melih bas

Su ayak izinin ekonomi politiği!

Su ayak izi (water footprint) kısaca SAİ, tanımlanmış özne (örneğin birey, aile, ilçe, kent,

ülke vb.) için hesaplanabilen ve suyun kullanım bölgelerinin coğrafi olarak belirlenerek suyun kullanımının, kirlenmesinin ölçüldüğü bir kavramdır.

SAİ’nin alt kavramları :

a) Ürün SAİ:

Bir mal veya hizmetin üretildiği yerde, o ürünü ortaya çıkarmak için kullanılan temiz su miktarı yani sanal su içeriğidir.  

b) Birey SAİ:

Bireyin tükettiği mal ve hizmetler için sanal su içerikleri, bu mal ve hizmetlerin birey tarafından tüketim miktarıyla çarpılarak bulunan temiz su tüketim miktarıdır. Kişi başına SAİ miktarı Türkiye’de yılda 1615 metreküp, dünya ortalaması ise 1243 metreküp!

c) Ulus SAİ:

Ülkede tüketilen mal ve hizmetlerin miktarıyla, bu mal ve hizmetlerin sanal su içeriklerinin çarpımıyla bulunan temiz su tüketim miktarıdır. Bu miktar, tüketilen yerel su kaynakları miktarıyla sanal su ithalatının toplamından, sanal su ihracatının çıkarılması yoluyla da hesaplanabilmektedir.

Ulus toplam SAİ’nin yerel kaynaklara dayalı kısmı iç SAİ, sanal su ithalatına dayalı kısmı ise dış SAİ olarak adlandırılmaktadır. Bir ulusun iç SAİ’nin toplam SAİ’ne oranı 0-1 değerleri arasında olabilir.

Bu değer sıfır ise, o ulusun tükettiği mal ve hizmetlerin genelde sanal su ithalatı ile karşılandığı anlamına gelirken; değer 1 ise o ülkede tüketilen mal ve hizmetler için kullanılan su miktarının tümü ulusun kendi yerel su kaynaklarından karşılanıyor demektir. Türkiye’de bu değerin 0.85 dolayında olduğu öngörülmektedir.

Toplam SAİ’nin izinin yeşil, gri ve mavi bileşenleri:

Yeşil SAİ: üretim sürecinde tüketilen yağmur suyunun hacimsel miktarıdır.

Gri SAİ: kirleticilerin yok edilerek suyun kalite standartlarına uygun hale getirilmesi için gereken temiz suyun hacimsel miktarıdır.

Mavi SAİ: üretim süreçlerinde ürünün yapısına girerek veya girmeden buharlaşarak tüketilen yüzey suları (akarsular ve göller vb.) ve yeraltı sularının hacimsel miktarıdır.

Yaşam tarzımız nedeniyle geçen yüzyılda su kullanımız 7 kat arttı. UNESCO’nun ‘2050 Yılı İçin Su Ayak İzi Senaryoları Çalışması’ raporunda, 2050 yılındaki SAİ’nin 2000 yılına göre yüzde 50-175 arasında artacağı belirtilmektedir.

Bu artış bölgesel olarak Orta Asya ve Beşdeniz bölgesinde (Ortadoğu’da) yüzde 300’e dek çıkabilecekmiş. SAİ’nde evsel su kullanımının payı yüzde 3, sanayinin payı ise yüzde 10 dolayında gözükmektedir. 2050 beklentileri olarak SAİ’nde bileşenlerin payı şöyle; yeşil (yüzde 70), gri (yüzde 15) ve mavi (yüzde 15).   

2050 yılında net sanal su ihracatçılarının 2000’e göre aynı kalacağı, sanal su ticaretinin 5-10 kat artacağı beklenmektedir.

Dört kat artış...

OECD’nin ‘Suya 2050 İtibarıyla Bakış’ adlı raporunda su kullanımının yüzde 55 artacağı, en hızlı artışın ise endüstriyel su kullanımındaki artış (4 kat) olacağı, dünya nüfusunun yüzde 40’ının su sıkıntısı içinde yaşayan bir kitle olacağı vurgulanıyor.   

Demek ki, karda yürüyüp ayak izini belli etmemek yerine, yaşam tarzımızı değiştireceğiz!

Bkz. waterfootprint.org

Melih BAŞ - 15 Ekim 2014 - Aydınlık

Son Yazılar

Partly cloudy

12°C

Istanbul