yeryuzu adina225

Pierre Rabhi : "İhtiyaçlarımızda gösterişsiz olmayı, azla yetinmeyi öğrenmemiz gerekiyor!"

Çiftçi, yazar, konferansçı ve filozof - Cezayir kökenli Fransız filozof Pierre Rabhi,

doğaya ve insana daha saygılı bir toplum biçimini savunuyor. O, yer, insanlık ve Colibris hareketi derneğinin kurucusu, çok sayıda eserin yazarı ki onlardan biri "sade mutluluğa doğru", "Yer ve insanlık için manifesto" ve "Pierre Rabhi : umutların ekicisi" Olivier Le Naire ile,  bu büyük insanlık sevdalısı bize gezegenimiz için yeni bir ahlak dersi veriyor.

pierre rabhi4

- Geçtiğimiz Ekim ayında çıkan Olivier Le Naire ile "Pierre Rabhi : umutların ekicisi" görüşme kitabında bazen yaşamınızdaki en içsel konular, yaşam yolculuğunuzda izlediğiniz güzergah ve  güncel konular ile dünya üzerine soruları yanıtlıyorsunuz. Diğer eserlerinizle kıyaslanırsa bu alışık olunmayan bir girişim, niçin kendinizi bu yöne vermek istediniz?

Pierre Rabhi >>> Bu tanık olma bağlamındadır. Herbirimiz yaşadıklarını ve hayattan beklentilerini anlatabilir. Ve de, Olivier Le Naire'in zekice sorularını yanıtlamak bana doğa üzerine düşüncelerimi geniş kapsamlı tutmamı ve bugünün toplumsal sorunlarına daha açık bir şekilde karşı durmamı sağladı.  Yapabildiğim kadar, dünyamız için, insan türünün hayatta kalması için çok zorunlu davranış değişikliğine katkıda bulunmaya çalışıyorum

- Bu söyleşi boyunca,  sizi Ardèche'te, herşeyi terkederek çiftçi olmaya iten sebepleri anımsatıyorsunuz. Neydi bu tetikleyici faktör?

Pierre Rabhi >>> Hayatta kalmak için Paris bölgesinde  bir işyerinde çalıştığım anda...Haklı veya haksız, insanın doğasına yabancılaşmakta olduğunu hissettim. İnsan varlığı bir ücret karşılığında bir işyerine ve bir kutunun içine hapsedilmiştir. Bu şeyleri bir tutukluluk biçimi olarak yaşadım, bir miktar para karşılığında, hayatımın tümünü, varlığımı budamak zorunda kalarak ve bana çok fazla orantısız gözüken bir süreçte, emekliliğimi elde etmeyi bekleyerek kabul edemezdim.

- Siz bu anda mı agroekolojiye yöneldiniz?

Pierre Rabhi >>> Evet, tarım işçisi olmak, beni, toprağı nasıl işlediğimizi tanık olmaya götürdü. Endüstrileşmiş tarım biçimi, sistemli bir şekilde kimyasal ürünlerde çare arıyor. Anormal ölçüde, üretiyor ve yok ediyoruz. Bu, böyle bir çelişkidir. O zaman, ben, biyodinamik tarımla ilgilenmeye başladım ki onun temelleri Rudolf Steiner tarafından konulmuştur. Bu  salık verilen yöntemlerde, toprak, tarafımızdan kimyasal ürünler kullanmaksızın, yaşamın unsurlarıyla işlenebiliyor. Git gide daha fazla yaşam ile işbirliği içinde  olunması zorunlu olduğu düşünülüyor ve ortaya koyduğumuz mevcut sisteme de inanmamalı : endüstrileşme ve teknoloji harikaları, normalde insanlığın hayatta kalmasını mümkün kılması gerekir. Bu sistem, doğa ile bağımlılığımızı hesap edemiyor halbuki yaşamın devamlılığı var ve bu sadece doğadaki yaşam enerjisi sayesinde.

- Doğanın bugünkü durumu üzerine duygularınız nedir?

Pierre Rabhi >>> İnsanlığın kolektif olarak hayatta kalması için bu sorunsallık üzerine mutlaka zorunlu olan gezegensel ve politik kararların yeteri kadar hesap edildiğini düşünmüyorum. Gezegenin ne kadar hırpalandığı ve insanların kendi aralarında ne denli şiddete başvurdukları görülüyor. Bununla birlikte, İnsanın insanı yok ettiği ve insanların doğayı katlettiğinden dolayı genelleşmiş erken bunayan bir tür olduk. Hayata yönelik farklı ileri bir görüş  benimsemezsek, bu bize ölümcül tehlike olacaktır çünkü doğa kendini kurtaracaktır fakat insanoğlu kendi varlığını sonlandıracak tehlikenin içinde olacaktır. Bu, bugün karşı karşıya kaldığımız büyük bir sorundur. Dünyada büyük olaylarda dikkatli olmak  bilinçli olmak için yetiyor ki biz yok oluşuna koşan bir sistem içindeyiz.

