yavuz dizdar

Hasta olursanız doktorlara çok güvenmeyin !

Doktorlar aşırı derecede paraya meftun olmuşlar, bağlanmışlar.

Önemli bölümü vicdanını kaybetmiş, bir kısmı daha imkan bulursa kaybedecek.

"HASTA OLURSANIZ DA TIBBA ÇOK FAZLA GÜVENMEYİN"

"Kitapta, özellikle gençlerin geleceği dert edinildi ve gençlere önemli mesajlar veriyorum. Hasta olmayın ama hasta olursanız da tıbba çok fazla güvenmeyin. Doktorlar aşırı derecede paraya meftun olmuşlar, bağlanmışlar. Kitapta tıbba ciddi eleştiri var ve bir zahmet üstlerine alınsınlar. İsim verilmese de birlikte çalıştığımız meslektaşlarımız var. Ama alınmaları lazım çünkü bu iş ticarete çevrildiği vakit tıbbın geleceğini bekleyemeyiz. Bu çocukları nasıl eğiteceğiz. Doktor saat 11 veya 12'de işten çıkarak hatta bazen hiç gelmeksizin piyasada olmak istiyor. Mesleğin esaslarını çocuklar kimden öğrenecek?"

"DOKTORLARA VİCDANLARINI BİR DAHA HATIRLATMAK GEREKİYOR"

"Bir kısmı daha imkan bulursa kaybedecek, kesinlikle göz ardı edebilirler. 1900'lü yılların başında İstanbul'a gelen yabancı bir doktor Beyoğlu'nda muayene açtığında haftada 1 gün ücretsiz hasta bakıyordu. Ben burada kendi meslektaşlarıma haftada 1 gün hastaya ücretsiz bakmayı kabul ettiremedim. Ameliyat değil, alt tarafı muayeneden bahsediyoruz. Tıp kendi misyonundan bu kadar sapmış ve ticarete dönüşmüşse eğer doktorlara vicdanlarını bir daha hatırlatmak gerekiyor" 

"TIP DEĞİL TEKNOLOJİ GELİŞMİŞ"

"Bizim sektörün temsilcileri 80 yıldır yatmış, teknoloji gelişmiş. Gelişen teknoloji, tıp değil. Bunu hasta ve hasta adayları çok iyi bilsin. Yeni birkaç ilaç ama bol miktarda görüntüleme, Ultrason, MR,PET gelişmiş ve kendilerine pazar arıyorlar. Dolayısıyla hastalar tıp için artık pazar özelliği taşıyor. Okuyucular işte kitapta bunların ne halde olduğunu, nasıl bu noktaya gelindiğini bulacak. Bu noktada çıkış için bir şeylerin değişmesi gerektiğini fark edeceksiniz. Okuyucular kitapta bunu fark etse yeterli"

"TOPLUMUN VİCDANINDA KÜNTLEŞME VAR"

"Toplumun vicdanında küntleşme olduğunu söyleyebilirim. Yani bir şeyleri göz ardı edebiliyor. Örneğin, tavukta mesela, 'ışık görmeden büyüyen 40 günlük hayvandır, aslında bebektir' dediğinizde işi anlamış olan arkadaşlar 'ızgara tavuk istiyorum' diyebiliyor. Bunu dememeyi öğrendiğimiz zaman çağ döner. Çünkü artık bu sıkışmış pozisyondur. Mallar ve canlar bu kadar ucuzlamışken birkaç kişi bir hareket başlatırsa ve sürekli tüketime sevk eden sistemi hayatlarından kısmen de olsa çıkartabilirlerse bütün ayaklar yere bir daha basacaktır. Dünyanın şekli bir daha böyle olmayacak, kitaptaki amaç bu farkındalığın sağlanmasıdır.Vicdan hayat kurtarır mı? Evet kurtarır"

"2050'DE 2 KİŞİDEN BİRİ OTİSTİK HALE GELİRSE TOPLUM TÜKENİR"

"Otizmle ilgilenen derneklerden hastalığın artışıyla ilgili verilere baktığımız zaman hastalık yukarı doğru çıkıyor. Böyle devam ettiği sürece otizmli insan sayısı toplum içinde yükselecek. Aslında şu anda yarı otistik bir tablo olmadığını söyleyemem. O nedir? Ekran bağımlılığı. Gençlerde bol miktarda var. Devamlı hareket halindeler, yerinde duramıyorlar ama sürekli telefon ekranına bakıyor, bu da bir cins otizmdir. 2050'de 2 kişiden biri otistik hale gelirse o toplum teorik olarak tükenir, bitmiş demektir"

yavuz dizdar3

"GENÇLERİN ÖZELLİKLE OKUMASINI İSTİYORUM... OKUMA ALIŞKANLIĞI YOK"

"Vicdan herkesin içinde bir miktar verilmiş olan ama bizim görmezden geldiğimiz, üstünü örtebildiğimiz cevher. Örtüyü açarsanız ışıldamaya başlıyor, kapatırsanız o zaman duyarsızlaşıyorsunuz. Gençlerin o yüzden özellikle okumalarını istiyorum, okuma alışkanlığı yok. Kitap okuma alışkanlığına başlatmak için de bir proje. Dip notlarla bugünkü gençlerin tanıma ihtimali düşük olan Kemal Sunal, Adile Naşit'i tekrar hatırlatmaya çalıştık. Okurlarsa ne demek istediğimizi anlayacaklar. Gençlerin fabrika ayarlarına dönmelerini istiyoruz yoksa format atmamız gerekecek"

"KİTABI OKUYAN GENÇLER ÜNİVERSİTE OKUSALAR BİLE İŞLERİ OLMAYACAĞINI BİLECEK"

"Her şey ucuzladı ama iş yok. Gençlerin içerisinde deli kan var. Konum istiyor, onurlandırılmak istiyor. Bir yerde çalışmak istiyor ama siz bunlara iş bulamıyorsunuz çünkü sistem ucuzladı. Gençler kitapta bu hikayenin bugünlere nasıl geldiğini bulacaklar. Çünkü bu durum yeni değil 30 yıllık bir hikaye. Mesela, gençler istedikleri kadar üniversite bitirsinler işleri olmayacağını bilecek"

Yavuz DİZDAR – 29 Kasım 2018 - Odatv

Son Yazılar

Cloudy

14°C

Istanbul