baraj dosyasi2 

HES Barajlar Dosyası! (2)

Çoruh üzerindeki 15 barajdan 11’İ Görev Yapmıyor!

Bayındırlık için değilse ne planıdır?

 Refah yaratmak için yapıldığı iddia edilen bu planı, hidroelektrik mühendisliği açısından incelediğimizde; ortaya çıkan durum, çok vahimdir.

Yukarıda 7 maddede sayılan sonuçların ne şekilde sağlandığı apaçık ortaya çıkmaktadır. Bu planda sunulan, daha doğrusu satılan, mühendislik hizmetinden utanç duymamak, üzülmemek mümkün değildir:Barajlar, su bekletme yapılarıdır. Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında aşırı gelen, taşkın, aşkın, çevresine zarar veren suları kontrol altına almak, bekletmek ve onlardan yararlanmak için yapılırlar. Başka su bekletme yapıları ve imkânları yeterli ve ekonomik olmuyorsa ve baraj daha yararlı olacaksa yapılabilirler.

Barajların, yerleri ,boyutları; aktif hacim dediğimiz su bekletme hacimleri, yani, dolup boşalan hacimleri; her akarsuyun uzun yıllar yapılan rasatlarına göre hesaplanır ve boyutlandırılır.Barajlar, aktif hacim/toplam hacim oranları dikkatle belirlenmesi gereken çok maliyetli su yapılarıdır. Enerji üretiminde barajlardan yararlanmak düşünüldüğünde, elde edilecek enerjinin azalacağının, bunun bir fizik kanunu gereği olduğunun, bilinmesi gerekir. Barajlar, üretilecek enerjinin alternatif üretim imkânlarından daha ekonomik olması halinde düşünülürler.Büyük maliyetli yapılar oldukları için bu karşılaştırmalar dikkatlice yapılmadan inşa edilemezler. Yarattıkları fayda, artık değer; sebep oldukları olumsuzluklardan, harcanan para, kayıp ve zararların toplamından, birkaç kere fazla oluyorsa yapılabilirler.

bu barajin gorev yapmayacagini bilmiyormusunuz

Elektrik üretiminde barajlar, kurulum gücünü yani su işleme kapasitesini küçük seçip suyun bekletilmesinin daha ekonomik olduğu açık bir şekilde gösterilmeden yapılamazlar. Bu hesap net bir şekilde ortaya konmadan yapılmaları halinde araştırma ve soruşturma gerektirir.

İster enerji üretimi, ister sulama, ister taşkından korunma amacıyla yapılsınlar; yapılacakları yerler, doğal olarak ve mühendislik ilkesi gereği, taşkın ve aşkın suların ortaya çıktığı rakımlardır.Özellikle enerji üretiminde suların en yüksek rakımlarda bekletilmesi, fizik kanunu yani, aklın emridir. Çünkü, enerji üretiminde suyun düşebileceği yükseklik, enerji miktarını belirleyen iki çarpandan biridir

*** *** ***
Çoruh Enerji Planı’nda bu ilkelere neden uyulmadı?

Bu planda yapılan ve yapılmak istenen barajların hiç birinde bu ilkelere, asla ve asla, uyulmamıştır. Özellikle seçilen yerler, bu ilkelerle taban tabana zıttır. Asla yapılmaması gereken düşük rakımlarda yapılmışlardır. Planda seçilen baraj yerleriyle,en verimli tarım alanları, insan yaşamının olmazsa olmaz alanları, kışlaklar, yok edilmiş, yerleşim yerleri su altında bırakılarak insanlar göçe zorlanmışlar, zorlanmaktadırlar. Kalkınmanın gerçek dayanağı verimli topraklar, yok edilmiştir.

Plandaki barajların aktif hacim/toplam hacim oranları, asla kabul edilebilir düzeyde değildr. Maliyetlerin arttırılması ve aşırı miktarda kamu arazisinin su altında bırakılmak istendiği, düşünmeye gerek duyulmayacak derecede, açıktır.

