marcel violet2 1

Marcel Violet'nin hayat suyu!

Biraz tesadüfen fakat kim tesadüfe inanır ki?

Mühendis Marcel Violet eski devirlerin bir gizemini keşfetmişti : çok kolay üretilebilen mükemmel derecede sağlığa faydalı çok çok özel bir su!

Bu gizemi "Le secret des patriarches" diye adlandırır yani erenlerin sırrı.

Zira onun suyu, hayatı uzatıyor diye kabul ediliyor.

İşte onun hikayesi :

“Biyolojinin en büyük kısmı su bilimine ayrılmıştır” der bir büyük fransız biyolog.

Bu gerçekten çok doğrudur. Bir bebeğin vucudu neredeyse su ile doludur. Yaş ilerledikçe vucuttaki su oranı düşüyorsa da canlı herşeyden önce suyun üzerine konmuştur.

"Hayat, gençlikten ihtiyarlığa suyun git gide yitirilmesidir. Yeni doğan bir bebeğin vücudunun %85'i sudur. Çok yaşlı birisi için bu oran sadece %60'dır." Genç kalmak her şeyden önce suyunu korumaktan geçer. Onu kaybetmek ihtiyarlamaktır.

Canlı bir organizmada suyun tam olarak katkısı nedir?

Bu yazıyı ilgilendirmeyen onun çözücü rolü ve kimyasal niteliklerini geçelim. Marcel Violet suda tam bir mucize olduğunu farkeder ve yıllarca onun izini sürer. Enerji bakımından su bilhassa sahip olduğu özellikler ile mümkün olan tüm titreşimleri kapsayan her frekansla rezonansa girebilme özelliğine sahiptir.

Sebze yetiştiricileri marulları çıkartan fırtınalı bir yağmurun gücünü çok iyi bilirler. Bu güç kimyasal bir güç değildir. Bu, yağmur suyunun bileşenlerinde nitrat olduğundan bitkilerin verimliliği için mükemmeldir.

" Sebze yetiştiricileri bu yağmur suyunu güneş ışığına açık fazla derin olmayan havuzlarda sebzeleri sulamak amacıyla tutarlar ve sadece uzun bir zaman güneş ışınlarını aldıktan sonra kullanırlar."

" Ay'ın dünya ile güneş arasında bulunduğu bir aylık süre iyi bir zaman dilimi olarak görünüyor. Çiftlikteki hayvanlar fırtınalı bir yağmur sonrası yalaklardan su içmek yerine herzaman yerdeki yağmur suyu birikintilerinden içmeyi tercih ederler zira yıldırım yağmur suyunu titreştirerek ona eşi benzeri görülmeyen yaşamsal bir enerji verir."

" Ve onları tetikleyen sadece yıldırımın nitratları da değildir."

" 1938'de, bu olguları açıklama yolunda kesintiye uğrayan bir deney beni bu yola soktu. O zamanda ışığın renk tablosunda mikropların gelişim alanındaki tepkimelerini inceliyordum. Deney yarıda bırakıldığından, geliştirdiğim mikropların üzerini tahta bir çerçeveyle gerilmiş ince deneysel bir deri parçasıyla örttüm. Bir çeyrek saat sonra, açıklanamayan çok derin deişiklikleri gözlemleyerek şaşırmıştım. Bu deneyle görünmeyen biı ışınımın rolünü ortaya çıkardım ki o görünenle ortak olarak, hareketi  ve onun doğasını bile değiştirebiliyordu. Bu ışınım yoksa hayat enerjisi miydi? "

Hatırlatmakta fayda var, 1939-45 ikinci dünya savaşı yıllarında ve sonrasında Bergson'un felsefi düşünceleri ve bilhassa "yaşam alanı" üzerine olan çok ilginç tezi gençlerin dünyasında egemendi.

Marcel Violet'nin buluşu modern bir tarzdan ziyade devrimci bir davranış aldıkça araştırmaları için dürtücü bir etki yaratıyordu. Yıllarca bu çalışmalarını hiçbir yardım almaksızın devam ettirdi. Buna rağmen "değerli" meslekdaşları tarafından sürekli alaya alındı ve onu yerden yere vuran yaklaşımlarına maruz kaldı.

Bununla birlikte, Violet, Bergson'un şu meşhur "yaşam alanı" tezini doğrularcasına biyolojik enerji diye adlandırabileceğimiz yeni tür bir enerjiyi ortaya çıkardı.

