katliam basliyor caldag1 225

Manisa Turgutlu Çaldağ’da  2 milyon  ağaç kesilecek! Katliam başlıyor!

Manisa’nın Turgutlu ilçesine 12 kilometre mesafede yer alan Çaldağ’da, 2 yıldır yoğun bir faaliyet var, on binlerce ağaç kesildi.

15 yıl içinde 2 milyon daha kesilecek. Bu faaliyet, iddialara göre burada bulunan 6 milyar dolar değerindeki 40 milyon tonluk nikel rezervi için.

Nikel madeni çıkarmak için bir İngiliz Şirketi tarafından yürütülüyor. Bu çalışma, Gediz Ovası’nı doğrudan, İzmir’i de dolaylı olarak etkileyecek. Mesele bu kez altın ayrıştırmakta kullanılan siyanür değil, sülfürik asit. Çünkü European Nickel PLC şirketi buradaki üretimini sülfürik asitle yapacak. Ve ucuz maliyetli olması için vahim zararları yüzünden dünyanın hiçbir yerinde kabul görmeyen “Sülfürik Asit Liç Yöntemi” kullanılacak. Bu sistem için gerekli cehennem makinası önceki gün saatte bir kilometre hızla ilerleyerek, kitle örgütlerinin protestoları eşliğinde Manisa’ya geldi. Otoklav denilen bu dev kazan, nikel üretiminde, 30 milyon ton toprağı 11 milyon ton sülfürik asitle yoğurarak doğaya atacak.

katliam basliyor caldag2

İşte durumun vahameti! (1)

*Uygulanacak olan sülfürik asit liç usulu ile açık maden işletmesi projesinin süreceği 15 yıl boyunca oluşacak asit buharlaşmaları ve ardından da asit yağmurları nedeniyle Eşme’den Çeşme’ye kadar çok büyük bir alan ciddi çevre felaketi ile tanışmış olacak.

*Dünyanın en büyük asit fabrikalarından birisi, dünyanın en verimli vadilerinden Gediz vadisinin göbeğine kurulacak. Oysa böyle bir asit fabrikası dünya standartlarına göre ancak çöllük arazilerde kurulabiliyor. Sadece bu bile başlı başına bir çevre felaketi anlamına geliyor.

*15 yıl boyunca 20 milyon ton civarında asit kullanılarak yapılacak bu çalışmalarda dünyanın en verimli toprakları asitle yıkanacak. Geriye ise sadece çölleşmiş bir arazi bırakılmış olacak.

*Yeraltı ve yerüstü su kaynaklarımız maden şirketinin faaliyetleri için tüketilmiş olacak, çiftçi arazisi ve hayvanları için sulama, yurttaşlar da içme suyu bulamaz duruma getirilecek.

*15-20 yıl boyunca sürecek bu madencilik faaliyeti ile havaya, toprağa, suya karışan nikel tozları da insanlarımızı bekleyen kanser tehlikesinin bir diğer boyutunu oluşturacak.

katliam basliyor caldag5

KİM BU ŞİRKET? (2)

European Nickel şirketi hiçbir ülkede alamadığı izni Türkiye’de sürdürdüğü lobi faaliyetleri ve güçlü diplomatik ilişkiler sonucu kolayca elde edebildi. İlk yöneticisi ve ortağı İngiltere’nin eski Ankara Büyükelçileri’nden David Logan idi. 2007 yılında dönemin İngiltere Büyükelçisi David Logan'ın ortak olduğu İngiliz şirketi bu madeni işletmek için ruhsat aldı.

Dönemin Çevre Bakanı Osman Pepe, sert ifadeler kullanarak karşı çıktığı bu projeyi durdurdu.

Bu sözleri yüzünden bakanlık koltuğundan olduğu iddia edilen Pepe'nin yerine gelen Veysel Eroğlu, 2009 yılında İngiliz şirkete ruhsatları geri verdi ve Çaldağı'ndaki 1832 hektar alanı İngilizler'e tahsis etti.

