Hulusi akar yasar guler  Joseph dunford Patrick Shanahan2

S-400: ABD’ye bağımlılığın panzehri…

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Güler’in Washington temaslarının hemen öncesinde

ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir telefon görüşmesi yaptı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre “iki lider, ABD’nin Suriye’den çekilme kararının müşterek çıkarlara uygun olarak ve ortak hedeflerine zarar vermeyecek şekilde uygulanması hususunda mutabık kalmıştı.

Türkiye ile ABD’nin Suriye’de ne gibi müşterek çıkarı ve ortak hedefi olduğu elbette tartışmalıdır ancak bundan daha önemlisi Türk ve Amerikan savunma bakanları ile genelkurmay başkanları müzakerelerinden önce iki liderin bir çerçevede yine uzlaşmış olmasıdır!

S-400 AKP’nin, güvenli bölge Trump’ın kozu...

Savunma bakanları ile genelkurmay başkanları arasındaki müzakerelerde “Suriye’de güvenli bölge” konusundan daha acil olarak, masaya S-400 konusunun geldiği anlaşılıyor.

Toplama baktığımızda Ankara’nın S-400 konusunu ABD’yle güvenli bölge müzakeresinde istediğini alabilmenin aracı olarak kullandığı; Washington’un da S-400 alımını engelleyebilmek için Ankara’ya güvenli bölgede taviz verme kozunu kullandığı anlaşılmaktadır.

Kuşkusuz S-400’lerin koz olarak kullanılması şaşırtıcı değildir. Zira anımsayacağınız gibi ilk ihaleyi Çin kazanmış, ancak AKP hükümeti bunu ABD’yle siyasi pazarlığında kullandıktan sonra iptal edip, bu kez ihaleyi Rusya’ya vermişti.

Rusya’dan S-400 alımı da, AKP’ye Suriye’de alan açılmasını kolaylaştırmıştı elbette!

Ardından AKP S-400’e yönelik Batı (ABD-AB) tepkisini azaltmak için bu kez de AB’den füze savunma sistemi almıştı.

İşin orada kalamayacağı, ABD’nin yeni bir Patriot teklifi yapmasından ve Ankara’nın “Patriot da alabileceğini” açıklamasından anlaşılıyor.

Yani sonuçta Türkiye tek bir füze savunma sistemi alacakken, günün sonunda üç farklı satıcıdan üç farklı füze savunma sistemi almış olabilir!

Pentagon’un 4 uyarısı...

Fakat ABD’nin Patirot satmakla yetinmeyeceği, S-400 alımını mutlaka engellemek istediği ortada…

Amerikan Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından hazırlanan, “ABD’nin Türkiye Cumhuriyeti ile İlişkilerinin Durumu” başlıklı belgenin “tasnif dışı” olarak, 26 Kasım 2018 tarihinde yayımlanan iki sayfalık “Yönetici Özeti” kısmında S-400’ler konusunda yapılan 4 uyarı, bunu ortaya koymaktadır.

Pentagon belgesine göre Ankara’nın ilan ettiği takvim olan Temmuz 2019’da S-400’leri yerleştirmeye başlaması halinde ABD’nin yapması gerekenler şunlardır:

1. ABD’nin düşmanlarına yönelik yaptırımı yasası”nın 231. maddesi kapsamında Türkiye’ye yaptırım uygulanması.

2. Türkiye’nin F-35 programına ortaklığının riske girmesi

3. Türkiye’nin gelecekteki ABD silah transferlerinden yararlanamaması ve ikili savunma sanayii işbirliğinin riske girmesi.

4. NATO’da birlikte çalışabilmenin zorlaşması.

Ankara S-400’den vazgeçemez...

ABD bunları yapar mı? Elbette yapabilir. Ancak bu dört maddeden göreceğimiz zarar, S-400’lerden vazgeçmekten göreceğimiz zarardan daha azdır. ABD’ye S-400 konusunda boyun eğme, 90’larda başlayan milli silah hamlesinin bitirilmesi, S-400’lerin teknoloji transferinden hareketle milli füze savunma sistemi kurabilme ve toplamda Türkiye’nin bölgesinde bağımsız hareket edebilme şansını kaybetmesi demektir.

Bize göre Türkiye kesinlikle S-400 alımından vazgeçmemelidir. Aksi takdirde, şimdiki AKP hükümeti, Türkiye’yi ABD’ye Erdoğan’ın BOP eşbaşkanlığı döneminden daha bağımlı hale getirecektir!

Düzeltme: Önceki yazımızda, dönemin üst düzey bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisinin medyada yer alan açıklamasından hareketle, Adana Mutabakatı’nda 5 km sınırının olduğunu ifade etmiştik. Ancak metnin orijinalinde herhangi bir rakam verilmiyor. Düzeltir, okurlarımızdan özür dileriz.

Mehmet Ali GÜLLER – 26 Şubat 2019

Yazarlar