Çok iyi bir mühendis olan Vıolet harika özelliklere sahip bu hayat suyunu bilimsel olarak üretebilmek için karmaşık bir yöntem geliştirdi. Bu yöntem  elinden iş gelen yetenekli birinin bile öyle kolayca becerebileceği birşey değildi.

Yazının altında "le secret des Patriarches" adlı kitabının bağlantısını bulacaksınız. Bu kitapta bu konuda herşey etraflıca açıklanmaktadır. İnsanların yaşam kalitesini artırmak için Violet'nin geliştirdiği aygıtın satışının nasıl engellendiği ve izin verilmediği  bizim için hiç de şaşırtıcı olmayacaktır şüphesiz.

Marcel Violet bize öylesine görkemli bir hayat-anahtarı verdi ki onun sayesinde gençlik pınarına elimizin ulaşabileceği kadar yakınız. O halde hemen yola koyuluyor muyuz?

{youtube}F_cNGAEElhA{/youtube}

Marcel Violet / conférence sur la biodynamisation de l'eau.

Daha fazla sizi oyalayıp bekletmeden sözü Violet'ye bırakalım.

" Çalışmalarım için araştırma yaptığım zamanlarda, yanmakta olan alev halindeki hidrojen gazlarını soğutulmuş sarmal bir borudan geçirip yoğunlaştırarak sentetik olarak elde ettiğim kimyasal saf bir sudan litrelerce üretmiştim."

“ Bu elde ettiğim sudan aşağı-yukarı 1 litre kadar kristal kabına konuldu ve sonra durduğu yerde duramayan bir kurbağa yavrusunu oraya bıraktım. Hayvan hemen hemen onu oraya bırakır bırakmaz hareketsiz kalmış ve tüm organları gerilmişti. O ölmüştü. ”

" Daha sonra, bu suyu havalandırmak için onu hava ile fokurdattım ve oraya ikinci bir kurbağa yavrusu koydum. Sonuç : aynı oldu."

" Bir cam siferin içine havalandırılmış bu sentetik suyu hapsettiğimde siferin kapağını şalümo ile sıkıca kapattım. Sonra onu balkona bıraktım. Yaz mevsimiydi. Bir ay sonra siferi geri aldım. Kapağını kırdım ve suyu kristal kabına boşalttım."

"Yeniden oraya kurbağa yavrularını bıraktım. Bu sefer hareketsiz kalmalarının tam tersine sürekli kıpırdıyor ve hayatlarından memnun görünüyorlardı."

"Bir müddet güneşte bırakılan bu ölü suyun bir hayat suyuna dönüştüğü kanıtlanmış görünüyordu. Yer küremizin içinde yüzdüğü radyasyonlara bağlı kalan sıradan bir su bu radyasyonları özümser ve yaşamsal olur, dünyadaki yaşamı devam ettirir."

" 65 derece üzerinde ısıtılmış veya bir süre metal ile iletişime konulduğunda su, radyasyonlarını kaybediyor ve yeniden ölü su oluyordu. Bununla birlikte kimyasal doğası değişmiyordu."

Daha sonra, Marcel Violet sebze yetiştiriciliğiyle ilgilenmeye başladı. Öyle sonuçlar elde etti ki tüm beklentilerinin çok çok ötesindeydi. Fakat bu bile doktorların örgütü nezdinde onların katı tutumlarını değiştirme yönünde en ufak bir yankı yapmıyordu.

Ne önemi var ki?

Şimdi siz burada bunun nasıl yapılacağını artık biliyorsunuz.

İlk yöntem : Fırtınalı bir günde yağan yağmur suyunu taştan, topraktan veya camdan yapılmış bir kabın içinde toplamak ve yıldırımların şimşeklerin çaktığı bir anda yağan bu yağmur suyunu içmek.

İkinci yöntem : İçme suyuyla doldurulmuş cam bir şişeyi güneş ışınlarına açık bir yere koymak. Balkonunuza da koyabilirsiniz ve bunu Ay'ın güneş ile dünya arasında bulunduğu 29 gün boyunca yapınız. Bu yaşam suyunu daha sonra içiniz.

Üçüncü yöntem : Belki de en çetin zor olanı. Marcel Violet'nin salık verdiği yöntemleri dikkatlice takip ediniz. Violet'nin bu suyunu içiniz.

Bol sulu sağlıklı günler...

Fransızcadan çeviren : dunya48.com

le secret des patriarches

Marcel Violet'nin kitabını indirmek için tıklayın :

"Le secret des Patriarches"

Marcel Violet: construire sa fameuse machine... (version complète)

Son Yazılar

Rain

12°C

Istanbul