baraj dosyasi1 225 

HES Barajlar Dosyası! (1)

2004 yılı Eylül ayında Istanbul Büyükşehir Belediyesinin bir kuruluşunda göreve başladım. İstanbul’un sorunlarına çözümler arayan bir grubun içindeydim.

Sorunların, aşırı göçten kaynaklandığı sonucuna varıldı. Bu olgunun en önemli ve kökten tetikçilerinden birisi de barajlardı.Baraj altında kalacak ilçem Yusufeli’ne yeni yer bulmaya yardımcı olmak ve İstanbul’a göçü önlemek için 2005 yılında Yusufeli’ne gittim.İlçede duyduklarım, Yusufeli Barajlı Santralı konusunda kuşkuya kapılmama neden oldu. Bu yapıyı, uzun yıllar serbest çalışmış bir inşaat mühendisi olarak inceleme gereksinimi duydum. İnceleme sonunda, santral hakkında edindiğim ekonomik bilgiler beni derinden sarstı.Yapımının ülke açısından son derece yanlış olduğu, akıl almaz kötü sonuçlar doğuracağı sonucu ortadaydı. Konuyu, amirimin yardımıyla,ilgili bakan ve görevlilere anlatmaya başladım.Bir gazetede çıkan haber üzerine Deriner Barajlı Santralı’nın da Yusufeli’nin yarısı kadar ürkütücü ekonomik sonuçlar doğuracağını tespit ettim. Yapımı tamamlanmış Muratlı ve devam eden Borçka barajlı santrallarının durumları da benzerdi. Daha çok sarsıldım.

Durum sistematikti. Bunun üzerine, Çoruh Enerji Planı’nın tümünü incelemeye karar verdim.Plan ve Projeler, ülkenin kalkınması, refaha,bolluğa kavuşması için yapılırlar. Bu amaçla yapılan yapılara “bayındırlık eseri”, “refah yaratan eser” denir. Hedefledikleri ürün veya ürünleri, yürürlükteki piyasa fiyatlarından daha pahalıya üretemezler. Böyle bir durum yaratan bir plan veya proje bayındırlık eseri olamaz, refah yaratmaz.

coruh havzasi hes barajlari

Refah yaratacağı iddia edilen plan ve projelere belli bir sınırın üstünde para harcanamaz. Paranın belli bir maliyetle kullanıldığı ve yapılan tesislerin ömürlerinin sınırlı olduğu gerçeğini dışlayarak yatırım yapmakla refah yaratılamaz.Yatırım miktarı, bu üst sınırı aştığı takdirde yaratılan, refah değil, devamlı büyüyen borç ve yoksulluk olacaktır. Bunun sonucu, edilgen,her isteğe boyun eğen ülke haline gelmektir.Yakın tarimiz bize bu bilgiyi çok pahalı bir şekilde öğretmiştir.

Bir plan ya da projenin, bayındırlık eseri olabilmesi yani refah yaratabilmesi için meydana getirdiği yararın, neden olduğu gider, zarar ve kayıpların toplamından birkaç misli fazla olması gerekir. Çoruh Enerji Planı’nı bu açıdan incelediğimizde çıkan sonuç ürkütücüdür. Yaptığım araştırma ve çalışmalar sonunda vardığım sonuçlar,özetle şöyledir: Çoruh Enerji Planı, Çoruh Nehri’nin hidroelektrik potansiyelinden elektrik üretmek amacıyla yapılmıştır. Başka hiçbir amacı yoktur. Plan, 15 adedi barajlı, 17 adedi barajsız, halkın HES diye adlandırdığı toplam 32 santraldan oluşmaktadır. Hedeflenen yıllık enerji miktarı -ki bu iddiadır o kadar üretemeyecek- 10,8 milyar KWh’tır.

Devletin özel sektör üreticilerine ödeyeceğini açıkladığı elektrik enerjisi birim fiyatı 7 Cent’tir. Kamulaştırmalar, yatırımın parasal maliyeti ve kazanç, bu fiyatın içindedir. DSİ ise elektriğin kilovatsaatini 3,5 Cent’e üreteceğini söylemektedir.7 Cent’in fabrika çıkış fiyatı olarak alınmasıyla, bu planın yılda üreteceği enerjinin bedeli bürüt 756 milyon USD dir. Bu gelirden işletme, diğer giderler ve yedeklerin düşülmesinden sonra geriye kalan yıllık borç ödeme yeteneği 600 milyon USD civarında olacaktır.Yıllık borç ödeme olanağı en çok 600 milyon USD olacak bir plan maliyetinin bugünkü para kullanma maliyeti yani cari faiz ve öteki giderleri ve tesis ömürleri göz önüne alındığında;toplam olarak 3,6 milyar USD’yi geçmemesi gerekmektedir. Toplam maliyetin, bu rakamı geçmesi durumunda bolluk yaratılamayacağı,bayındırlık eseri olamayacağı; ülkenin devamlı artan bir borçla karşı karşıya kalacağı kaçınılmaz sonuçtur.

