Biraz gerilere yolculuk edelim...

4 Ağustos 2003 Limanlarımızdan birine bir gemi yanaşıyor...

Tonlarca mısır gümrükten muaf olarak yurda geliyor... Menşe-i İsrail...

Mısır geldikten 13 gün sonra gümrük yasası onaylanıyor...

İthalatı yapan sevgili mahdumun cebellezi minel becer cüzdanına tamamı tamamına 366 milyar lira girmiş oluyor...


Sami Ofer’e Telekom veriliyor.. Limanlar veriliyor... Sami Ofer İsrailli...

Tavukların bir kaç ay içinde canlı canlı yakılarak imha edildiği dönemdeyiz...

Tavuk imha planlarının yapılacağı sinyalleri alınınca ölmüş eşşeğin nalları çekilircesine ölü fiyatına yumurta toplanıyor...

Likit yumurta imalat yetkisi yine mahdumda...

Tavuklar imha ediliyor...

Civciv İsrail’den geliyor...

Yem İsrail menşeili...

Getiren yine mahdum....

Tohumlar İsrail’den... İlaçlar İsrail’den...

Tohum sadece bir kere kullanılıyor... Bu tohumdan elde edilen üründen tohum elde edilemiyor...


Sebebi gayet basit...Bağımlı hale gelerek İsrail’den sürekli olarak ilaç ve tohum almaya mahkum olmak...

Sofraya salata yaparak getirdiğimiz ürünlere bakınız yüzde doksanı İsrail menşeili...

Sonra Davos ve "Van Münit..."

Sonra ticari anlaşmalar tam gaz devam...

Sacede tohum ve tavuk konusunda bir avuç İsrail’e avuç açar bir hale gelinirse...

İsrail’e gösterilecek olan tepkilerin ne denli etkili olacağını siz hesaplayın...

Biz paramızla İsrail’den ölüm satın almışız....

İsrail ile yapılan ticari anlaşmalarla onların hazinesini dolduran biz değil miyiz?

O dolan hazinedeki para ile ölüm makinesi silahlara yatırım yapmadılar mı?

Bizden kazandıkları ile bize ölüm kusmuş olmuyorlar mı?

Buyrun şimdi İsrail’in hangi malını protesto edeceksiniz?

Telefonda her alo deyişinizle onlara para aktarılmıyor mu?

Ötesini siz hesaplayın...

Şimdi ne mi olacak?

Bunu bilmek için müneccime rüşvet vermeye gerek var mı?

O bildik meşhur açıklamalar...

"Bu saldırı kabul edilemez.",

"Bu saldırı insanlık ayıbıdır.",

"Hünharca saldırı yapılmıştır, dünya kamu oyu gözleri önünde olan bu saldırının kabul edilir yanı yoktur. (Sanki dünyadan gizli yapılsaydı kabul edilir yanı olacaktı.)",

İsrail mazlahatgüzarı çağrılacak, sonra ABD’nin şımarık çocuğuna bir de kendi imalatları ecnebi kahvesi yudumlattırılacak, "Böyle şeyler yapmayın, bunlar ayıp şeyler."

Denecek...

Sonra başka bir vahşet olacak ve bu vahşet unutulacak, bildiğiniz gibi devam edecek...

Yani hiç bişey olmayacak...

Tersi olur diyen var mı?

Buyrun bekliyoruz.

BM Güvenlik Konseyi olağanüstü toplantı... Sonuç ne oldu...

SERT AÇIKLAMA YAPILMIŞMIŞ... SERTLİĞE BAKIN SERTLİĞE...

"Bu saldırı vahşettir, kabul edilir yanı yoktur."

Onu bizim köylü Henig Ana’da yapar...

Ne mi yapılmalı?

İsrailden alınan tohum, gübre, tarım ilacı, silah - mühimmat, gıda maddeleri, tarım araç ve gereçleri, giyim sanayinde kullanılan boya vs. Sanayi ürünleri hemen liste olarak açıklanmalı....

İsrail ile yapılan bütün anlaşmalar iptal edilmeli (askıya alınma değil, iptal edilmeli), israillilere satılan ne kadar işletme varsa tamamının anlaşması tek taraflı olarak iptal edilerek dünya kamuoyuna açıklanmalı...

Ve; israilin yaptığı vahşete kısasa kısas ile cevap verilmeli, fakat bir farkla yapılmalı...

O fark da; onlar ekmek taşıyanları vahşice katletti...

Bunun cevabı ise; üç stratejik hedefe gereği yapılarak verilmeli...

Kuşadası kaymakamı ne yapmıştı cumhuriyetin ilk yıllarında...

Dönüp biraz tarihe bakın beyler...

Biz biz olur isek; "gık." diyemez kimse...

Peki; size göre bunlar yapılır mı?

Hasılı kelam: biz israil’den paramızla ölüm satın almışız...

Allah afiyetler versin...

Kadir DURAK - 02.06.2010 - Açık İstihbarat
http://www.acikistihbarat.com/

Son Yazılar