globalisation225 

Kendinize İyi Bakın!

Devletlerin işlevlerinin şirket eliyle değiştirildiğini, yani sözlüklerdeki devlet kavramının yenilenmesinin gerektiği bu günlerde yaşanan küçük değişimler

bize gelecekteki yaşam hakkında önemli göstergeler sunuyor.

 Gelecek hakkında yapabileceğimiz çok isabetli kestirimlere kehanet demek haksızlık olur. Yaşamımızın gidişini grafikler belirler. Grafik okuyarak geleceği görmek olanaklıdır. Grafiğin değerini değil, eğimini okumak gerekir. Çünkü grafiğin gelecekteki değerini belirleyen eğimidir. Sözgelimi gelecekte ne kadar zengin olacağınızı kestirmeniz için bugün ne kadar kazandığınıza değil, kazancınızın bugüne kadar nasıl değiştiğine bakmanız gerekir. Konu genel ekonomi ise geleceği okuyabileceğiniz göstergeler bellidir. Kamu bütçesi, tasarruf hesapları ve sosyal sigortalar (emeklilik ve genel sağlık sigortası). Kamu bütçesi tepetaklak. İnsanlar artık tasarruf etmiyor, ekside yaşıyorlar. Emeklilik konusunu bir başka yazıya bırakıyorum. Sağlık sigortasında gidiş güncel iki haberden bellidir. Buyrun:

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/6685/Goz__agiz_ve_dis_cepten_gidecek.html

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/15401/Avuc_ici_okutma_sistemi_icin_kritik_uyari.html

Görünen köy kılavuz istemez. Genel sağlık sigortası bütünüyle ortadan kalkacak. Sağdan soldan kırpmalar bunun kesin habercisidir. Devletin iflas ve tasfiye sürecinde bu tip haberleri artan sıklıkta duyacağız.

Uyarıcılara kulak asmayan yığınlar aptallıklarının bedelini kişisel özgürlükleri ve doğmamış çocukları dahil bütün varlıklarını yitirerek ödeyecekler. Blogun ilk yazısına bir göz atın. Gelecek bugünden daha yoksul, daha karanlık, daha kaypak olacak. Bunu ben söylemiyorum, sayılar ve bilim söylüyor. Karamsar diye aydınlanmış iyimsere denir. Kendinize iyi bakın, hastalandığınızda sizi iyice söğüşleyip sonra da sürünerek ölmenizi isteyen bir sağlık sistemi kapıda.

İkincisi, pek çok yazımda belirttiğim gözetleme toplumunun alıştırma aşamalarından biridir. İnsan bir kötü gününde, yani hasta olunca, bir de çok mutlu gününde, yani düğün gününde aptala döner. Boyun eğici hasta psikolojisini fırsat bilen insanlık düşmanları bizi biyometrik makinalara alıştırmak için güzel bir başlangıç seçtiler. Blackberry Messenger’ın şifreli iletişimini engellemeye çalışan, Xbox One’ı evi sürekli gözetleyip dinleyecek şekilde tasarlayan niyetle hastaneye bu makinayı sokan niyet aynı: Mahremiyeti ve özgürlüğü bütünüyle ortadan kaldırmak. Çünkü ödeyemeyeceğimiz kadar borcumuz var. Çünkü bu borcu ödememenin tek yolu senetleri yırtıp atabilecek politik güce erişmek. Bu gücün oluşmaması için olabildiğince göz önünde olmamız, olabildiğince aptallaşmamız, hareketlerimizin olabildiğince kısıtlanması gerekiyor. Çevrenizde aptal olmaya gönüllü pek çok kişi göreceksiniz. Onları uyarın. Kapıda hastane, yakada doktor yazması bizi iyileştirmeye çalıştıkları anlamına gelmiyor.

Esenlikler…

Nurullah ATAY - 03 Aralık 2013 - Büyük Çöküş    
http://cokus.wordpress.com/

 

İlgili Haberler :

Göz, ağız ve diş cepten gidecek!

