bugday tarlasi2

3 milyon hektar tarım toprağını yok ettik!

Birleşmiş Milletler 5 Aralık 2014 gününü Dünya Toprak günü ve 2015 yılını da toprak yılı olarak ilan etti.

Dünyanın nüfusu bugün 7.2 milyar ve insanlığın barınma, beslenme ve diğer ihtiyaçları nedeniyle başta toprak olmak üzere doğa üzerinde çok ciddi bir baskı söz konusudur. Bugün bir ucundan, 150 km genişliğe yayılmış ve nüfusu 10 milyonları aşan devasa kentler oluşmaya başlamıştır. Doğa bu denli geniş bir nüfus baskısı ve tarım topraklarının amaç dışı kullanımı ile ilk defa tanışmaktadır. Bütün yiyecekler bitkiler üzerinden dolaylı olarak topraktan sağlanmaktadır.

Dünyada insan başına düşen toprak miktarı azalmaktadır. Buna bağlı olarak özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde pek çok insan ( 6 milyar) beslenme sorunu yaşamaktadır. Buna karşın dünyada üretilen gıdaların üçte biri çöpe gitmektedir.

TOPRAK YANLIŞ KULLANILINCA DENGELER YERLE BİR OLUYOR...

Toprak, içerdiği besin elementleri ile üzerinde yetişen bitkilerin durak yeri ve beslenme kaynağıdır. Bugün beslenmemizin biricik kaynağı topraktır. Ancak son yıllarda toprağın, yalnızca bitkilerin geliştiği ortam olmanın ötesinde karbon tutulma olduğu da bilinmektedir. Araştırmalar toprakta tutulan karbonun bitkilerde tutulanın iki katı olduğunu gösteriyor. Toprağın yanlış yönetilmesi durumunda milyonlarca yılda toprakta tutulan organik maddenin ayrışması ile karbon hızlı oksidiyona uğruyor. Atmosferin kimyasında önemli değişmelere neden oluyor ve bu gazlardan özellikle CO2’nin miktarındaki artış, iklimi üzerinde olumsuz etki yaratıyor. İklim değişimleri doğrudan ve dolaylı olarak bitki ve toprak üzerinde olumsuz etki bırakmıştır. İklim değişimlerine neden olan atmosferde artan karbondioksit gazının bitkiler (fotosentez) üzerinden toprağa bağlanması son yıllarda bilim çevrelerinin en çok ilgi duyduğu konuların başında geliyor. Bu bağlamda toprağın korunması büyük önem taşımaktadır.

TÜRKİYE SON 40 YILDA 3 MİLYON HEKTAR TARIM TOPRAĞINI AMAÇ DIŞI KULLANIMA AÇTI...

BM tarafından kabul edilen 5 Aralık Dünya Toprak günü insan sağlığı ve beslenmesinin biricik kaynağı toprak, günümüzde maalesef arsa veya endüstri malzemesi olarak görülmektedir. Türkiye'de son 40 yılda 3 milyon hektar tarım toprağını amaç dışı kullanıma açılmıştır. Toprağın aynı zamanda karbon depolama organı olarak iklim değişimlerinin sınırlandırılması açısından, ayrıca dünyanın dengesinin sağlanması bakımından önemsenmesi ve korunması gerekir. Toprak bilimcileri olarak toprağı topluma, geleceği için daha anlatmamız ve yöneticilerin konuya dikkatini çekecek farklı yaklaşımlara yönelmemiz gerekmektedir.

İnsanlığın besin güvencesi olan toprağın daha iyi tanıtılması ve korunması için bilim kuruluşları ve kamu yetkililerinin konu üzerinde ciddiyetle durması gerekir. Kızılderili Reis’in belirtiği üzere “Toprak insana değil, insan toprağa aittir” ifadesi ile toprağın varlığımızı belirttiğini ifade etmek zorundayız. Toprağın hepimizi kucakladığı ve hepimizi beslediği bilinci ile ona daha çok değer vermek zorundayız. Dünya toprak günü nedeniyle toprağın ve gıda güvenliğinin sağlanmasının insanlık için önemini daha iyi tanıtmak ve toprağa sahip çıkmak zorundayız. Toprağı daha iyi anlamak dileği ile.  

NE YAPABİLİRİZ?

Dünyanın nüfusu bugün 7.2 milyar düzeyine ulaşmış ve bu sayının önemli bir kısmı yoksulluk ve yetersiz beslenme koşullarında yaşamaktadır. Bu durum toprağa olan ihtiyacı daha da artırmıştır. Bu bağlamda tarımsal toprak kaynaklarının korunmasına özen gösteren alternatif sistemlere geçilmesi, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma adına hepimiz için ön koşul olmalıdır. Kaynak koruyucu tarımsal üretim modellerinin yaygınlaştırılması, yönlendirici politikaların uygulamaya alınması, yasal düzenlemelerin yapılması, teknik elemanların ve üreticilerin eğitilmesi geleceğimiz için önem arz etmektedir. Bu açıdan resmi kurumlar, karar verici merciiler kadar sivil toplum örgütleri, üretici birlikleri ve bizlerin yaşanılabilir bir çevre için bireysel sorumluluk alarak, toprağın korunması sağlanmalıdır. Toprak bir meta veya arsa olarak görülmemeli, tam tersine insanın gıda kaynağı olarak görülmelidir. Ayrıca toprak, iklim değişimlerinin biricik nedeni olan atmosferdeki karbondioksitin yer yüzeyinde tutulmasının en önemli kaynağıdır. Toprakta karbon tutulması dünyanın sürdürülebilirliği ve sağlığı için çok önemli ve eşsizdir.

Sınırlı doğal kaynaklara sahip dünyamızda artan çevre kirliliği faktörleri nedeniyle artık çevreyi temizlemesini bilen yeni teknolojiler ve politikaları geliştirmek zorundayız. Plansız, programsız, basit kâr güdüsü ile hareket etmek yerine, doğayı ve insanı ön plana alan sürdürülebilir bir yaklaşımla hareket etmek daha akılcı ve zorunludur.

Bu bağlamda BM tarafından kabul edilen 5 Aralık Dünya Toprak günü insan sağlığı ve beslenmesi yanında, karbonun depolanması ile dünyanın dengesinin sağlanması bakımından toprağın önemsenmesi ve korunması gerekir. Toprak bilimcileri olarak toprağın topluma insanlığın geleceği için daha iyi anlatılması ve yöneticilerin konuya dikkatini çekebilmek adına yeni yaklaşımlara yönelmemiz gerekir.

Artık insanın üzerinde yaşadığı toprağın felsefi anlamı üzerinde düşünmesi gerekir. Toprağa ait olduğumuzu bilmemiz ve toprağı besin kaynağı olarak görüp, geleceğimizin gıda güvencesi için onu korumamız gerekir. Dünya toprak günü nedeniyle toprağı insanlık için birçok yönden tanıtmak ve ona sahip çıkmak zorundayız. Toprağı daha iyi anlamak dileği ile.

İbrahim ORTAŞ (Çukurova üniversitesi öğretim üyesi)

Odatv - 05 Aralık 2014

Son Yazılar

Sunny

36°C

Istanbul