Yoğun tepkiler üzerine İngiliz şirket tüm haklarını 40 milyon dolara ODTÜ'lü 3 gence sattı, daha doğrusu satmış gibi göründü.

Firma, Çankaya ve hükümetin üzerinde uygulanan baskı ve ilişki ağıyla sonunda istediği ÇED Raporu’nu kimselerden habersiz alabilmişti. Dolayısıyla devlet (ya da hükümet) gücünü de arkasına alan şirket, tüm Gediz vadisini yok edecek bir potansiyele sahip projeyi Çaldağı'ndaki paravan şirketleri vasıtasıyla uygulamaya koydu. Çaldağı’ndaki korkunç katliama devam eden VTG Madencilik; öncesinde Sardes’in, daha öncesinde de European Nickel (ENK) şirketinin idi.

katliam basliyor caldag6

AVRUPA’DAN KOVULDU TURGUTLU’YA GELDİ! (2)

İlk macera Arnavutluk’ta başlıyor!

Yatırımcı Felix Pole ve şirket Genel Müdürü Simon Purkiss 1999 yılında bu yöntemle Balkanlarda nikel elde etmek amacıyla, bir şirket kurarlar. Bu şirket 2000 yılından sonra European Nickel (EN) oldu. Arnavutluk’u seçmeleri ise tamamen bilinçli. O dönemde Arnavutluk’ta henüz bir Çevre Bakanı yoktu ve bu önemli durumda burayı şirket için cazip bir çekim merkezi yapmıştı. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı! 2001 yılında da ilk defa Arnavutluk’ta bir Çevre Bakanlığı kuruldu. Arnavutluk Çevre Bakanı, BBC’ye verdiği bir demeçte “Çevreye karşı işlenen suçun banka soymaktan farkı yoktur. Bu suçları ezeceğiz” diyordu. Sonuçta Adriatic Nikel (perde arkasında da European Nickel) Şirketi’nin sülfürik asit liç metodu ile çalışacak bir nikel tesisini Arnavutluk'ta kurulmasına izin verilmedi. Ve European Nickel Arnavutluk’tan kovuldu.

Sırbistan'dan da kovuldular…

Şirketin İngiliz Standart Bank ve Avusturalya BHP Billiton şirketi gibi mali destekçileri Arnavutluk’taki bu durumdan rahatsız oldular ve şirketten Arnavutluk'u bırakıp, böyle bir projeye “peki” diyebilecek başka uygun bir yer bulunmasını talep ettiler. European Nickel Şirketi o zaman şansını Sırbistan’da denemek istedi. Çünkü Sırbistan’da Mokra Gora ve Lipovac bölgelerinde 2 maden yatağının haklarına sahipti. Mokra Gora bölgesi, Turgutlu Çaldağı’ndan çok daha büyük bir nikel rezervine sahip. Şirket Genel Müdürü Simon Purkiss, 18 Kasım 2004 tarihli basın bildirisinde "Mokra Gora yatağındaki cevherin Çaldağı cevherlerinden çok daha çabuk solüsyona geçtiğini, yatağın çok büyük gelecek vaadettiğini ve çok iyi bir jeolojiye sahip olduğunu" söylüyordu.

Ancak şirketin Sırbistan’da gördüğü büyük tepki ve bölge halkının karşı koyuşu dolayısıyla planları burada da yürümedi. Hatta burada halkın karşı koyuşu silahlı tavra bile dönüşecek kadar ileri gitmiş, ünlü Sırp sanatçı Goran Bregoviç düzenlediği konserlerde ülkesindeki çevre sorunlarına dikkat çekip, halkın karşı koyuşuna destek olmuştu.Böylece olay uluslararası boyutlar kazanıp Greenpeace’in de devreye girmesine kadar gelişti. Sonunda Sırbistan Enerji Bakanlığı, şirketten “Bakanlığa müracaat etmesini ve bu müracaatta ellerindeki iznin usulsüz olduğunu itiraf edip bu sebepten kendilerine verilen bu iznin iptal edilmesini istemesini” talep etti. Şirket çaresizlik içinde bunu yaptı. Bakanlık da buna karşılık şirketin maden yatağı haklarını elinde tutmasına izin verdi, ama "işletme izni" ve “çalışma ruhsatı” vermedi.