Ülkemizin borçları için yılda ödediği faiz ve öteki masrafları göz önüne aldığımızda paranın yıllık kullanım maliyetinin yüzde 12’ler dolayında olduğunu görmekteyiz. Bu durumda; bu planın, parayla ölçülebilen maliyetinin 5 milyar USD’yi geçmemesi gerekir. Bu sınır, planın bu günkü koşullarda ulaşabileceği en üst maliyet rakamıdır. Toplam maliyetin, 5 milyar USD geçmesi halinde ülkenin, bir borç batağına yuvarlanacağı kaçınılmazdır. Çoruh Enerji Planı’nın ekonomik durumunu, daha ayrıntılı bir biçimde uzun çabalarla yazmış olduğum Kusursuz Enerji(!) Planı” adlı kitapta ortaya koymaya çalıştım.

Planın omurgasını oluşturan anakol üzerindeki 10 adet barajlı santralın mali ve ekonomik durumları, konuya biraz daha açıklık getirmek için aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.Daha ayrıntılı bilgi sahibi olmak isteyenler, adı geçen kitaba müracaat edebilirler. Dileyene kitaptan gönderilecektir.

Çoruh Enerji Planının kısıtlı yapılan tahmini maliyeti, 53 milyar USD’nin çok üstündedir. Böyle bir harcamanın yıllık maliyeti bugünkü faiz ve masraflar göz önüne alındığında en az 6 milyar USD dir. Yıllık Borç ödeme yeteneği ise 600 milyon USD’yi geçmemektedir.Yıllık gelir 600 milyon, kayıplar hariç, yıllık gider 6 milyar! Böyle bir planın devamlı borç yaratacağı kesindir.

Öte yandan; bu planın üretmeyi hedeflediği elektrik enerjisi, aynı potansiyel kullanılarak,barajsız, su alma yapılı, halkın HES diye adlandırdığı santrallarla üretilmek istenmesi durumunda harcanacak para 3,56 milyar USD olacaktır. Çünkü, biliyoruz ki, ülkemizde yapılan ve yapılmak istenen HES’lerde bir birim (bir kilovatsaat) enerji üretmek için yapılması gereken ortalama yatırım miktarı 33 Cent’tir. HES’lerle ilgili ekonomik değerleri kullanmam, HES’lerin doğru projeler olduğuna inandığım anlamına gelmez. Amacım Çoruh Enerji Planının ekonomik yönünü, bilinenlerle ortaya ve yapanların önüne koymaktır. Sonuçlar, mevcut planın aleyhine şaşırtıcı, çok üzücü ve korkutucudur. Karşılaştırmadan da çıkan sonuç, “bu planın enerji üretmek amacıyla yapılmadığı”dır.

Hiçbir plan, amacından bu kadar sapamaz.Uygulamayla ortaya çıkan ve çıkacak sonuçlara baktığımızda bu planın elektrik üretmeyi değil, aşağıdaki sonuçları amaçladığı anlaşılmaktadır:

1- Ülkeyi borca batırmak böylelikle edilgen, her isteği yerine getiren hale düşürmek,

2- Havzadan 50-55 000 kişiyi göçe zorlamaktır.Bunun sonucu, maden yağmasının önündeki en büyük engel olan yerleşik insanları yerlerinden sökmek ve kültüründen koparılmış bu insanları, gittiği yerlerde, sosyal olaylarda kolayca yönlendirilebilir topluluklar haline getirmek,

3- Ülkenin enerji üretim olanaklarını harcamak, sanayisini ve finans organizasyonlarını dışlamak,

4- Çevreyi yaşanmaz hale getirmek,

5- Sosyal hukuk devleti olma olanaklarını ortadan kaldırmak,

6- Değerli bir coğrafi alanı turizm, kültürel ve doğal değerlerini yok etmek ve 300 kilometrelik bir hat boyunca insansızlaştırmak; coğrafyamızı yırtmak.

Bu sonuçlara bakıldığında planın elektrik üretmek ile uzaktan yakından ilgisinin olmadığı ortadadır. Bu sonuçları kimse, bilgisizlik, akıl yetmezliği,aymazlık veya korku saikiyle ortaya koyamaz,başaramaz.

*** *** ***

barajlar ve elektrik birim maliyetleri

Bu tabloda birinci sütun, her bir barajlı santralın yıllık borç ödeme olanağını, yeteneğini; ikinci sütun, refah yaratıcı olabilmesi için geçmemesi gereken toplam maliyetini; üçüncü sütun, bayındırlık eseri olma sınırını; dördüncü sütun, benim yapabildiğim tahmini maliyetini; beşinci sütunda ise her bir santralin üreteceği elektriğin birim maliyetini göstermektedir.Üçüncü sütunda verilen değerler, ekonomik tehlikenin üst sınırını oluşturmaktadır.Dördüncü sütunda verilen maliyet tahmini, yalnızca parayla ölçülebilen ve benim hesaplayabildiğim giderleri içermektedir.Çevre kayıpları, kültürel kayıplar, uluslararası fonlara ödenecek paralar, kamu arazisi kayıpları ve diğer kayıplar bu rakamın içinde değildir. Bu kayıplar, yurttaşların ve ilgililerin anlayışına, kavrayışına ve değerlendirmesine bırakılmıştır.

Bu tablodaki değerler, DSİ’nin bu plan için açıkladığı elektrik üretim miktarlarına göre hesaplanmıştır.Tablo, bizi derinden sarsan yanlışlığın kolayca ve bir an önce anlaşılması için buraya konulmuştur.

Devam edecek...

Yurttaş Mazlum ÇORUH - 25 Mayıs 2013 - Aydınlık

Son Yazılar