yerkesik

‘Yerkesik Kütüphanesi’ne Destek Bekleniyor...

Güney Ege antik çağdaki “Karya”dır; yurttaşımız Herodot’a “İnsan Karya’da yaşar” dedirten “cennet” de eminim ki Gökova’dır... Göğün mavisi denizde, denizinki ovada devam eder... Bu “sınırsız” güzelliğin güneyinde, ormanlarla kaplı Marmaris-Datça yarımadası uzanır; kuzeyinde de sarp “Kıran Dağları” yükselir... Aynı dağların hemen ardında, denizin kokusunu 500 metre yukarıdan soluyan bereketli toprakların “gözden ırak” yerleşmesi de Yerkesik’tir.

Hem “Gökovalı” hem “dağlı” olmanın “vakur”luğuyla, ana yollardan “sapa” kaldığı için “geçilen” değil, “gidilen” olmanın ağırbaşlı sakinliğiyle, Muğla’nın belki de en “okumuş, yazmış” beldesidir...


Günümüzden 2300 yıl önce aynı yerde “Thera” varmış; 13. yüzyılda Menteşe Bey Bizans’a son vermesiyle, dağlara ve ormanlara sevdalı Yörüklerin “Yerkesiği” olmuş… Evliya Çelebi’nin de 1670’te “Evsafı Kasaba-i Yerkesiği” dediği beldede, ilk belediye 1914’te kurulmuş...

Aydınlanma yuvası

İşte bu birikimin günümüze armağanlarından biri de “Halk Kütüphanesi”... Belediyenin sosyal hizmetler salonunda 90’larda kurulur ve 2000’de de şimdiki “kiralık” binasına taşınır. Nice olanaksızlıkları ve “yalnız”lıkları göğüsleyerek kütüphaneyi bugünlere dek yaşatan emektar görevlisi Nabide Kılınç diyor ki: “Bina öyle haraptı ki ilk yıllar akreplerle birlikte yaşadık. Belediye başkanları yeterince sahiplenmediler. Badanasını yaptılarsa da çürümüş doğramaları, kırık pencereleri bile onartamadık...”

Buna rağmen gelişen kütüphanede sürekli etkinlikler düzenlenerek, yöre köyleri için de eşsiz bir “aydınlanma yuvası” yaratılır. Bütçesi bile olmayan, bakanlığın sadece kirasını ödemekle yetindiği, bu nedenle, Kütüphaneler Genel Müdürlüğü’nden gönderilenler dışında kitabın alınamadığı Yerkesik Halk Kütüphanesi, bugün 5416 kitap ve 6045 kayıtlı okuyucusuyla yörenin gururu...

Yerkesik’te nüfusun sadece 2500; köyleriyle birlikte 10 bin olduğu düşünülürse, rakamların ardındaki “çalışkanlık” tahmin edilebilir...

Bilgi ve kültür merkezi

Bu başarının, “Yaşayan Kütüphane” hedefiyle elde edildiğini, yöre insanlarıyla sadece kitapların değil, bilgi ve kültürün de paylaşıldığını ise süregelen etkinliklerden görmek mümkün...

Kuruluşundan bu yana yalnızca “gönüllü katkılar”la gerçekleştirilen çalışmalarda, özellikle iki alanda yoğunlaşılmış. Birincisi, çocuklara kitap ve kütüphanenin önemini kavratmak; ikincisi de Yerkesik ve çevresinin kültürel değerlerini ve birikimlerini halkla ve gençlikle buluşturmak.

Örneğin “Hayatımdaki Kütüphane” etkinlikleri kapsamında “En Çok Kitap Okuyan Öğrenciler” her yıl ödüllendiriliyor. Şiir yarışmaları, sergiler, paneller, anma toplantıları ve değişik kültür-sanat faaliyetleriyle de “halkın kütüphanesi” kimliğinin sürekli güçlenmesi sağlanıyor...

Ne var ki belediyenin, böylesine bir hazineyi her yönüyle kucaklaması gerekirken; “kiraladı”ğı binanın, 8 ay boş duran üst katını bile kütüphaneye vermiyor... Belediye kurslarına 4 ay için başka mekân bulunabileceğini belirten Kılınç da diyor ki: “Üst katla birlikte adeta kültür merkezine dönüşebileceğimizi bir türlü anlatamıyorum…”

Yerkesik’te gençler artık okumaya daha da meraklı; çocukların elinden kitap düşmüyor; gericilik ve örümcek kafalılık zaten yoktu, bundan sonra hiç olmaz; her yaştan Cumhuriyet sevdalıları da kütüphanenin üyeleri...

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Yerkesikli Prof. Dr. Yasemin Balcı, geçen aylarda belediyeye başvurarak ülkedeki Yerkesiklilerden destek kampanyasına önayak olmasını istedi. 3 kitap gönderenin “kütüphane dostu” olabileceği; özellikle çocukların Yerkesik’teki kardeşlerine kitaplar armağan edebilecekleri bir kampanya..

Belediye düşünedursun,Yerkesikliler harekete geçemezler mi?
(Tel: 0252 232 26 13)

Oktay EKİNCİ - 11.10.2009 - Cumhuriyet

Son Yazılar

Cloudy

12°C

Istanbul