Yani, önceki adı ile Bosphorus, şimdiki adıyla Sardes şirketinin bağlı olduğu asıl şirket European Nickel şirketi, böylece 2005 yılında Balkanlardan tamamen kovuldu. Bu gelişmelerden sonra, bu proje şimdi Türkiye’de ve Turgutlu’da denenmek isteniyor.

katliam basliyor caldag7

DÜNYADA İLK VE TEK TURGUTLU’DA!

AB ve Dünya Bankası gibi kuruluşların Avrupa’nın göbeğinde bir çevresel faciaya göz yummaması nedeniyle Avrupa ve Balkanlar’da umudunu yitiren İngiliz European Nickel (ENK) şirketi, gözünü Türkiye’ye çevirmişti. Şirketin Genel Müdürü Simon Purkiss'in bu projeyi "Dünyada ilk defa olarak Türkiye'de uygulayacağımız bir teknoloji" diye tanımlamasının asıl nedeni de bu. Ama dünyada ilk defa Turgutlu'da, dolayısıyla Türkiye'de uygulanmak istenmesinin nedeni, bu projeye dünyanın hiç bir ülkesinde onay, şirkete de bu projeyle çalışma izni verilmemiş olması nedeniyledir. Dolayısıyla Purkiss'in bu sözlerini, "Eğer AKP Hükümeti'nden izin alırsak..." şeklinde okumak gerekir. Türkiye ve Turgutlu halkının kobay olarak kullanıldığı Çaldağı’nda nikel madeni çıkartılmasına sesini çıkarmayan hükümet, firmanın burada düdüğünü öttürmesine de izin verdi. AKP’li Turgutlu Belediyesi de şirketle iyi ilişkiler içinde.

SARDES, VTG MADENCİLİK’E SATTI!

Ancak sonradan işler değişti. European Nickel, şirketinin kolu olan Sardes maden şirketini VTG Madencilik’e devretti. Madeni satın alarak Çaldağı’ndaki pilot maden tesislerini devralan yeni şirket VTG Madencilik, bir süre önce Çaldağı ormanında ağaç katliamına başladı.

Odatv - 14 Haziran 2013

Kaynaklar : 

(1)Turçep (Turgutlu Çevre Platformu) raporundan

(2) Manisa Günebakış Gazetesi

*** *** ***
İlgili Haberler :

Manisa Turgutlu'da yüzlerce asırlık ağaçlar kesildi!

Manisa'nın Turgutlu ilçesine bağlı Çaldağı bölgesinde konuşlandırılan ve 18 milyon ton sülfürik asit kullanılarak açık ocak yöntemiyle işletilmesi planlanan nikel madeni için şimdiden binlerce ağaç kesildi.

Tarım alanlarının bitişiğinde toplamda 20 bin dönüm arazi üzerinde işletilmek istenen madenin, Gediz Havzası'nın tarım potansiyeli için büyük tehdit olduğu aktarılıyor. Şirketin madeni işleteceği alanın büyüklüğü 2 bin futbol sahasına eşdeğer konumda. Madenin 15 yıllık süre içinde 3 milyar dolar gelir elde edeceği belirtiliyor. Buna karşın aynı süre içinde havzanın tarımsal gelirinin 60 milyar dolar olacağı kaydediliyor. VTG Madencilik'in sahibi 3 gencin madeni satın almasının ardından, alandaki çalışmalar hız kazandı. İş makineleri büyük boyutta çukurlar açmaya ve asırlık ağaçları kesmeye başladı.

Madenin, Turgutlu'da geldiği yıllardan bu yana olası çevre felaketlerine dikkat çeken CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, CHP Manisa İl Başkanı Cahit Kaplan, Turgutlu Çevre Platformu (TURÇEP) üyeleri, TEMA gönüllüleri, çevre derneklerinin temsilcileri ve yöre halkından oluşan kalabalık grup, müdahalelere karşın ağaçların kesildiği alana indi. Bu sırada VTG Madencilik Genel Müdür Yardımcısı Köksal İbrahimoğlu da alana geldi.
 
