su_uzerine_su_katilmamis_melanetler2_225

"Su Üzerine Su Katılmamış Mel’anetler!" (2)

Bekletmeye alınabilecek en çok su miktarı ve su bekletme yapıları ve barajlar!

Sayın aydın, genç arkadaşım;

Bu yazımda, su bekletme yapılarına neden ihtiyaç duyarız?


Onu açıklamaya çalışacağım. Konunun bu tarafını iyice bilemezsek bundan sonra yazacaklarımı değerlendirmekte zorluk çekebilirsiniz. Bu sebeple, şimdi yazacaklarımı kıymetli görmeye çalışın.

Size 12 adet sayının toplamını yapacağım: 3+5+3+3+5+10+20+25+12+7+4+3= 100 Bu 100 rakamını 12 ye bölersek (100/12=) 8,333 çıkar.

Sıraladığım sayılar, her hangi bir bir akarsuyun herhangi bir kesitinden yılda geçen su miktarının aylık oranlarını göstermektedir. İlk sayının başına Ekim yazarak diğer aylarıda sırayla diğer rakamların başına getirdik mi, her hangi bir akarsunun her hangi bir kesitinden bir yılda, akan suyun ayda ne kadarının geçtiğini görmüş oluruz. Toplamı 100 birim saydığınızda aylık oranlar yuakarıdakiler gibi olur. Akarsuyun yılda akıttığı toplam su miktarını biliyorsanız çok sağlıklı bir yaklaşımla aylık akan miktarları tahmin edebilirsiniz. Eğer yılın bütün ayları aynı miktarda su aksaydı yukarıdaki sayılar 12 adet 8,333 ten ibaret olacaktı.

Yukarıdaki sayılardan 8,333' ten az ve çok olan sayıları çıkarırsanız karşınıza bir grup eksi(-) bir grup artı(+) sayılar çıkar. Çıkan (+), (-) grupları kendi aralarında toplarsanız taplamlarının eşit olduğunu göreceksiniz. Bunun anlamı şudur: ortalama debiden fazla gelen suların toplamı eksik gelen sular kadardır.

Akarsular üzerinde kafa yoruyorsanız bunun anlamının şu olduğunu hemen göreceksiniz. Eğer biz, bir akarsuyu belli bir kesitte hep aynı miktarda akıtmak istiyorsak; bu grup toplamlarından biri kadar su bekletme yapısına ihtiyaç duyacağız demektir. Su bekletme yapısının bir adet, bir çeşit olma şartı yoktur. Su bekletme yapılarının sayısı ve türü ne kadar çok olursa okadar faydalı olur. Ve de çevreye o derece saygılı, hatta faydalı olur. Bunun nedenini ileride açıklamak üzere konumuza devam edelim.

Yukarıda verilen rakamlardan bu su bekletme yapılarının hacimlerinin teorik olarak en büyük halini hesaplamış oluyoruz. Hesabımızın başında verilen sayılar, Çoruh Nehrinin Muratlı Barajının olduğu yerdeki hesaplanmış ortalama aylık akış oranlarıdır.

Çoruh Nehrini Muratlı Barajının yapıldığı yerde %100 düzenli bir şekilde akmasını istiyorsak; nehrin üzerinde ve de bütün havzada, yapmayı düşünebileceğimiz su bekletme yapılarının bekletme hacimleri toplamı, yılda akıttığı suyun (6,059 milyar metreküp suyun) %33,7 sı kadardır. Kabaca ve gerçeğe çok yakın bir şekilde, nehrin yılda akıttığı suyun 1/3'ü, yani üçte biri kadardır. Çoruh için bu rakam teorik olarak en çok 2,04 milyar metreküp olacaktır. Bu nehri ülkemizdeki akarsuların temsilcisi olarak görmek çok hatalı olmaz.

Ülkemizdeki bütün akarsularda aşkın suların, aynı oranda olduğunu kabul etmek bizi yanılgıya götürmez. Bu durumda, ülkemizde yıllık akan su miktarı, 150 milyar metre küp olduğunu kabul etmemiz halinde bekletmeye alabileceğimiz en çok su miktarı, teorik olarak 50 milyar metreküp olacaktır.

Adlandırarak bir örnekle açıklamaya çalışayım: Eğer, Fırat nehri, yılda 31 milyar metreküp su akıtıyorsa; bu hehir üzerinde yapacağımız bütün su işleme tesislerini en küçük, yani yıllık ortalama debide yapmamız halinde; bu nehrin bütün havzasında bekletme ittiyacı duyacağımız su hacmi, en çok, 10,5 milyar metreküp olacaktır. Bu rakam bürüt ve teorik miktardır. Çoruhta ise 2,04 milyar metreküp olduğu gibi.

Bundan sonra ortalama debinin üstünde gelen bu suya "aşkın su" diyeceğiz. Bu suyun içinde, bazı yııllar gelip, etrafı yıkan, çevreye zarar veren, akarsu yatağından taşan, "taşkın su" da vardır. Aşkın suya halkın kolayca anlayabilmesi için haşarı, mazarat su da diyebiliriz. Bizleri su bekletme yapısı yapmaya zorlayan işte bu aşkın, haşarı, mazarat sulardır.

