muyesser yildiz5 

Ankara'nın Kıbrıs'tan daha önemli meselesi ne?

Kıbrıs için ikinci KKTC ve Rum Cumhurbaşkanlarının yanısıra garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere de katılacak.

Kıbrıs için ikinci konferansın 28 Haziran'da Cenevre'de yapılacağı açıklandı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in himayesindeki konferansa KKTC ve Rum Cumhurbaşkanlarının yanısıra garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere de katılacak. AB ise gözlemci olarak bulunacak.

Garantör ülkeler Dışişleri Bakanlarının katılımı ile gerçekleşen birinci konferans 12 Ocak'ta yine Cenevre'de yapıldı, Rum-Yunan tarafının “garantörlüğün sona erdirilmesi ve Türk askerinin Ada'dan çekilmesi” şartlarında ısrarı sebebiyle bu zirveden sonuç çıkmadı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Yunanlı mevkidaşı Kotzias'ın sarılıp, samimi pozlar verdiği zirvenin ardından Rum-Yunan tarafı, Türklerin masadan “kaçtığını” iddia ederken, bizim cenahta tam tersi şeyler söylendi.

Mesela Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun;

Rum-Yunan tarafının, “Masada AB de müzakereci sıfatıyla otursun” teklifine, “AB gözlemci olarak isterse gelir, bir başka odada oturabilir. Ama bu masada olamaz” diye kükrediği,

“Para lazım olunca bizi hatırlarsınız” diyen AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker'e de, “Sözlerinize dikkat edin, bizi parayla tehdit etmeyin. Daha Suriyeliler için söz verdiğiniz 3 milyar Avroyu bile veremediniz” cevabıyla şamar indirdiği anlatıldı.

Keza, BM Genel Sekreteri Guterres'in, “Teknik ekiplerin çalışmaya ne zaman başlayabilecekleri” sorusuna Türk ekibinin, “Hemen yarın sabah başlayabiliriz” karşılığını verdiği, Yunanistan ve Rum kesiminin ise, “Hazırlıklı değiliz” diyerek, 10 gün süre istediği bildirildi.

Çavuşoğlu'nun bu zirve sonrasında yaptığı resmi açıklamaya gelirsek; Kıbrıs görüşmelerinin aylar sürmesini istemediklerini belirtip, “En fazla bir ya da iki hafta içinde olacaksa da olmayacaksa da bunun kararını vermemiz lâzım” dedi.

12 Ocak zirvesi ile ilgili bir ayrıntıyı daha hatırlatalım; Zirvede ilerleme sağlandığı takdirde, Türk ve Yunan Başbakanları da Cenevre'ye gidecekti.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Başbakan Binali Yıldırım’ın 12 Ocak’ta yapılan görüşmelere katılmak için hazır olduğunu, ancak özellikle Yunanistan’ın başbakan düzeyinde katılım konusunda çekince göstermesi nedeniyle Yıldırım’ın da katılmasının uygun olmadığını belirtirken, Meclis'te gazetecilerin konuyla ilgili sorularını cevaplandıran Başbakan Yıldırım, “Yok, buradaki işimiz hepsinden daha önemli” diyordu.

ÇAVUŞOĞLU BUNU SÖYLEDİ Mİ?

Çavuşoğlu'nun, “En fazla bir iki hafta içinde olacaksa olsun” restinin üzerinden 5 ay, 22-23 hafta geçti ve biz hâlâ, “çözüm masasındayız”, 28 Haziran'da da Cenevre'ye gitmeye hazırlanıyoruz.

Rum-Yunan tarafı, Kıbrıs tezlerinde milim geri adım atmadığı, ABD ve AB'nin Rumlara desteği de aynen sürdüğü halde.

İşte son örneği:

Mayıs ayının son haftasında BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi ile biraraya gelen Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kotzias görüşme sonrası düzenlediği basın toplantısında, Kıbrıs'ın üçüncü bir ülke tarafından “işgâl” edildiğini öne sürerken, çözüm için garantörlük sisteminin kaldırılması ve Türk askerinin Ada'dan çekilmesi şartlarını tekrarlayıp, Cenevre zirvesinde Türkiye'nin bunları konuşmaya hazır olmasını umduğunu söyledi.

Asıl konumuz ise Kotzias'ın bu basın toplantısında, 1'inci Cenevre Konferansına dair gündeme getirdiği bir iddia. Kotzias, şunu söyledi:

“12 Ocak 2017 Perşembe günü akşamı Cenevre'de Türk Dışişleri Bakanı, Kıbrıs meselesinden daha önemli yapacak işleri olduğunu söyleyerek görüşmelerden çıkmıştı. Daha önemli işlerinin olup olmamasından bağımsız olarak Ankara'ya döndüğünde biz halen orada olmamıza rağmen görüşmelerden çıkanın biz olduğunu iddia etti.”

ÖNEMLİ İŞLER SURİYE VE BAŞKANLIK REFERANDUMU MUYDU?

Meğer Kotzias, bu iddiasını 12 Ocak'taki zirveden hemen sonra da dillendirip, “Türk heyeti Cenevre'den Suriye sorunu, anayasal reform gibi başka ve daha önemli şeyler olduğu gerekçesiyle ayrıldı” demiş.  

Kotzias'ın iddiası doğru muydu, Çavuşoğlu veya Dışişleri Bakanlığı buna herhangi bir cevap verdi mi bilmiyoruz, ama şunu biliyoruz:

Başkanlık referandumu bitti. Erdoğan-Trump görüşmesinden sonra Suriye gibi bir “sorunumuz” da kalmadı. O halde acaba Ankara artık gerçekte en önemli meselelerimizin başında Kıbrıs'ın geldiğini anladı veya anlayacak mı?

Lâkin şimdi de Katar sorunumuz var, değil mi?

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu dün Erdoğan'ın Katar sorununun Ramazan Bayramı'na kadar çözülmesini istediğini açıkladı.

2'inci Cenevre Konferansı'nın yapılacağı 28 Haziran, Ramazan Bayramı'nın hemen ertesi.

Sakın birileri de bizden, Kıbrıs sorununu Ramazan Bayramını müteakiben çözmemizi istiyor olmasın!..

Müyesser YILDIZ - 12 Haziran 2017 - Odatv

Yazarlar

Cloudy

21°C

Istanbul