CHP Milletvekili Ören, Çaldağı'nda gerçekleştirilen işlemi doğa katliamı olarak niteleyerek, “Şirket henüz tam kapasitesinin 200'de 1'i kadar uygulama yapıyor. Ancak bu bile Turgutlu için büyük risk oluşturuyor” dedi.
 
İbrahimoğlu ise, kendisinin de TEMA üyesi olduğunu, bölgede çevre adına olumsuz bir durum yaşanmadığını savundu.
 
Ozan YAYMAN - Cumhuriyet

*** *** ***

Gördes’te ‘Cehennem Kazanı direnişi’ tam gaz!

Gördes’te Zorlu Grubuna ait Meta Madencilik tarafından yürütülen Nikel madeni çalışmaları son aşamaya yaklaşırken, çevredeki halk da madene karşı örgütlenmeye ve eylemlerine devam ediyor.

MANİSA - Meta madenciliğin kurmayı planladığı nikel rafinerisi, bölgedeki köylüleri ayaklandırdı. Manisa’nın Akhisar, Gördes ve Balıkesir’in Sındırgı ilçesi arasında bulunan Tavşanalanı’nda 200 kilometrelik bir alanı kapsayan projeye karşı Kayacık Belde Belediye Başkanı Ramazan Koyunlu ve Gördes Çevre Derneği Üyesi Hasan Türkel mücadele başlattı. Bölgede gündem oluşturmayı ve işletmenin zararlarını halka anlatmayı hedefleyen Koyunlu ve Türkel Gediz Havzası ve İzmir’in içme suyu hakkında çeşitli iddialarda bulundular.
 
Kayacık Belde Belediye Başkanı Ramazan Koyunlu, kirlenmiş suların İzmir’in içme suyuna karışma tehlikesine işaret ederek şöyle konuştu: “Tahtalı Barajı’na yakın köylerde suyun kirlenmemesi için İzmir Büyükşehir Belediyesi tarımsal ilaç bile kullandırtmaz. Ama barajın 20 km yukarısında günde bin ton sülfürik asit kullanacak bir tesis açılıyor.İzmir kent konseyinde bir toplandı yaptık. Arsenik şu an için bu üç bölgeyi etkiler. Dere yatakları vasıtayla Gediz’e ve İzmir’in içme sularına gider. İzmir’in içme suyu ve Gediz havzası büyük tehlike altında.”
 
‘CEHENNEM KAZANI’ EYLEMİ!

Manisa Gördes yakınlarında bulunan nikel madeninde kullanılacak olan 738 ton ağırlığındaki dev kazan Aksihar’a yaklaştı. Sivil Toplum Örgütleri, Çevre Platformları, belediye başkanları, milletvekilleri ve çok sayıda vatandaşın katılacağı eylemle “Cehennem Kazanı” diye tabir edilen dev kazanın Gördes’e girmesine izin verilmeyeceği açıklandı.
 
Bu kapsamda yarın (15 Haziran Cumartesi) saat 14.00’te Aksihar Soma kavşağında geniş çapta bir eylem gerçekleştirilecek. Eylemciler bu akşamdan itibaren çadırlarını kurarak, dev kazanı taşıyan TIR’ı bekleyecekler.
 
Eylemi takip ederek, haberleştirmek isteyen İzmirli basın mensupları aşağıdaki telefon numarasından Akhisar Kayacık Belde Belediye Başkanı Ramazan Koyunlu ile irtibata geçebilirler.
 
Yeterli sayıya ulaşılması durumunda basın mensupları için İzmir’den araç kaldırılacağı bilgisi verildi.

Egedesonsöz - 14 Haziran 2013

*** *** ***

Cehennem kazanına Soma'da Taksim direnişi!

