İslam’a Karşıdır Türban, İşte Kanıtı…

İslam’da örtünmeyi, “Türban” denilen bez parçasına bağlamak dinin özüne ve de sözüne de aykırıdır. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), iktidara gelinceye kadar, türban konusu bu denli sorun yaratan konuma girmemişti. Türban denilen baş bağlama biçimi, AKP’nin siyasal simgesi olarak kullanılmaktadır, bunun böyle olduğunu da Başbakan R.T.Erdoğan, bir süre önce açıklamıştı.

İslam’da yeri olmayan bu tür baş bağlamanın AKP iktidarında belli bir işlevi var: Benden yanamısın sorusuna böylesi ilkel baş bağlama biçimiyle “evet” yanıtı verilmiş oluyor. Üniversitelere bu kılıkla girmenin, özgürlük içinde yorumlanması aldatmacadır, aldatmacanın ötesinde sahteciliktir. İslam’ı siyasal çıkar uğruna kullanmaktır, bölücülüktür, topluma nifak sokmaktır.

İslam dünyasının hiçbir ülkesinde, devlet ve siyaset adamlarının eşleri, bizimkiler gibi umacı kılığında giyinmiyorlar. İslam dünyasının o hatun kişileri, bizim umacılardan daha az mı Müslüman? Ülkemiz’in “laiklik” ilkesine bir başkaldırıdır bu. Özgürlük safsatasıyla hiçbir ilgisi olmadığı gibi İslam’ın özüne de aykırıdır. İslam’ı çağın gerisinde, gelişmeye kapalı, çirkinliği öngören bir din gibi yorumlamaya neden olduklarını ne zaman anlayacaklar ve YÖK Başkanı ,bir öğretim üyesi olarak, üniversiteleri medreseleştirmekte olduğunu ne zaman fark edecek?

İslam’ın Kutsal Kitabında Türban Yoktur.

Ne acıdır ki, İslam’ın kutsal kitabının Türkçe “Meali” adıyla yayımlanan tüm baskılarında, tesettür konusu, Nur Suresinin 31′inci ayeti tahrif edilerek, yanlış yorumlanmıştır. Bir zamanlar Diyanet İşleri Başkanlığında bulunmuş Prof.Süleyman Ateş dahil, Nur Suresi’nin bu ayetini Türkçeye yanlış biçimde aktarmışlardır Önce Nur Suresinin 31.ayetinin Arapça aslını görelim:

Ve kul lilmü’minati yagdudne min ebsarihinne ve yahfezna fürucehünn.

1.Prof.Süleyman Ateş’e göre: Mümin kadınlara da söyle:Gözlerini (haramdan) sakınsınlar. ırzlarını korusunlar.

“Irzlarını korusunlar” biçimindeki çeviri yanlıştır, ayeti tahrif etmektir. Örtünerek te ırz korunmayabilir. Başı açık gezenler örtünenlerden daha namuslu da olabilirler.

2.Elmalılı M.Hamdi Yazır’a göre: Mümin kadınlara da söyle, gözlerini sakınsınlar, ırzlarını muhafaza etsinler.Aynı yanlışlık bu çeviride de söz konusu.

3.Prof.Sadrettin Gümüş ve arkadaşlarına göre: Mümin kadınlara da söyle gözlerini harama bakmaktan çevirsinler, iffetlerini korusunlar.

Bu çeviride, kadınların ırzlarını değil, iffetlerini korumaları biçiminde bir çeviri ile karşılaşıyoruz!

4.Yaşar Nuri Öztürk’e göre: Mümin kadınlara söyle, gözlerine sahip olsunlar,ırzlarını ve eteklerini korusunlar.

5.Tibyan Tefsiri’ne göre: Mümin kadınlara da de ki, gözlerini indirsinler ve utanacak yerlerni korusunlar.

Bir birinden farklı bu beş çeviriden hangisi Nur Suresinin 31.ayetinin aslına uygun, hiç biri. Bir kutsal kitabının böylesi bir birinden farklı ve de yanlış çevirisi hangi din için söz konusu olmuştur?