- Olivier Le Naire'e verdiğiniz yanıtların birinde bilimsel ilerlemeyi doğanın yıkıcı ve aşırı sömürüsünün kökeninde olmakla suçluyorsunuz. Bilimin gidişatı tersyüz edeceğine inanıyor musunuz?

Pierre Rabhi >>> Bilim, herşey ona verilen bilince bağlı. En iyiyi ürettiği gibi en berbat şeyi de üretiyor. Bir yanda tıp bilimi diğer yanda atom bombası vesaire...Eğer bilim uyanık bir bilincin koruyuculuğunda olursa ilerlemede çok önemli bir yer alabilir. Herşey onu yönlendiren ve yönetenin ruhuna bağlı. Bu kolektif bilincin yükseltilmesi olayıdır. Bugün söylenebilir ki insanlık  önemli teknik olanaklara sahip fakat ne yazık ki bilinç, bilime olumlu bir özellik verebilmek için yeteri kadar yüksek değildir. İnsanın değişimi olmadan toplumsal değişiklik olamaz. Her zaman diyorum ki sonuç itibariyle bio ürünleri yiyerek dünyayı değiştiremeyiz. Değişiklik, örneğin okulda eğitim ile başlamalıydı zira herşey oradan başlıyor. Eğer çocuklara hayata, doğaya ve gelecek kuşaklara saygı göstermeyi öğretirsek o zaman başka bir düzene geçiyoruz.

pierre rabhi3

- Konferanslarınız git gide çok daha fazla sayıda insanın dikkatini çekiyor. Geniş kitleler tarafından yavaş yavaş sorunun anlaşılmakta olduğunu hissediyor musunuz?

Pierre Rabhi >>> Evet, gittikçe daha fazla. Mantığın uç sınırına gelip dayandığımız çok açık ve bugünden gelecek, herbirimiz için çok kötü ortaya konmuştur. Hangi geleceğe doğru gidildiği bilinmiyor. Mucizevi olduğu ve insanlığın gerçek ilerlemesini mümkün kılacağı sanılan toplum modeli  sınırlarına ulaşıyor : toplumsal olarak düzenin dışladığı bireylerin artışı, işsizliğin tırmanışı, doğal kaynakları tüketmekte oluşumuz, vesaire... Tüm bunlar birşeyi çok iyi açıklığa kavuşturuyor : eğer yaşam biçimimizi değiştirmezsek herhangi bir geleceğimizin olması olanaksızdır. Kıyamete kadar "herzaman daha fazla olacak" düşüncesini ebediyen yaymaya devam edemez ve savunamayız. Zeki olmak gerekiyor fakat insanlık ne yazık ki değildir. İnsanlık, geleceği olmayan bir tarih yaratmakta ve her çeşit yıkım işiyle uğraşmaktadır. Bu sistemi sorgulamalı ve başka bir bakış açısından yeni birşey yaratmalıyız.

Au nom de la terre (Pierre Rabhi) (Gezegenimiz adına...)
{youtube}lQBjsXAljhU{/youtube} 

- En son eserlerinizden birinde, siz  "sade mutluluk" mu öğütlüyorsunuz?

Pierre Rabhi >>> Ben israfa kaçmayan, sade, mutlu yaşam ve aşırıya kaçmamanın gücünü görmek ilkesinden hareket ediyorum. Bizim gerçek varlığımız eşim Michele ile bu seçime dayanıyor. Ölçülü-sade yaşam, "kutsal ekonomik büyüme"nin olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı oluyor ve kutsallık derecesindeki  bu bayat büyüme düşüncesi gezegenimizi yağmalıyor. Ekoloji tüm önceliklerin en önünde olması gerekir. Eğer ekolojiyi hayatın temeli olarak dikkate almazsak yaygınlaşmış bela bir canlı türü olarak sonumuza varacağız. Bugün mutlak surette ekolojiyle hayatta kalmanın zincirin ilk halkası saymak ve onsuz geleceği tasarlayamayacağımızı bilmemiz gerekiyor ki hayatın gücüyle işbirliği gereklidir.

-   Fransa'nın yeniden özerk ve  üretimiyle kendine yeterli olması için... Ülkemizde yeteri kadar işlenecek toprak kaldığını düşünüyor musunuz?