MANİSA Gördes’ yakınlarındaki nikel madeninde ayrıştırıcı olarak kullanılmak üzere Aliağa'dan yola çıkan dev kazan Soma'ya 10 km uzakta  park halindeyken protesto edildi. Yapılan basın açıklamasında 738 tonluk dev kazan için 'Cehennem Kazanı' benzetmesi yapılarak, bölgeye felaket getireceği ifade edildi.

Her yer taksim her yer direniş!

Soma, Gördes, Turgutlu, Dikili, Bergama ve İzmir’den yola çıkan yaşam savunucuları çevre halkına felaket getireceğini savundukları dev kazanı Soma'ya 10 km uzaklıkta yakaladılar. “Cehennem kazanı Gördes’e giremeyecek” yazılı pankartla kazanın üzerine çıkan yaşam savunucuları “Her yer taksim her yer direniş”, “Cehennem kazanı istemiyoruz”, sloganları ile kazanı protesto ettiler. Kazanın bulunduğu aracın önünde konuşma yapan Gördes Çevre Derneği Yönetim kurulu üyesi Hasan Türkay, cehennem kazanı adını verdikleri otoklavın, yaşamı yok etme tehlikesi taşıdığını söyledi. Türkay, “Bu ölüm makinesine geçiş izni vermeyeceğiz” dedi. Turgutlu Çevre Platformu adına konuşan Platform Sözcüsü Av. Hasan Namak ise Başbakan’ın çağrısına değinerek, “Kendisine inanmıyoruz. Yıllardır her türlü çağrıyı yaptık, kulak tıkadı. Taksim nasıl başardıysa bu aleti Gördes'e sokmamanın tek yolu budur”  dedi.

Özgüven'den Başbakan'a davet!

Eyleme katılan CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel “Kazan'ın Gördes’in tepesine çıkıp da güzelim Manisa ovasını zehirlemesine izin vermeyeceğiz. Ben buradan büyük bir mücadele içinde olan Gördes Kayacık Belediye Başkanımız Ramazan Koyunlu'ya, Çevre duyarlılığı ile her zaman yanımızda olan Manisalıların sevgilisi Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven'e GÖRÇEV'e ve TURÇEV'e çok teşekkür ediyorum. Biz CHP Milletvekilleri de her zaman yanınızda olacağız" dedi. Eyleme destek veren Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven de esprili bir dille “Başbakan herkesi çevreci yaptı. Kendisine teşekkür ederiz. Ancak ben çevreciyim diyorsa burası er meydanıdır, gelsin bu kazanın önünde konuşalım” dedi.

Yaklaşık 1 saat süren eylemin ardından araçlarla tekrar Soma’ya dönen yaşam savunucuları, madenci heykelinden Türkiye Maden-İş Sendikasına kadar sloganlarla yürüdüler. Öte yandan sabah Soma’dan bir grup gençte kazanın yanına giderek protesto eyleminde bulundular. Gençler kazanın Soma’dan geçişinde protestolarını kitlesel olarak yapacaklarını ifade ettiler.

Bölge 'kanser bölgesi' olacak!

Cehennem kazanı önünde yapılan eylem sonrasında ise Türkiye Maden İş Soma Şubesi konferans salonunda konuyla ilgili bir panel gerçekleştirildi. Panelde konuşan Jeoloji Yüksek Mühendisi Tahir Öngür, eğimli bir arazide bulunan madendeki kaza riskinin çok yüksek olduğunu belirtti. Öngür; “Bu kazanı oraya taşıtmak cinayete teşebbüstür” dedi. Ege Üniversitesi Halk Sağlığı Bölümü Başkanı ve EGEÇEP Eş dönem sözcüsü Ali Osman Karababa ise “Bölge kanser bölgesi olacak. Triod hastalıkları, çeşitli sistem kanserleri bekliyoruz. Felaket tellallığı değil somut gerçeklik bu” diye konuştu. Metalürji Mühendisleri Odası eski Genel Başkanı Cemalettin Küçük ise Taksim’den ayağının tozu ile Soma’ya geldiğini belirterek, “Her alanı direniş alanı yaparsak bunu yapamazlar” dedi. Son olarak konuşan Av Hasan Namak ise madenle ilgili hukuki süreç hakkında bilgi verdi.