Sayın aydın, genç arkadaşım;


Çoruh ve Fırat üzerindeki en çok su bekletme ihtiyacını ifade eden rakamları aklınızın bir kenarında tutarak konumuza dönelim:

Bekletmeye alınacak su miktarlarının, bu miktarlarda olma ihtimal ve mecburiyeti yoktur. Çünkü, bu miktar sudan, buharlaşmaları, sulama için alınan su varsa onları ve de vadilere bırakmak mecburiyetinde olduğumuz su miktarlarını düşmemiz gerekir. Ayrıca, bu rakam, tesisleri en küçük ve bütün suyu enerjide kullanmak istediğimiz takdirde bu kadar olabilir. Tesislerin su işleme kapasitelerini -kendi diliyle söyleyelim: tesis debilerini- yıllık ortalama debiden fazla seçmemiz halinde bekletme ihtiyacı duyacağımız su miktarı hızla azalacaktır.

Su bekletme imkânlarına gelince;


Enerji üretimini planlayan her mühendisin akarsu planlamasına oturduğunda ilk aklına gelen, akışının düzeltilmesidir. Bunun ne oranda en ekonomik olacağı konusununun araştırılması ilk yapılacak iştir. Aranan cevap: Akışta ne oranda düzeltme en ekonomik müdahale olacaktır. Bilinmesi gereken budur. Çünkü biliyoruz ki: akarsudan yüzde yüz yararlanmak için su bekletme yapısı yapma mecburiyeti yoktur. Bu düzenlemenin hangi imkân ve maliyetlerle ne oranda olmalı husunda karar vermek en öncelikli iştir.

Pek iyi, su bekletme yapıları nelerdir? Onları önceliklerine göre sıralayalım:

1. Akış yüzeylerinin giydirilmesi; yani, bitkilendirilmesi. En etkin akış düzenleyici işlem, yüzeyin otlandırılması, çalılandırılması veya ağaçlandırılmasıdır. Böylelikle topraktaki organik madde miktarı artırılacak, erozyon önlenecek ve de, toprağın su tutma kabiliyeti artırılmış olacaktır.

2. Zemine su yüklemeK: İlk bakışta size garip gelebilir. Konunun uzmanlarının ifadesine göre, 1 metreküp toprak, 300 litre, 1 metreküp kalker ise 500 litre su tutarmış. Diğer kayaların ne kadar su tuttuklarını bilmiyor ve bir kenara bırakıyorum. Siz deyin 100 litre. Zemin içindeki bu su yer çekimi etkisiyle yavaş yavaş aşağılara iner ve yüzeylerden çıkar veya buharlaşır.

Azıcık evinden çıkıp, ülkeyi gezen, etrafına biraz dikkatle bakan herkes; ne kadar su bekletme imkânın, toprağın vekayaların hazır olduğunu görecektir. Bu imkânın, ihtiyacın onlarca misli olduğunu hemen söyleyebilirim.

3. Üçüncü imkân, tektonik çukurlardır: Dağlar oluşurken meydana gelen göller ve derin vadilerdir. Bu imkân, müdahaleci, göze sokan, zihniyet için en ideal, en akıllıca ve yeterli olanıdır.

4. Dördüncüsü göllerdir. Ülkenin her tarafında gördüğünüz göller su bekletme yapılarıdır. Bu göllere küçük müdahaleler inanılmaz büyüklükte su bekletme imkânını ortaya çıkaracaktır.

Eğer, yukarıda saydığım imkânlarla suyun akış rejimi ekonomik olarak yararlanabilir seviyeye getirilemiyorsa beşinci imân olarak "barajlar" devreye sokulabilir.

Akıl ve vicdan sahibi her mühendis, yukarıda saydığım su bekletme imkânlarını değerlendirmeden baraj yapmayı aklına getiremez. Mühendislik öğretisinin elifbası, alfabesi bunu emreder. Böyle bir değerlendirmeyi yapmadan hemen baraj yapımına dalan mühendis ve yöneticilerin akli ve ahlaki durumları ister istemez irdelenecektir.

Gelecek yazıda ülkemizdeki barajların durumunu anlatmaya çalışacağım. O zaman su üzerinde hangi çapta oyunların oynadığını bir ucundan görmüş olacaksınız.

İlgilenenlere selamlarımı, sorumluluk duyanlara saygılarımı sunarım.

Yurttaş Mazlum Çoruh - İnş. Müh. Naci ÖZEN - 11 Eylül 2012 - TGB
http://tgb.gen.tr/

Not : Sorularınız için, "Kusursuz Enerji(!) Planı" isimli kitabı, 0537 201 66 89 nolu telefonu ve This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. adresini kullanabilirsiniz.

Yazarın  yazısının birinci kısmını okumak için tıklayın!
"Su Üzerine Su Katılmamış Mel’anetler!" (1)

Son Yazılar