Eğer bir din siyasallaşır yani, siyasetin aracına dönüşürse, böylesi farklı ve de geçersiz yorumlara kaynak oluşturacaktır elbet.

Nur Suresinin 31.ayetinin doğru ve gerçek yanını dile getireceğiz:. Ayet, mümin kadınların “ırzlarını” ya da “iffetlerini” korumalarını önermiyor. Ayet, “ırz” ve “iffet” kavramları bir yana, “ebsarihinne ve yahfezna fürucehünn” diyor. Ne demek “füruc”? “ferc”in çoğulu. Ferc, yarık, yani kadınlardaki doğurganlık organının iki bacak arasındaki görünen kısmı. “Mümin kadınlar oranızı örtün, görünmesin diyor. Çünkü “ebsar” Arapça’da “basar” sözcüğünden geliyor, görme anla-mındadır. Cahiliye döneminde kadınlar için anadan doğma yürümek utanılacak bir durum değildi. Nitek,am’ın kutsal kitabı, ilk kez Arap yarımadasında “aile hukukunu” yarattığı için, doğurganlık organlim Ahzap suresinde “Cahiliye dönemindeki gibi açık saçık dolaşmayın” hükmü yer almakta.. Bu, kafanızdaki saçları göstermeyin demek değildir. Anadolumuzda, gericilik akımı yaygınlaşmadan önce, kadınlar çocuklarını erkeklerin yanında çekinmeden emzirir ve kimse bunu yadırgamazdı.

Kuranda açık ve seçik “kıç” “yarık” sözcüğü geçerken, bizdeki din bilgini geçinen dar kafalılar, o sözcüğü “ayıp” sayıp farklı anlamda kullanmaya nasıl girişebildiler, anlamak olanaksız. Nur Sure-sinin bir önceki 30.ayeti, erkekler için de “yahfezü fürucehüm”ü öngörülüyor. Eğer 31′inci ayet, kadınların saçlarını örtmelerini koşul görseydi, erkeklerin de bir önceki ayete göre saçlarını türbanla örtmeleri gerekirdi. Her iki ayet te fürucehünn”ü temel almakta. Ferclerinizi göstermeyin ,diyor.

Kafadaki saçları oksijenden yoksun bırakan biçare genç kızlarımıza sesleniyorum:

İktidarın sizleri çağ dışı, bu ilkel ve çirkin kılığa sokmalarına karşı direnmelisiniz: Biliniz ki, İslam’da böyle bir koşul yoktur ve “zinetlerinizi göstermeyiniz koşulu da, saçlarınızı örtü içine hapsediniz biçiminde yorumlanamaz.

Küçücük yaşınızda, kafanızı havanın oksijeninden yoksun bırakan ve onu örtüye alıştıran yobazlığın, asıl özgürlüğünüzü ortadan kaldırdıklarını fark etmelisiniz. Orta yaşa ulaştığınızda saçlarınızın dökülmeye başladığını, oksijensiz kalan zihninizin nasıl sağlığından kayba uğradığını göreceksiniz, iş işten geçmiş olacak. İslam dini, siyasal çıkar uğruna yozluğa ve yobazlığa, geriliğe ve çağ dışılığa tutsak edilmektedir . Türban, İslam’ın koşulu değildir. AKP iktidarı tarafından, Cumhuriyete ve Cumhuriyetin laik devletine karşı örgütlenmenin aracı olarak kullanılmaktadır. Sizler bu aracı görev olarak üstlenen robotlar olmamalısınız… Şunu biliniz ki,bu simge çağa karşıdır, özgürlüğe karşıdır ve İslam dininin özüne karşıdır, bütünleşmeye karşıdır, hatta Tanrı’ya karşıdır. Tanrının evreni yarattığına inanıyorsanız, türban denilen çaput parçası, evrene de karşıdır.

AKP, bir gün çağın gelişim koşullarının gerilerine düşerek tarihin çöplüğünde kaybolacaktır. Anadolu uygarlığına ters yörüngedeki tüm akımlar çökmüş, tarihten silinmiştir. Anadolumuz, gelişmenin öncülüğünü elinden kaçırmamıştır.