Metin SERT - 11 Haziran 2013 - Yankı Turgutlu'nun Sesi

*** *** ***

‘Cehennem kazanı’ yola çıktı!

NİKEL MADENİ İÇİN TAM 738 TONLUK KAZAN!

Manisa Gördes yakınlarında bulunan nikel madeninde kullanılacak olan 738 ton ağırlığındaki dev kazan önceki gün Aliağa limanından TIR’a yüklendi. Günde 1000 ton sülfürik asit kullanılacak olan maden işletmesinin en önemli parçalarından birisi olan dev kazan, adeta yörenin cehenneme açılan kapısı gibi…

TIR İÇİN 3 ÜST GEÇİT SÖKÜLECEK!

Gördes Tavşanalanı mevkiinde Zorlu Grubu tarafından işletilen Nikel Madeni için Çin’den getirilen dev kazan madene doğru yola çıktı. Karayollarının İzmir’de geçişi için izin vermediği öğrenilen 738 ton ağırlığındaki silindir biçimli dev tank 264 tekerleği bulunan bir TIR’a yüklenerek bir süre Aliağa’da bekletildi. Tankın yaklaşık 167 km’lik mesafedeki madene Bergama-Kınık-Soma-Akhisar güzergahını izleyerek gitmesi kararlaştırılırken, yol boyunca dev tankın geçişi için çeşitli önlemler alındı. Yol üzerinde bulunan köprülerden geçmesi yasaklanan tankın geçişi için 3 üst geçiş sökülecek ayrıca 11 tane köprünün de by-pass edilip yanlarına büz, taş, agrega kullanılarak yeni yollar yapılacak. Bütün bu işlerle birlikte dev tankın sadece taşıma maliyetinin 5 milyon doları bulacağı dile getiriliyor.

YOLCULUĞU İKİ AY SÜRECEK!

Aliağa’dan Bergama’ya doğru önceki gün yola çıkarılan dev tank için kara yolunun iki şeridi trafiğe kapatılırken, dev tankı görenler ise şaşkınlıklarını gizleyemiyor. Türk bayrağı ve Zorlu Grubunun adının yazıldığı pankart bulunan dev tank, saatte sadece 1 kilometre yol alabilecek. Tankın bu hızla Gördes’e yaklaşık 2 ayda varması bekleniyor. Kilometrede 150 litre yakıt kullandığı söylenen tank taşıyan TIR’a bu nedenle bir akaryakıt tankeri de eşlik ediyor.

İZMİR’İN İÇME SUYUNA ASİT KARIŞACAK!

İzmir’e su sağlayan Gördes Barajı ve ileride su sağlayacak olan Çağlayan, Başlamış ve Düvertepe Barajlarının su toplama havzasında bulunan nikel madeninde günde 1000 ton sülfürik asit kullanılacak. Bilim insanları madende kullanılacak kimyasalların yer altı sularına başta arsenik olmak üzere ağır metal karıştıracağı, bunun da İzmir’in içme suyunu kirleteceği uyarısında bulunuyor. Kent için son derece önemli olan bu baraja madenin etkileri konusunda İzmir’in içme suyundan sorumlu belediye kurumu İZSU’nun bilgisinin olmadığı geçtiğimiz haftalarda kurumdan gönderilen bir yazı sonrası ortaya çıkmıştı. İZSU konuyla ilgili  İzmir Kent Konseyine gönderdiği bir yazıda, 2025’e kadar kente yılda 60 milyon ton su sağlayacağı söylenen Gördes Barajı’nın sülfürik asitli nikel madeni alanı içinde olup olmadığını bilmediğini belirtmişti. Kurum bölgede halen proje aşamasında olan Çağlayan, Başlamış ve Düvertepe barajları ile ilgili de “…nikel maden sahasının yaklaşık olarak Çağlayan ve Başlamış Baraj Havzaları sınırları içinde kalabileceği görülmüştür” gibi muğlak ifadelerle konu hakkındaki bilgisizliğini ortaya koymuştu.

Özer AKDEMİR

Son Yazılar