Pierre Rabhi >>> Evet, tamamiyle, fakat bugün egemen olan tarım bilimiyle, ki kimyasalların içindedir ve yok etmeden üretmesini bilmiyor. İşlemek için yeteri kadar toprak var kimyasallar kullanılarak yapılan tarımla değil fakat ekoloji, tarım bilimiyle bizim hayatta kalma ihtiyacımıza yanıtta yetenekli, bunu yaparken de, yok ederek üretme yolundan geçmiyor. Şimdi biz, çok önemli bir kumar oynuyoruz. Dünyayı yok eden bu mantığın dışına çıkmak gerekiyor, canlı dünyanın gerekliliğini hesaba katan ve suyu koruyan bambaşka farklı bir mantık için. Bugün olup biten şeyler çok iyi görülüyor, artık nefes bile alınamıyor, hayatı yok etmekte olduğumuzu hesap etmemiz gerekiyor, bu aşırı kirlilikten değil midir? Gayet açık bir şekilde görülüyor ki bu davranış hiç de var oluşun işleyişi ve gerçeği ile uyumlu değildir.

- Kirlilikten konuşurken, son zamanlarda, kirlilik üst seviyelerine işaret edildi. Kirliliği düşürmek için ne yapacağız?

Pierre Rabhi >>> Bunun çok kötü biteceğine yönelik risk var. Böylesine dünyayı kirletmeye devam edersek çünkü biz nüfusumuzun yoğun olduğu toprak dışı alanda,  bir toplumsal yaşam biçimini seçtik yani bu şehir mobilyalarının içine sıkışmış tutuklular gibi bir durum. Yaşam biçimlerinin çalışmadığını farkeden kitle gelecek tehlikelere maruz kalıyor en azından gıda maddelerinin kıtlığı olduğunda. Yanıt olarak, binlerce kilometre başka bir yerden ithal eden ve kirlilik doğuran bir sistemi seçmek yerine örneğin şehirlerin etrafında tarımsal üretimi örgütleyebiliriz. Bu sonuç olarak, bulunduğumuz yerde üretmemizi mümkün kılacak, istihdam yaratacak ve kirliliği düşürecek. Bu düzen, hayatta kalışı ve ulaşım araçlarına bağımlı olmayan nüfusun yiyeceğe ulaşabilirliğini sağlar. Yiyeceğe ithalat yoluyla ulaşmak, sağlığımız ve gezegenimiz için çok tehlikelidir.

pierre rabhi2

- Gıda kıtlığı gibi bir olayı anıyorsunuz, insanlığın davranış değiştirmesi için bu aşamada şimdiden çok fazla geç kalınmış olmuyor mu?

Pierre Rabhi >>> Şu anda kesinlikle acil bir  durum var fakat bu konuda bilinçler yükselecek mi? Sık sık dile getiriyorum ki çok şey yapmaya becerikliyiz ama zeki değiliz. Eğer dünya dışı yaratıklar bizi gözlemliyorsa kendi kendimizi yok ettiğimizden dolayı onlar bizi zeki bir canlı türü olarak bulmazlardı. Bizim doğaya ihtiyacımız var mı? Evet. Peki doğanın mutlak surette bize ihtiyacı var mı? Yanıt hayırdır. Her zaman herşeyi değiştirmek mümkündür fakat kolektif bilincin yükselmesi gerekiyor. Gelecek, insanlığın onu yapmaya becerikli olup olmadığı olacak. İnsanlık kendi gerçek tarihinin sorumlusudur.

- Son belediye seçimleri tamamlandı. Siz yeşiller partisinden herhangi birine oy kullandınız mı?

Pierre Rabhi >>> Maalesef, ben, bugünün dünyasının gerçeğiyle uyumlu politikalar göremiyorum. Bu, sürekli havanda su döğen sonuçsuz tartışmalardır. Benim için Ekoloji, güncel nutukları aşıyor. Ben  geniş anlamda ekolojinin savunulması için gönüllü askerim yani doğayı savunalım fakat insanı da. Birlikte yaşam için örgütlenmeliyiz fakat herbirimiz kendi köşesinde değil. Becerilerimizi, bilgilerimizi paylaşarak hemen hemen dünyanın heryerinde hergün maruz kaldığımız baskı ve zulme karşı bir dayanışma içinde olabiliriz. Gelecekte, bu model çalışacak, dayatılan bireyci anlayış değil.

- Kaya gazı politik tartışmalarda yeniden gündeme geliyor. Eğer Fransa bu gazı çıkarmak için temiz bir yol bulursa onu işletmek gerekir mi?

