fikret otyam2 225

Yazının, renklerin, yaşamın ustası!

Otyam artık gitti. Arkasında ölümsüz tablolar, yazılar ve dostlar bırakarak gitti.

Ölüm haberini duyar duymaz bir gazetecinin ilk refleksiyle yazının başına oturdum. Bizim meslekte yazma önceliğimiz acımıza tuz basar. Ne yazalım derken ahiretten sıyrılır, dünyayla barışırız.

Ölüm herkes içindir de yine de ölmesini istemediğimiz insanlar vardır. Fikret Otyam bizim kuşağın bir şehrayinidir.

Gazeteciliğin bu denli sanatla, kültürle yoğrulması ya da kalemle fırçanın aynı mükemmellikte kullanılması bir bedene doğanın bağışladığı kolay bulunur özellik mi?

“Bedri Rahmi atölyesinde renkleri ve Anadolu’yu keşfettim” diyen Otyam gökyüzünü boyar gibi söyleşiler yapardı. Otyam’ın özelliği Anadolu’nun binlerce yıllık kültürünü akademik bir bilimsellikle ve Türkçenin renklerinin tonlarına ine çıka anlatmasaydı.

Otyam ülkemiz gazeteciliğinde bir nirengidir. Röportajlarının fotoğraflarını kendi çeker ve kuyumcu ustalığı ile anlatmak istediğinin tüm renklerini kelimelere nakışlardı.

Akşam Gazetesi’nde Safiye Ayla’nın anılarını yazıyorum.

Mustafa Kemal’den Nazım’a, Naci Sadullah’tan Kemal Tahir’e, Kılıç Ali’den İnönü’ye bir tarihsel sürecin haber ötesi girift ilişkilerini anlatan bu yazı dizisinin sürdüğü günlerde Cağaloğlu’nda Muzaffer Ağabey’in Sofra Lokantası’nda Fikret Otyam’a rastladım. Abdülbaki Gölpınarlı ile oturuyorlar. Ben kendisini tanıyorum da onun beni tanıdığını bilmiyorum. Gölpınarlı ile bir dostluğumuz var. Beni yanlarına davet etti, oturdum. Otyam o davudi sesiyle “Üstat yazı iyi gidiyor. (Safiye Ayla’ya) Bohçayı açtırmışsın, aferin” dedi. Otyam ustadan bu sözleri duymak bugün bile unutamadığım gururlu bir mutluluğa taşıdı beni. Dostluğumuz böyle başladı.

ankaraya elveda fikret otyam

Ankara’da açtığı son sergisine eşim ve kızımla gittim. Uzun bir süre sohbet ettik. Son konuşmaların hep vedalaşmak olduğu bir süreçte ikimiz de nokta koymadan halleştik. Aynı mesleğin basamaklarından inip çıkanlar zamanı birbirlerine kırılmadan yürümüşlerse dostlukları köklü oluyor.

Otyam artık gitti. Arkasında ölümsüz tablolar, yazılar ve dostlar bırakarak gitti. Ölüm haberini duyar duymaz bir gazetecinin ilk refleksi ile yazının başına oturdum. Bizim meslekte yazma önceliğimiz acımıza tuz basar. Ne yazalım derken ahiretten sıyrılır, dünya ile barışırız.

Fikret Otyam yaşamı örneklenmesi gerekli bir usta. Yazının, renklerin, yaşamanın ustası. Bütün genç kuşaklara söylenmesi, özümlenmesi gereken örnekler bıraktı. Kimi ölümlerle dünyadan bir kişi eksilmez; yaşamın renkleri solar.

*** *** ***

Otyam’ın son eserleri arasındadır. Otyam resimdeki insan kafalarını fırçayla değil parmaklarını boyaya batırarak gerçekleştirmiştir. Son olarak “Ankara’ya Elveda’ adlı sergisinde gösterime sunulan eser usta fotoğrafçı Aykut Töleğen tarafından objektife yansıtıldı.

Tanju CILIZOĞLU - 11 Ağustos 2015 - Aydınlık

Son Yazılar