nazim_30agustos_degerlendirmesi

Nazım Hikmet'ten 30 Ağustos değerlendirmesi!

Büyük Türk şairi Nazım Hikmet 30 Ağustos Zaferini 30 Ağustos 1961'de Bizim Radyo'da değerlendiriyor: 'İnsalığın büyük zaferlerinden' '30 Ağustos yalnız biz Türklerin değil; insanlığın büyük zaferlerindendir'.

İzlemek için tıklayınız.

http://www.facebook.com/TurkiyeGenclikBirligi#!/video/video.php?v=161239013923537&oid=210636876843&comments

'Vatan haini' Nazım, Bizim Radyo'dan 30 Ağustos zaferini gerçekleştiren Türkiye Halkından, sömürgeciliğin yıkılmaya mahkum olduğunu gösteren milletlerden biri benim milletimdir diye söz ediyor. 'Vatan haini' Nazım Hikmet, 30 ağustos zaferini bağımsızlık yolunda mücadele veren tüm halklara armağan ediyor.
nazim_hikmet_1982
BİZİM RADYO SPİKERİ: Bugün 30 Ağustos. Sizin ve dolayısıyla Türkiye Halkının en büyük bayramlarından biri... Bu münasebetle hem sizi hem de bütün Türkiye Halkını candan tebrik ederim. Acaba bize bu münasebetle bir şeyler söylemek ister misiniz?

NAZIM HİKMET:
Evvela tebrikinize teşekkür ederim. Cidden 30 Ağustos biz Türklerin en büyük bayramlarından biri. Ve zannediyorum ki yalnız bizim değil insanlığın bayramlarından biri. Çünkü biz 30 Ağustos'ta biz Türkler ilk defa insanlığa sömürgeciliğe karşı ve emperyalizme karşı muzaffer olabilmenin yollarından birini gösterdi. Bu da sömürgeciliğe karşı silah elde çarpışmakla olur. Ve sömürgeciliğin her şeye rağmen yıkılmaya mahkum olduğunu gösteren milletlerden biri de

benim milletimdir. Bundan dolayı cidden bu bayram büyük bayramdır. Ve bir daha tekrar ediyorum yalnız Türk milletinin bayramı değil, insanlığın da bayramlarından biridir. Ben yalnız izin verirseniz bu bayram günü benim Milli Kurtuluş Destanı ismindeki şiirimden kısa bir parçayı okumak istiyorum. Zannediyorum bu şiirden size muhtelif parçalar okumuştum zaten. Şimdi kısa bir parçayı okumak istiyorum. Büyük taarruza tekatdüm eden büyük taarruzdan evvelki saatlerden en son saatleri okumak istiyorum. En son dakikaları okumak istiyorum.

Saat beşe beş var.

Dağlar aydınlanıyor.

Bir yerlerde bir şeyler yanıyor.

Gün ağardı ağaracak.

Kokusu tütmeye başladı:

Anadolu toprağı uyanıyor.

Bu anda, kalbi bir şahin gibi göklere salıp

Ve pırıltılar görüp

Ve çok uzak,

Çok uzak bir yerlere çağıran sesler duyarak

Bir müthiş ve mukaddes macerada,

Ön safta, en ön sırada,

Şahlanıp ölesi geliyordu insanın.

Topçu evvel mülazmı Hasan'ın yaşı yirmi birdi.

Kumral başını gökyüzüne çevirdi,

Kalktı ayağa,

Baktı, yıldızları ağaran muazzam karanlığa.

Şimdi bir hamlede o kadar büyük,

Öyle şöhretli işler yapmak istiyordu ki

Bütün ömrünü ve hatırasını

Ve yedi buçukluk bataryasını

Ağlanacak kadar küçük buluyordu.

Yüzbaşı sordu:

-Saat kaç?

-Beş.

-Az sonra demek.

98.955 tüfek

Ve şoför Ahmet'in üç nomrölü kamyonetinden

Yedi buçukluk şınayderlere, on beşlik obuslere kadar

Bütün aletleriyle

Vatan uğrunda,

Yani toprak ve hürriyet için ölebilmek

Kabiliyetleriyle

Birinci ve ikinci ordular

Baskına hazırdılar.

Alacakaranlıkta, bir çınar dibinde,

Beygirinin yanında duran

Sarkık siyah bıyıklı süvari

Kısa çizmeleriyle atladı atına.

Mavi gözlü Başkumandan baktı saatına:

Beş otuz...

Başladı topçu ateşiyle

Ve fecirle birlikte Büyük Taarruz.


TGB - 18 Ocak 2011
http://tgb.gen.tr/

Son Yazılar