Genç kızlarımız, sizler aydınlığa doğru yol alan uygar bireylerimiz olmalısınız. Asıl özgürlüğünüz sizin siz olabilmenizde ve kişiliğinizi koruyabilmenizdedir. Anadolu uygarlığının yaratıcı kadınlarımızın gerisinde kalmamanız dileğimle.

Sizlerin aydınlığına ülkemizin ihtiyacı var.

Çocuklarınız sizlerin aydınlığında yetişmelidirler.

Sevgi ve saygılarımla.

Ali Nejat ÖLÇEN - 24 Ekim 2010 - İlk Kurşun
http://www.ilk-kursun.com/

*******************************************************

Yorum

ÖRTÜNMEYLE İLGİLİ EN ÖNEMLİ AYET; AHZAB-59.

AHZAB SURESİ-59. ayet aynen: “Ey Peygamber, eşlerine, kızlarına ve muminlerin karılarına dış örtülerini üstlerine almalarını söyle . Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur” der.

Kuran’da, Peygamberin kendi yakınları ve muminlerin karıları için söylenen bu sözlerde, asla el, kol saç, baş, ayak kapatma diye bir emir yoktur.

1400 sene önce Arabistan’da sokak kıyafeti ne ise, Peygamberimiz yakınları için sokağa çıkarken o kıyafetin örtünmesini istemiştir. Bu ayette örtünmenin şeklinden asla bahsedilmez. Amaç sadece, Ahzab 33. ayette belirtildiği şekilde, cahiliye devrinde olduğu gibi açılıp saçılmayın anlamındadır.

Peygamber kızları ve hanımları için herhangi bir kıyafet şekli tarif etmemesine rağmen, , nasıl oluyor da bizim pek bilmiş din adamlarımız ve AKP hükümetinin kıymetli kişileri Kuran’ın bu açık hükmünü inkar ederler ve görmek istemezler?

Niçin aklı başında bir politikacı ve din adamı, Ahzab Suresi 59. ayeti insanlarımızın bilgisine sunmaz..?

AKP Hükümeti ve Diyanet Işleri Başkanlığı, Kuran’ın hangi ayetinde türban takılmasının emredildiğini topluma açıklamak zorundadır. Bunu yaparken de, Kuran ‘ın ilgili ayetini hiç yorum yapmaksızın, açıkça topluma göstermeleri gerekir. Ama gösteremezler. Çünkü Kuran’da türban yoktur!

Kuran’ın hiçbir yerinde, NUR 30 ve 31. ayetler dahil, el, ayak, saç ve başın kapatılması emredilmemiştir..! Tam tersine, cinsel organlarınızı açıkta tutmayın(furuc) anlamındadır.

EL, AYAK, SAÇ VE BAŞIN ÖRTÜNMESİNİ YAZAN AYETLER TAMAMIYLE KURAN ÇEVIRICISININ KENDI YORUMUNU AYETIN IÇINE KOYMASINDAN KAYNAKLANMAKTADIR!

Diğer bir deyişle, kadının baştan aşağı kapanmasını istemek, Kuran çeviricisinin kendi yorumunu ayetin içine koymasından başka birşey değildir..!
Türban ve kapanma konusunun inanç özgürlüğüyle asla ilgisi olmadığı açıktır..! Amaç, din istismarından başka bir şey değildir…!!

Gercekten de, inanç özgürlüğü diye çok yakında çarşaflı ve peçelilerin de , turbanlı polis, memur, öğretmenin de ortaya çıkması söz konusudur. Günün birinde başı açıklara, “örtünün öyle gelin” denilmesi maalesef çok muhtemeldir.

TÜRBAN DİNİ BİR SEMBOL BİLE DEĞİLDİR. ÇÜNKÜ KURAN’DA YERİ YOKTUR..!

TÜRBAN, KADINDA KÖLELİĞİN İŞARETİDİR…!!!

İbrahim T. Tüzün
New York/USA

Son Yazılar