Pierre Rabhi >>> Hayır, Kanaatimce, insanlığın büyük sorunu modelin nasıl değiştirileceğini bilmektir. Biz, petrole ve nükleer enerjiye çılgınca yer veren, küresel bir mantığın ve başka modelleri tasarlamayan bir yenilikçi düzenin içindeyiz. Bugünün gerçek sorunu, sürekli ileriye doğru gitmek ve her zaman daha fazlaya doğru değil, bizim enerjiye olan iştahımızı  düşürmeyi mümkün kılan çözümlere doğru gitmek olmalıdır. Ölçülü olma ihtiyacı dikkate alınmazsa, her zaman daha fazlayı ve ebedi büyümeyi devam ettiririz. Sonuç olarak, çözümleri bulamayacağız. İhtiyaçlarımızda ölçülü olmayı öğrenmemiz gerekiyor.

- Notre Dame Des Landes dosyası hakkındaki duygularınız nedir? Şimdiden mücadelenin kaybedildiğini düşünüyor musunuz?

Pierre Rabhi >>> Bunu bilmiyorum. Her halukarda doğaya karşı mutlak bir şekilde olumsuz olan bir tasarı çeşidine öncelik vermek ve hayatı yok etmenin çok büyük hata olduğunu düşünüyorum. Hayatı sürdürmek havaalanları yapmaktan çok daha değerlidir. Biosfer yaşamın bile mantığıdır. Ne yazık ki, hayatın bizatihi kendisinin korunmasının, olmazsa olmaz bir özellik olduğunu, mutlak olarak hesap edemediğinden dolayı, yönetimler zeki değildir. Bu düzenleme yaşam için tehlikelidir ve sağlam bir dayanağı olmayan bir seçimdir. Ümit ederim ki bu gerçekleşmeyecek ve elbette bu düzenlemeyi sınırlandırmaya çalışan tepkilere katılıyorum. Ve sonra, bundan sakınılmasının bir olanağının olup olmadığını bilmiyorum.

pierre rabhi1

- Sizin sözlerinizin dinlenildiği ve arandığı şu anda yetkin olduğunuzu hissediyor musunuz?

Pierre Rabhi >>> Bugün emin olduğum şey git gide daha geniş mükemmel bir ekibimin olduğu ve mesajımı alan geniş bir çevrenin de varlığıdır. Uzunca bir zaman mesaj alınamadı ve sorgulandı fakat bugün bu mesaj insanları kendine bağlıyor çünkü o hayat için en önemli şeyleri hesaba katıyor ve doğaya tutunuyor. Ben hiçbir zaman kendimi eksiksiz tam olarak hissetmiyeceğim. Her zaman yapılacak şeyler olacak fakat karşı taraftan ben git gide daha fazla yükümlülük altında olduğumu hissediyorum. Emekliliğimi almamı isteyen dostlarıma her zaman söylerim ki istifamı veremem çünkü ben bu işin ahlaken gönüllü askeriyim. Gelecek kuşaklara ilişkin olarak kendimi sorumlu hissediyorum ve şu halde git gide daha fazla bugün kabul görmüş bu sorumluluğa kendimi veriyorum. Biz insanlık için sağlıklı gördüğümüz değerleri kullanıyoruz ve en azından tekrar dengeyi kurmak için de. Öyle görünüyor ki dünyada 1500 den fazla milyarder var ve sonra siz bu aykırılığa sahipken öbür uçtaki insanlar çocuklarına bir tas çorba bile veremiyor. Ne acıklı bir durum! Ölçülü olmanın gücü her zaman daha yüksek ekonomik büyümenin doğurduğu sorunlara yanıt vermeyi mümkün kılabilir, doğayla olan bağımızı yeniden kurabilir ve aykırılıkları tekrar dengeleyebilir.

pierre rabhi au nom de la terre2

- 2017 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olacak mısınız?

Pierre Rabhi >>> 2002 deki gibi aynı biçimde yankı yaratmamız mümkündür. Biz kendimizi tanıtmıştık ve sonuçta gözlemledik ki çok sayıda insan bizim değerlerimize bağlanıyordu. Sonra, hemen burada yanıtlayamam herşey şeylerin hangi şartlarda olacağına da bağlı ve ben hala bu dünyada yaşıyorsam fakat aday olarak kendimi tanıtmamın da bir yolu olursa aynı himayede ben onu tekrar denemek isterdim : Çocuklarımıza hangi gezegeni bırakacağız ve hangi çocukları gezegenimize bırakacağız? İnsanlığın ayakta kalışını hesap eden bir hareket!

Söyleşi : (NEF) Nature en France - Mai - Juin 2014

Dünya48 - 12 Ekim 2014
Fransızcadan Çeviri :  dünya48.com

Son Yazılar

Partly cloudy

25°C

Istanbul