı mı? Dönemin Adalet Bakanlığı ve HSYK bürokratları İbrahim Okur, Ahmet Hamsici ile Birol Erdem'in bugün “FETÖ” suçlamasıyla yargılanırken verdiği ifadeler Şık-Şener için o süreçte devletin tepesinde kopan kıyametleri ete-kemiğe büründürmedi mi?

O zamanın “Milli kahramanı, heykeli dikilesi adamı” Zekeriya Öz adlı sözde savcı, Şık ve Şener'i tutuklattığı için gönderilmedi mi?

Odatv operasyonundan sonra ne geldi? MİT Müsteşarı'nı tutuklamaya yeltenme... Erdoğan ve diğer yetkililer o günlerde değil, ama 17/25 Aralık'tan sonra “FETÖ'nün gerçek yüzünü bu operasyonla gördüklerini” söylemedi mi?

9 yıl sonra bugün, yine Odatv'de, yine MİT'teyiz.

Yine Odatv suçlanıyor ve yine MİT'e “Operasyon çekildiği” konuşuluyor!..

Evet, havada kesinlikle bir “Operasyon” kokusu var.

Bu operasyon “Devlet içindeki güçlerin bilek güreşi” midir, ülkemiz üzerine gelen büyük felaketler öncesi son mıntıka temizliği midir bilemem;

Ancak ABD'nin hem FETÖ hem PKK'ya ilişkin isteklerinden hepimiz haberdarız.

İşte bu istekler kapsamında benim penceremden görünen manzara şudur;

Odatv operasyonu ile bir taşla çok kuş vurulmakla birlikte en önce “FETÖ”ye kocaman kırmızı bir gül gönderilmiştir!..

“Barış”lar tutuklanırken, başka “barışların” işaret fişeği atılmıştır!..

Müyesser YILDIZ - 06 Mart 2020

Yazarlar