Bu planın başka amaçlarla yapıldığının en açık kanıtı, barajlara verilen aktif hacimlerdir. Planda seçilen tesis debilerine baktığımızda, Çoruh Nehri’nin hesaplanmış ortalama akış rejimine göre bekletmeye alınabilecek su miktarı 750-800 milyon metreküptür. Buna karşılık yapılmış ve yapılacak olan barajların aktif hacimlerinin, yani her yıl dolup boşalması gereken hacimlerinin toplamı 4,6 milyar metre küptür. Bu, aklın alamayacağı, mühendisliğin aşağılandığı, yüzkarası bir durumudur. Mühendislik açısından açıklanabilir bir tarafı yoktur.Barajların boş kalacağı, görev yapmayacağı, bellidir.

15 barajdan 11 tanesinin içinde enerjiye dönüştürmek üzere bekletilecek su yoktur.İşin en dikkat çekici yönü, içi boş barajlardan 9’unun ana kol üzerinde olmalarıdır.9 barajın enerji üretiminde görevsiz kalacağı, hatta üretimi azaltacağı ortada iken 10 baraj; anakol üzerine, peş peşe ve iç içe dizilmişlerdir. Bu barajlardan, Laleli, Güllübağ,Çamlıkaya, Arkun, Yusufeli, Artvin, Deriner, Borçka ve Muratlı barajları; enerji üretimine fayda yerine zarar vermektedirler.Çünkü, bu barajların içinde bekletecek su yoktur. Boş barajlar, hesaplanan enerji üretimine engel olurlar. Bu, fizik yasası sonucudur. Üretilecek enerji 1,2 milyar KWh (kilovatsaat) azalacaktır. Bu durumda üretilecek enerji 10,8 değil 9,5 milyar kilovatsaatı geçmeyecektir.

Bu anlaşılabilir, kabul edilebilir bir durum değildir. İnanılmaz,akıl almaz bir mühendislik sefaletini göstermektedir.Plan, enerji üretimi için yapılmadığını bir kere daha haykırmaktadır.Bu tesbite inanmayanlar, planın anakol üzerindeki tesislerinin çalışma hallerinin simülasyonunu yaparak gerçeği görebilirler.

Bir hususun daha bilinmesi gerekir: ‘Yukarıda 7 adedi sıralanan,yaratılan ve yaratılmak istenen olumsuzluklar, bu planda işlenen ‘mühendislik sefaleti çukuru’nun üçte birini bile dolduramaz.O olumsuzlukları yaratmak için İşlenen sefaletin üçte biri yeterliydi. Üçte ikisinin başka vahim amaçlar için işlendiği ortadadır.Başka türlü açıklama olanağı yoktur.

İşlenenen mühendislik sefaleti de bilgisizlik, akıl yetmezliği, aymazlık veya korku saikiyle açıklanamaz.

Vicdan ve akıl sahibi ve düşünen her kişi, bu planla yaratılmak istenenen ekonomik sonuçların ve bunun altındaki mühendislik sefaletinin hangi sebeplerle işlendiğini araştırmaya, gerçeği görmeye çalışır.

Arkasındaki gerçeği görmenin yolu, planın bitmiş durumunu aklımıza ve coğrafyamıza çizmek, sonuçlarını gözümüzle görmek ve aklımızda canlandırmaktır.Böyle bir planın kime yaradığını,hangi amaca hizmet edeceğini,edebileceğini öğrenmeye çalışmaktır. Görünen sonucun,neyi ifade ettiğini değerlendirmek ve içini doldurmak gerekir:

*** *** ***
300 kilometrelik yırtık!

İçi boş, peş peşe ve iç içe dizilmiş baraj göllerinin ve yok edilen tarım alanlarına mahküm ınsanların terkettiği alanların haritaya işlenmesiyle ortaya çıkan yeni coğrafi durumu şöyle özetleyebiliriz: Çoruh nehri ana kolu ekseninde 300 kilometrelik bir hat insansızlaştırılıyor ve ülkemiz coğrafyası yırtılıyor.

Bu işlem, ülke borca batırılarak bir çok olanakları yok edilerek, derin bir mühendislik sefaletiyle yapılmaktadır.Böyle bir plan, ancak uzun soluklu bir çalışmayla, özel örgütlenmeyle yapılabilir.Bilgisizlik, aymazlık, akıl yetmezliği veya korkuyla işlendiğini düşünmek; baştan, işlenen mel’aneti kabul etmek anlamına gelir. Uzun soluklu,çok kurnazca hazırlanmış olduğu bellidir. Düşünülmesi ve hayata geçirilmesi, devşirilen özel kişilerin özel eğitimden geçirilip uygun yerlere getirilmesiyle mümkündür. Yetmez, özel kadroların oluşturulması gerekir.