Hükümet’in “Sağlıkta Dönüşüm Programı”yla başlattığı politikalar, SGK’nın ödediği sağlık hizmetlerini sınırlayacak. Sağlık harcamalarının bir kısmını cebinden ödeyecek SGK’lılar için ilk olarak 2014’te ilk olarak göz, ağız, diş ve bazı ilaçların sigorta kapsamından çıkarılması planlanıyor.

Sağlıkta 2014 yılı programı “sıkılaştırma tedbirlerinin” yürürlüğe gireceğini ortaya koydu. Programda yer alan bir madde, alınacak tedbirlerin 75 milyonu yakından ilgilendireceğini gösteriyor. Buna göre aralık ayı itibariyle, Sosyal Güvenlik Kurumu, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı kapsamlı bir çalışma ile “sağlıktaki temel teminat paketini” oluşturacak. Temel teminat paketi kapsamı dışında kalan hizmetlerde ise, tamamlayıcı sağlık sigortaları devreye girecek. Temel teminat paketi, genel sağlık sigortası kapsamında sigorta tarafından ödemesi yapılan tüm tedavi ve ilaçları kapsıyor.

Yetkililer, temel teminat paketinin yenilenmesi ve gözden geçirilmesinin kapsamlı bir çalışma olacağının altını çizerken, ağız-diş ve göz tedavilerinin genel sağlık sigortası dışına çıkarılabileceğini belirtiyor. Daha önce yapılan çalışmalarda bu iki alanın ilk aşamada genel sağlık sigortası dışına çıkarılmasının tartışıldığını belirten yetkililer, “Reçetesiz de satılabilen bazı ilaçlar da bu kapsamda sigorta tarafından ödenmeyecek ilaçlar listesine alınabilir. Bu başlangıç olur, sonrasında ise paket her yıl güncellenir” bilgisini veriyor.

Sağlık giderleri daha da artacak!

Bütçeden 2013’te sosyal güvenlik kuruluşlarına faturalı ödemeler, ek karşılıklar, devlet katkısı, emeklilere yapılan ek ödeme, prim teşviklerinden kaynaklanan transferler ile prim ödeme gücü olmayanların GSS primleri dahil olmak üzere 71.9 milyar TL transfer yapıldı. Rakamın, 2014’te 77 milyar TL’ye çıkması öngörülüyor.  2009 yılında yüzde 6.1 olan toplam sağlık harcamalarının GSYH’ya oranı, 2012 yılında yüzde 5.4 olarak gerçekleşirken; kişi başı sağlık harcaması ise 521 ABD dolarından 566 ABD dolarına yükselmiş durumda. Yaşlanan nüfus, sağlık teknolojilerindeki gelişmeler ve daha kaliteli sağlık hizmeti talebi gibi sebeplerle sağlık harcamalarının daha da artabileceği öngörülüyor.

Tamamlayıcı sigorta devreye giriyor!

Programa göre, teminat paketinden çıkarılan tedavi ve ilaçlar için “tamamlayıcı sigorta” devreye girecek.  Mevzuatı son 1 yılda oluşturulan tamamlayıcı sigorta, şu anda genel sağlık sigortasının finanse ettiği tedavi ve ilaçların kapsamı geniş olduğu için sınırlı uygulanıyor. Ancak SGK’nın ödediği sağlık hizmetleri azaldıkça, tamamlayıcı sağlık sigortaları daha çok gündeme gelecek. İnsanlar sağlık hizmetlerini ya nakit olarak cebinden ödeyecek ya da özel olarak sağlık sigortası yaptıracak.

Cumhuriyet -  06 Kasım 2013
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/6685/Goz__agiz_ve_dis_cepten_gidecek.html

*** *** ***

Avuç içi okutma sistemi için kritik uyarı!

