kabahatin cogu senin canim kardesim1 225

Ama biraz da sen kaşındın kardeşim…

Suyumuzu gasp edenleri biliyorsunuz. Çok şey yazıldı. Yazıldı da, okuyan yok. Okuyanlardan duruma uyanan az. Duruma uyananlardan kendine görev çıkaran ise çok az.

 Henüz uyanmadıysanız buyrun:

http://www.youtube.com/watch?v=eCC8THWAH-I

http://vimeo.com/19937849

http://yabanil.net/hidroelektrik-santrallerin-psikopatolojisi/

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=574716&sa=138536633

kabahatin cogu senin canim kardesim0

Anlaşılması gereken ancak açıkça dile getirilmeyen özü ben söyleyeyim: Elektrik bahane, amaç suyu gasp etmek.

HES çılgınlığının başını çektiği bu sözüm ona “kalkınma” hamlesi ile çok şükür henüz bozulmamış doğa parçalarımız var dediğimiz, çoğu Karadeniz’de bulunan hazinelerimiz yok ediliyor. Görmek için gözü, düşünmek için beyni olan her insan evladı Karadeniz otoyolu projesinin nasıl bir yıkım olduğunu bilir. Yıkım gerçekleşti. Sahil bitti. Şimdi sıra toprakta, suda. “Atalarımızın kanlarıyla sulanmış” her karış vatan toprağının ırzına HES’lerle geçilecek, yerin altındaki ve üstündeki her damla su gasp edilecek elbette, ama bildiğiniz gibi yıkımın yoğunluğu Karadeniz’de. Bu yazıyı yazmamın nedeni de bu. Aşağıdaki tabloda AKP’nin yöre halkından aldığı oy oranları var. Belayı çağırmışlar. Ama akıllanmadılar. Sudaki Suretler’in yönetmeni Erkal Tülek köylülerin hala AKP dediğini söylüyor.

kabahatin cogu senin canim kardesim2

heslerden zarar goren illerde akp oy dagilimi

AKP; DP, ANAP çizgisinden gelir, bu ikisini de bağrına basar. Bunlar aynı niyetin erleridir. Cumhuriyet devrimlerini geri almak, ulusal egemenliği oy için satmak, memlekette bağımsızlık ve insanca yaşam için, iyilik için her ne yapıldıysa, ne kazanıldıysa yakıp yıkmak, ulusun kaderini uluslararası sermayenin, yerel oligarşinin eline teslim etmek. Bunlar kapitalist bile değiller. Kapitalizmde özel mülkiyet kutsaldır. Bunlar özel mülkiyeti bile yok sayıyor, hakimleri maşa olarak kullanarak şahıs mallarını silah zoruyla alıp şirketlere veriyorlar. Bir Ortadoğu ülkesinde bütün bunları yapabilmek için elinize bir sopa alıp “Elhamdülillah” demeniz yetiyor. Adamın kutlu doğum konuşmasını bulun, dinleyin. “Allah” der demez alkış kıyamet. Hipnoz bu, başka bir şey değil.

Karadeniz’de uyananlar da var. Çok yakında, doğup büyüdükleri coğrafyada nasıl bir sefaletin yaşanacağını görüyorlar. Hapse girmek, işkence görmek pahasına makineleri durdurmaya çalışıyorlar. Çoğunluk hala elhamdülillah diyor, uyanan kardeşine küfrediyor. Umarım en kısa zamanda onlar da uyanır.

kabahatin cogu senin canim kardesim1

Ne yapmalı “banal”liğiyle sonlandırayım…

Pasif değil, aktif olmalı. AKP’yi ve sahiplendiği paradigmaları destekleyenlere, vermedikleri bir canları kaldığını, yakında onun da isteneceğini anlatmalı. Bu adamların yoluna taş koyma fırsatı geldiğinde küçük büyük dememeli, gereği yapılmalı.

Suyu gasp eden örgütlerde çalışanlar uyarılmalı, “ekmek parası” deyip yaptıklarına devam ederlerse ilişkiyi kesmeli. Partilere özelleştirmeleri geri alma progamı oluşturmaları telkin edilmeli.

Özelleştirme, büyük bir suçtur. Muhalif olma iddiasındaki bir parti özellikle su hırsızlığını kayıtsız şartsız geri almayı ve suçluları cezalandırmayı ana hedeflerinden bir yapmalıdır.

- Benim fabrikamı, rafinerimi, yolumu, köprümü, ormanımı, toprağımı, suyumu benden izinsiz sana kim verdi? Geri alıyorum. Hayır SATIN almıyorum, ALIYORUM!

Nurullah ATAY - 21 Nisan 2013 - Büyük Çöküş  
http://cokus.wordpress.com/

Son Yazılar