*** *** ***
Boş barajların sırrı BOP mu?

Ülkeyi hızla artan borca batıran ve coğrafyamızı yırtan, açıkladığı miktarda elektrik enerjisini üretemeyen bu planın yarattığı görüntüyü, ancak şu şekilde açıklayabiliriz:

Boş barajların coğrafyamızda oluşturduğu yırtık, Büyük Ortadoğu Planı’nın ülkemizde çizmek istedığı sınırın son bölümüyle örtüşmektedir;olsa olsa böyle bir plan, böyle bir mel’anet için yapılabilir.

Çok acıdır; inanılır gibi değildir. Fakat,karşımıza çıkan bir ayrıntı, bu yargımızı,şaşırtıcı, dehşet verici biçimde doğrulamaktadır:

Bilinen BOP haritasında, ülkemizden koparılıp yeni ülkeye(!) ayırılan coğrafyanın Karadenize açılan parçasının batı sınırını oluşturmak için bu planda, mühendislik sefaletinin en ürkütücüsü, en derini işlenmiştir. Barhal Çayı üzerinde planlanan Altıparmak barajıyla, Yusufeli ilçesinin en başat köyü Altıparmak(Barhal)’ın merkezi sular altına bırakılmaktadır.

Bu barajın içinde bekletecek, kullanıma sunulacak bir milimetreküp su yoktur. Haziran ayında gelen su, barajın desteklediği santralın borusunu doldurmamaktadır. Plandaki en düşük verimlilikteki santral, bu barajın desteklediği santraldir.Bu barajın, kötülükten öte hiçbir görevi olamaz. Sonuç olarak söylenecek söz:“Bu baraj, bahşedilen sınırın(!) fiziken gerçekleştirilmesi için buraya konmuştur.” olacaktır. Şeytan, burada kendini bir kere daha ele vermektedir. Durumu, ilgili haritada görebiliriz. (Harita no: 1)

Konuyu ilk kez öğrenenler, bu akıl almaz ayrıntıdan, planın,Büyük Ortadoğu Projesinin ülkemiz üzerindeki son işlemi olduğuna yine de inanmayabilirler. O zaman, akıl yürütme işine devam edeceklerdir:

Her akıl sahibi, şunu sorar: Çoruh üzerine dizilen boş barajlarla ve ayrıntısıyla sonu çizilen bu plan, Büyük Ortadoğu Projesi’nin ülkemiz coğrafyasına çizmek istediği yeni sınırın sonu ise; öncesi, nasıl ve ne şekilde çizilmiş, coğrafyamıza işlenmiştir?

Devam edecek...

Yurttaş Mazlum ÇORUH - 26 Mayıs 2013 - Aydınlık

*** *** ***
Yurttaş MAZLUM ÇORUH kimdir?

İnş. Müh. Naci Özen,Artvin ili Yusufeli İlçesi Altıparmak (BARHAL) köyünde 1945 senesinde doğmuştur.Bir dağ köylüsüdür. İlkokulu köyünde, ortaokulu Yusufeli ve Artvinde okumuş. Işıklar As. Lisesinde 2 yıl okuyup 1962 senesinde Kuleli Askeri Lisesinden 1962 senesinde mezun olmuştur.20-21 Mayıs 1963 olayları nedeniyle yargılanan ve Harbokulundan uzaklaştırılan Harbiyelilerdendir.2004 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından kurulan fikri bir çalışma gurubunda görev almıştır. Istanbul şehrini Yusufelili göçünden korumak amacıyla yola çıkmış karşılaştığı gariplerin üzerine giderek ülkemizdeki barajların gerçek durumunu görmüştür. Tesbit ettiği vahim durumu, önce en yakın çalışma arkadaşlarıyla ve amiri
Kadir Topbaş’la paylaşmıştır. Kadir Topbaş’ın yardımları vahim durumu durdurmaya yeterli olmayınca ve de Barajlar kıralının sessizliği üzerine durumu “Kusursuz Enerji(!) Planı” isimli bir kitapta anlatarak ülke aydınlarının aklına ve vicdanına sunmuştur.

Son Yazılar