"Türkiye Üzerimize Gelse Suyumuzu Vermeyiz"

Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Kemer köyündeki Kıbrısçık Deresi'nde yapımı planlanan hidroelektirik santrali köylüleri ayağa kaldırdı. Köylülerin tepkisi nedeniyle, HES projesinin ÇED toplantısı yapılamadı. Toplantının yapılamadığını tutanakla belgeleyen köylüler, "Türkiye üzerimize gelse suyumuzu vermeyiz" dediler.


Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Kemer köyündeki Kıbrısçık Deresi'nde yapımı planlanan hidroelektirik santrali köylüleri ayağa kaldırdı. Yaban Hayatı Koruma Sahası olan yokolma tehdidi altındaki vaşak başta olmak üzere bir çok canlı türüne ev sahipliği yapan vadide projelendirilen HES'in ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) toplantısı, halkın yoğun protestosu nedeniyle yapılamadı. İlgili kamu kurumlarının yetkilileriyle birlikte toplantının yapılacağı okul binasına gelen şirket yetkilileri, öfkeli köylülerin protestoları eşliğinde geriye döndüler.

Kaş Kemer köyündeki Kıbrısçık Deresi'nde, Alma Yenilenebilir Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından projelendirilen yapılması planlanan hidroelektrik santraliyle (HES) ilgili ÇED toplantısı köylüler ve sivil toplum örgütlerinin sert tepkisine nedeniyle yapılamadı. Toplantı öncesinde Kemer köyünde bir araya gelen köylüler ve sivil toplum ögrütü temsilcileri, yapımına karşı oldukları HES projesiyle ilgili yapılacak toplantıya katılmama kararı aldılar.

KÖYLÜNÜN İSTEMEDİĞİ PROJEYE İMZA ATMAM

Burada bir konuşma yapan Kemer köyü Muhtarı Mustafa Sarısaltık, köydeki 5 bin dönüm arazinin buradaki su ile hayat bulduğunu belirterek, "Akdeniz bölgesinin en iyi narları burada yetişiyor. Hollanda'ya her yıl köyümüzden nar ihracatı yapıyoruz. Köyümüzün bütün geliri bu arazilerden sağlanıyor. Ayrıca narenciye, pamuk ve susam yetiştiriyoruz. Eğer buraya HES kurulursa bizim tarımsal üretimimiz biter. Tavuklarımız yumurtlamaz, ineklerimiz buzağılamaz, çocuklarımızın gelişimi olumsuz etkilenir" dedi. Öte yandan Kıbrıs Deresi Yaban Hayatı Koruma Sahası'nda geyik, vaşak, yaban keçisi gibi bir çok nesli tükenmetke olan canlı türüne ev sahipliği yaptığını belirten muhtar Sarısaltık, "Köylüler de buraya HES kurulmasını istemiyor. Muhtar olarak köylülerin istemediği hiç bir projeye imza atmam ben. Şu ana kadar da hiç bir yere imza atmadım" diye konuştu.

PROJE İL GENEL MECLİSİNE GELDİĞİNDE GEREĞİNİ YAPACAĞIZ

Antalya İl Genel Meclisi Üyesi Erol Bozca da, Kemer köyünde yeterli su bulunmadığını belirterek, "Bu HES olayı nereden çıktı onu da çok merak ediyorum. Biz İl Genel Meclis'indeki CHP Grubu olarak bu projeye kesinlikle karşıyız. Kemer köyündeki HES projesiyle ilgili müracatlar henüz bize ulaşmadı ancak ulaştığında da CHP Grubu olarak gereğini yapacağız" dedi.

TÜRKİYE ÜZERİMİZE GELSE SUYUMUZU VERMEYİZ

Kemer köyünden Hatice Sarısaltık ise çocuklarını buradaki su ile büyüttüklerini söyleyerek, "Bu su olmazsa biz de yokoluruz. Biz bu suyumuzu vermeyeceğiz. Bizi öldürsünler ondan sonra alsınlar suyumuzu" diye konuştu. 70 yaşındaki Ali Güçlü ise buradaki suyun kullanımı köylünün elinden alınırsa bölgedeki beş köyün geleceği ile oynanmış olacağını belirterek şunları söyledi: "Bu vadide muz da yetişiyor, zeytin de yetişiyor limon da. Tarım üretimi açısından oldukça bereketli. Biz suyumuzu vermeyeceğiz. Türkiye'de üzerimize gelse biz bu suyumuzu vermeyiz."

VADİLERE DEREBEYLERİ ATANDI


Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Kaş Sorumlusu Dr. Munise Ozan ise 'Su Kullanım Hakkı Anlaşmaları'yla Türkiye genelinde 2000'in üzerinde HES projesine izin verildiğini belirterek vadilerin HES projeleriyle darmadağın edildiğini öne sürdü. Ozan, 49 yıllığına kullanım hakkı devredilen su kaynaklarının yalnızca enerji üretmek amacıyla kullanılmayacağını, gelecekte buralardaki toprak zenginliğinin de özel şirketlerin kullanımına geçeceğini savundu. TTKD Antalya Şube Başkanı Hediye Gündüz de, Türkiye'deki vadilere Derebeylikleri kurulduğunu öne sürerek, "bu Derebeylerinin halkı birer köle ve vasıfsız sürü topluluğu gibi görme planıyla karşı karşıyayayız. Bu planı bozacak bir tek şey vardır o da halkın ayağa kalkmasıdır. Türkiye'nin dört bir yanındaki vadilerde bu nedenle ayağa kalkmış durumdadır" dedi.

