beyaz_ekmek2_225

Beyaz Ekmek Tuzağı...

Önce Ümit Bora’ya teşekkürlerimizi sunmalıyım.


“Çevreci Yazar”ımız Bora, CHP İzmir Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı’nın kaleme aldığı “Ekmeğimizle Oynayanlar Sağlığımızla Oynayanlardır” başlıklı makalesine dikkatimizi çekerek özetle diyor ki; “Etrafınıza bir bakın, sağlıklı yaşayıp doğal ölen kaldı mı? Beyaz undan ekmekler böylesine yaygın tüketildikçe!”

Bir anlamda “örtbas” edilen gerçekleri açığa çıkarttığı 5 Mart’taki “Önce Ekmekler Bozuldu” adlı yazısında “tam buğday unundan yapılmış ekmekler insanı birçok hastalıklardan koruyor. Beyaz ekmek ise kanseri tetikliyor” diyen Kaymakçı, ekmeği beyazlatmak ve dayanıklılık süresini artırmak amacıyla üretim aşamasında yoğun katkı maddeleri eklenmesinin önemli sağlık sorunları yarattığını da anımsatıyordu.

Dahası, beyaz ekmek tüketiminin “şeker hastalığı”nın ortaya çıkmasında birinci derecede etken olduğunu da belirterek, son yıllarda hızla yaygınlaşan “obezite”ye de yol açtığını vurguluyordu.

Prof. Kaymakçı bu saptamalarını internet üzerinden kamuoyuyla paylaşınca, 14 Haziran’da Kanal D’deki “Doktorum” programına davet edilir… Ancak düşüncelerini açıklamaya fırsat bulamaz. Çünkü sıra “ne yapmalı” sorusuna gelince “yayın bitti” denir ve asıl önemli gerçeklerin konuşulması belirsiz bir geleceğe ertelenir.

‘Marshall Yardımı!’


Örneğin, beyaz undan ekmek üretiminin ülkemizde 2. Dünya Savaşı sonrasında ABD’nin ünlü “Marshall Yardımı”yla 1948’de başladığını açıklasa bile “amaç”larını irdelemeye zaman kalmaz!

Oysa Anadolu’nun sağlıklı ve geleneksel “köy ekmeği”ni ortadan kaldıran “beyaz ekmek”, aslında emperyalist bir “dayatma”dır… Makalesinin başlığı da bu nedenle “Ekmeğimizle Oynayanlar Sağlığımızla Oynayanlardır.”

Prof. Kaymakçı diyor ki; “Beyaz ekmeğe on kadar kimyasal madde konuluyor”. İşte bazıları :

-E/170 kalsiyum karbonat: “Yüksek dozları zehirleyici”dir. Safra, böbrek taşı, hemoroit, müzmin kabızlık, fistül kanaması gibi hastalıklara neden olabilir;

-E/280 probiyonik asit, E/281 sodyum propiyonat, E/282 kalsiyum propiyonat, E/283 potasyum sorbat: Yaygın olarak koruyucu işlevle kullanılıyor. “Migren ağrıları”na neden olabilir;

-E /200 sorbik asit: “Cilt kaşıntıları”nı ortaya çıkartıyor;

-E/420 sorbital: Kıvam artırıcı, tatlandırıcı, nem tutucu; bebek ve küçük çocuk gıdalarında kullanılması “yasak”tır;

-E/920 sistain: İnsan saçından, başta domuz olmak üzere hayvan kılından, tavuk tüyünden elde edilir;

-E/924 potasyum: Un işleme ajanıdır. Fazla miktarda alınırsa “bulantı, kusma, ishal ve sancı” yapıyor;

-E/928 benzoil peroksit: Unu beyazlatmak için kullanılıyor; bunların dışında çeşitli boyalar da konuluyor.

Önlemler :


İşte böylesi sağlık düşmanı bileşenlerle üretilen beyaz ekmeğe karşı alınacak “önlem”ler için de bakın neler öneriliyor:

1- Beyaz undan ekmeklere “sağlığa zararlıdır” ibaresi yazılmalı;

2- Evlerde tam buğday unundan ekmek üretimi özendirilmeli;

3- Türk Gıda Kodeksi, beyaz undan değil, tam buğday unundan yapılmış ekmeği önerecek şekilde değiştirilmeli;

4- Yerel yönetimler tam buğday unundan ekmeğe yönelmeli;

5- Hibrit buğday tohumu yerine, yerli buğday çeşitleri ile yerlilerden üretilmiş buğdaylar tercih edilmelidir.

Evet... Artık “insan zekâsı”nı bile olumsuz etkilediği söylenen beyaz ekmek yemeyelim; biz de emperyalist ülkelerin “zeki” insanları gibi tam buğday unundan ekmeklerle beslenelim.

Oktay EKİNCİ - 01 Temmuz 2012 - Cumhuriyet

Son Yazılar