dalyan_caretta1Dalyan’da Yaralı Kaplumbağalar!

Dalyan; doğal ve tarihi güzelliklerinin yanında, soyu yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan caretta caretta kaplumbağalarının yumurtalarını sahillerine bıraktığı ünlü bir tatil beldemiz. Geçen ay, yaz dinlencesi için gittiğim beldenin girişinde bir levha gördüm, caretta caretta iki ayağının üstüne kalkmış, insanlara soruyordu: “Biz on bin yıldır bu sahillerde yaşıyoruz, ya siz?” Bu sözler çok anlamlı geldi bana…


Levhanın altına; “Sahillerimize gitmeden önce lütfen yukarıdaki sözleri beş dakika düşünün” diye eklenilse miydi acaba?

Anımsanacağı gibi, Özal iktidarı döneminde, Dalyan’ın İztuzu sahiline 1800 yataklı bir otel yapımına izin verilmiş, bu olay yurtiçinde ve dışında tüm çevrecileri ayağa kaldırmıştı. Dalyan’da otel inşaatına karşı başlatılan direniş, ülkemizde çevre bilincinin yaygınlaşması açısından ilk önemli adımlardan biri olmuştu. Bu direnişin sembollerinden biri Kaptan June idi.

June, İztuzu sahilinde kendi yaptığı ilkel barakada yaşarken, kaplumbağalarla karşılaşmış, onlarla ilgili tüm bilgilere sahip olmuş, Yunanistan ve İspanya’da yaşam alanları yok olan kaplumbağaların yalnızca bu sahillere gelip yumurtladığını öğrenmişti. Otel inşaatının başlaması üzerine Kaptan June, bir kampanya başlatarak dünyanın ilgisini bu kumsala çekmişti. Deniz Som’un Cumhuriyet’te yazdığı yazılar, ODTÜ öğrencilerinin çabaları, olayın farkına varan yöre halkının kısmen desteği direnişi alevlendirmişti.

Sonuçta direniş başarıya ulaşmış, Özal hükümeti geri adım atmış ve otel için verilen izin iptal edilmişti. O günden bugüne İztuzu sahili birinci derecede sit alanıdır; akşam saat sekizde sahil boşaltılmakta ve kaplumbağalar özgürce sahile çıkıp yumurtalarını bırakabilmektedir. Sahili işleten Dalyan Belediyesi sorumluluklarının farkında olarak hizmet vermektedir.

İnsanlara, “Biz on bin yıldır bu sahillerde yaşıyoruz, ya siz” diye soran caretta carettalar için tehlike bitmiş midir?

Önümüzdeki yüzyılı görebilecekler midir?

Bu sorunun yanıtını olumlu verebilmek olanaklı değildir. Gazetemizin Muğla muhabiri Özcan Özgür’ün haberine göre; gerekli önlem alınmadığı takdirde, kaplumbağaların nesli 100 – 150 yıl içinde tükenebilirmiş. Carettalar için tehlike çanları çalmaya devam ediyor…

Öğrencilerin sağalttığı kaplumbağaları izliyoruz çocuklarla birlikte. Tekneler parçalamış çoğunu… Ama bir tanesi var ki, görünce insanın kanını donduruyor. Kafasından zıpkınla vurulmuş! İnsan kendi kendine sormadan edemiyor. Yaşatmak için bu kadar savaşım verilen bu hayvanlara bu vahşeti yapan insan olabilir mi?

Erdal ATICI - 17 Ağustos 2011 - Cumhuriyet

Son Yazılar