“Biyometrik Kimlik Doğrulama” sistemi olarak adlandırılan “avuç içi okutma sistemi” özel hastanelerde uygulanmaya başladı. Bu uygulamayla hastaların kişisel bilgilerin korunamayacağı konusunda büyük endişeleri bulunduğunu belirten Türk Tabipleri Birliği’nden (TTB) “Kimse bu bilgileri vermek zorunda değil” açıklaması geldi.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK), özel hastanelerden hizmet alımında yaşandığı tahmin edilen yaklaşık 700 milyon TL’lik suiistimali önlemek amacıyla uygulamaya koyduğu ve bugünden itibaren başlayan “Biyometrik Kimlik Doğrulama” sistemine göre gidilen SGK anlaşmalı her özel hastanede ve klinikte hastaların kimlik bilgilerinin yükleneceği “damar izi” özel bir cihazla tarama yaptırılarak kaydettirilecek. Hastane avuç içi ve bunun yanında parmak izini de okutturabilecek. Sağlık Bakanlığı’nın getirdiği bu uygulama ile kimlik tespiti vatandaşların elinden yapılacak ve artık kimlik numaraları dahi kullanmadan muayene olunacak.

Ancak bu uygulamanın avantajları kadar dezavantajları olduğuna dikkat çekilirken, konu ile ilgili olarak OGÜNhaber’e konuşan TTB Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan, bu uygulamayla hastaların kişisel bilgilerin korunamayacağı konusunda büyük endişeleri bulunduğunu belirtirken, “Kimse bu bilgileri vermek zorunda değil. Hastaneler de bilgileri vermeyeni muayene etmem, SGK da parasını ödemem kesinlikle diyemez” diye konuştu.

Prof. Dr. Özdemir Aktan’ın yaptığı değerlendirmeler şöyle:

“UYGULAMADAN ENDİŞELİYİZ”

“Bu tür biometrik veriler doğrudan hasta verilerinin gizliliğine girer. Bilindiği gibi daha önce Sağlık Bakanlığı’nın hasta bilgilerinin hepsinin kendisine gönderilmesine dair kararı Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişti. Şimdi aynı isteğin evirip çevirip tekrar geri getirildiği görülüyor. Ayrıca daha önce insan hakları kurullarının verdiği kararlar vardı. Daha önce İstanbul İl İnsan Hakları Kurulu bu hastanelerde parmak izi ile kimlik kontrolünün uygun olmadığını, yasaklanması gerektiğini açıklamıştı. Burada zaten esas problem, alınan bilgilerin gizli tutulamayacağı, daha sonra gerektiği zaman kötü amaçlar için kullanılabileceği endişesi. Burada da aynı şey geçerli. Önemli olan verilmesi istenmeyen kişisel bilgilerin gizliliği. Alınan bu sağlık verilerinin ileride hangi amaçla, nasıl kullanılabileceğinin bir garantisi yok.

“KİMSE BİLGİLERİNİ VERMEK ZORUNDA DEĞİL”

Bu yüzden şunu çok net ifade etmek gerekiyor; kişisel bilgiler gizlidir. Hastalar bu bilgileri kesinlikle vermek zorunda değiller. Yani eğer ‘Ben örnek vermiyorum’ derse kimse bunu zorla alamaz. Vermezsen muayene olamazsın gibi tehdit de asla geçerli değildir. Yani hastaneler avuç içi izi vermediği için muayene etmiyorum, SGK’da parasını ben ödemiyorum diyemez.

Amaç olarak söylenen suiistimali önlemek meselesi ise, örneğin başkasının ismiyle tedavi olanları ya da ilaç alanları kontrol etmek aslında çok kolaydır. Hiç böyle yöntemlere ve kişisel sağlık bilgilerin alınmasına gerek kalmadan basit bir kimlik kontrolü işlemi ile kolayca halledilebilir.”

Cumhuriyet -  03 Aralık 2013
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/15401/Avuc_ici_okutma_sistemi_icin_kritik_uyari.html

Son Yazılar