BARAJI GÖSTERİP, HES'E RAZI EDİYORLAR


Kaş Çevre Platformu Sözcüsü Kadriye Hacımusaoğlu da, bölgedeki su kaynağının herkesin ortak değeri olduğuna işaret ederek, Kaş'taki bütün sivil toplum örgütlerinin Kemer köyünde yapılması planlanan HES projesine karşı ortak mücadele etme kararı aldığını açıkladı. Hem HES şirketi'nin hem de devlet yetkililerinin, 'baraj yapacağız' söylemiyle köylüleri yanıltarak HES'e razı etmeye çalıştığını öne süren Hacımusaoğlu, "biz halkın yararına olan her türlü projenin yanında, zararına olan herşeyin de karşısındayız. Ancak bu konuda oyuna gelmeyeceğiz. Şİrketin yapacağı ÇED toplantısına katılmayacağız" dedi.

KIBRISÇIK, VAŞAK VE PAPAĞANLARIN YAŞAM ALANI

Kıbrıs Deresi Yaban Hayatını Koruma Sahası'nda Rasatçı (Gözlemci) olarak görev yapan Hüseyin Polat, Kıbrısçık Kanyonu olarak bilinen bölgede 2010 Ağustos'unda yapılan fotokapan çalışmasıyla nesli tehlike altında bulunan vaşak görüntülendiğini söyledi. Bölgede görüntülenerek varlığı belgelenen vaşak'la ilgili bilgi veren Polat, vaşakların Kıbrısçık'tan, Kaputaş Kanyonu'na, Elmalı, Korkuteli ve Kumluca'nın dağlık bölgelerinden Antalya'ya kadar uzanan bir alanda yaşamını sürdürdüğünü ancak sayılarının giderek azaldığını söyledi. Vaşakların, yaz aylarında HES projesinin yapılacağı vadiye su içmek için geldiğini anlatan Polat, yaklaşık 20 kilometre uzunluğundaki vadide ayrıca, kurt, karaca, kartal ve papağan gibi canlı türlerinin barındığını dile getirdi.

TOPRAKLARIMIZ SUYA HASRET

Kaş Ziraat Odası Başkanı Ramazan Süer burada yaptığı açıklamada, amaçlarının yıkmak değil yapmak olduğunu ancak köylülerin istemediği bir şeyin yapılmasına da karşı olduklarını dile getirdi. HES projesinin bölgede yapılması planlanan sulama barajıyla ilgili bağlantısının olduğu yönündeki iddialara da değinen Süer, "biz 18 köyü barındıran Kasaba çukurunda bir sulama barajı yapılmasına karşı değiliz. Burada 35 bin dönüm suya hasret arazi bulunuyor. Ancak Kıbrısçık Kanyonu barındırdığı doğal değerleriyle korunması gereken yerlerdendir. Buraya yapılması düşünülen HES projesine kesinlikle karşıyız" dedi.

SATILIK DEREMİZ YOK

Köy merkezinde yapılan konuşmaların ve protestoların ardından ÇED toplantısının yapılacağı okul binasının önüne yürüyen grup, burada pankart ve dövizlerle HES projesini protesto etti. HES şirketi ve ilgili kamu kuruluşlarının yetkililerin toplantının yerine gelmesiyle tepkisini yükselten öfkeli kalabalık, "Anadolu'yu vermeyeceğiz" , "Kıbrıs Deresi'ni vermeyeceğiz" ve Kaş'ı Gömbe'yi vermeyeceğiz", "Satılık toprağımız deremiz yok" şeklinde sloganlar attılar. Jandarmanın güvenlik önlemi aldığı eylem sırasında ayrıca Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun istifasını isteyen öfkeli kalabalık HES şirketi yetkilileriyle görüşmek için oradan ayrılan Kemer Köyü Muhtarı Mustafa Sarısaltık'ın geriye dönmesi için çağrı yaptı. Çağrı üzerine geriye dönen muhtar Sarısaltık, hiç bir belgeye imza atmadığını söyleyerek kalabalığı sakinleştirdi.

HES ŞİRKETİ, ÇED TOPLANTISINI YAPAMADAN KÖYDEN AYRILDI

Bir saate yakın süren gergin bekleyişin ardından ÇED toplantısının yapılamayacağını anlayan şirket yetkilileri ve ilgili kamu görevlileri, ıslıklı protestolar eşiliğinde araçlarına binerek Kemer köyünden uzaklaştılar. Toplantının yapılamadığına dair bir tutanak hazırlayarak imzalayan köylüler, su kaynaklarını vermemeye kararlı olduklarını, bundan geri adım atmayacaklarını belirten sloganlar eşliğinde dağıldılar.

Ulusal Kanal - 05 Şubat 2011
http://www.ulusalkanal.com.tr/

Son Yazılar