hasan huseyin3

Şiirimizin yurtsever yürek işçisi Hasan Hüseyin...

Hasan  Hüseyin’e göre, şiir, hayat gibi, kavga gibi, aşk gibi bir ırmaktı; kendisi de Türk

toplumcu şiir ırmağının kollarından biriydi, dünden yarına akan ve denize koşan bir ırmak. O, “Elbet bir bildiği var bu çocukların” deyip hayatı, yarını, gençliği, geleceği savunan; “bu dünya kalmayacak haramilere!” diyerek, umudu, direnci, dayanışmayı savunan bir has şairdi.

“Bayrakları severim tutsaklığa yumruk gibi savrulan bayrakları/ insanları severim haksızlığa yumruk gibi sıkılan insanları” dizeleriyle kavganın, “düşer barış cemreleri sabah çaylarımıza” dizeleriyle barışın şairi olan Hasan Hüseyin, “sevda türküleriyle ölesiye sarhoşum” diye bağırarak insani güzellikleri süzerek kattı şiirine. “Bak şu bebelerin güzelliğine” diye başlayan Acıyı Bal Eyledik şiirini bilmeyenlere yazık; “Kör olma da gör beni” dedi o. Onun “ekilir ekin geliriz/ ezilir un geliriz/ bir gider bin geliriz/ beni vurmak kurtuluş mu?” deyişi bilinçli kalabalıklarda öfkenin, direnmenin simgesine dönüştü.

İNSANDAN YANA TAVIR...

Hasan Hüseyin, insandan yana bir tavrın, susturulamayan, kırılamayan, türküsü olan bir sestir. Umut ve sevgi dolu, sevecen bir sestir onun şiiri. Özgürlük, bağımsızlık kokan, yürekli, sorumlu bir ses olan bu ses, devrimci şiirimizin yüz aklarından biridir. Onun şiiri, 1960’lı yıllarda yükselen antiemperyalist savaşımla birlikte büyüyen, özgürlük kavgasıyla bütünleşen bir şiirdir. Onun şiiri, yurtseverlik, öz dil duyarlılığı, sömürüsüz bir dünya özlemi, acı, öfke, sevgi ve sanatın toplumsal işlevi bilinciyle sarmalanan bir fırtınadır.

“Kavel”le başlayan Hasan Hüseyin fırtınasının coşku ve duygu dolu yüreği, “susarak haykıranların öfkesiyle haykırıyorum ey emekçiler” diye biten bir güzelleme olan “Temmuz Bildirisi” ile eser. Anti-emperyalist düşüncelerinin doruğa çıktığı bir destan olan, 68 kuşağının dilinden düşmeyen “silah ve şarkı/ ben bütün karanlıkları bunlarla yendim” dizeleriyle başladığı “Kızılırmak” destanıyla, örneğin “ve der ki kitabın orta yerinde/ bütün ırmakları dünyanın/ kızılırmak’tan geçer... vurun karanlığa kanatlarınızı kuşlarım/ geçin sıcak ırmakları kuşlarım/ kızılırmak kızılırmak akın kuşlarım” dizeleriyle öfkeyi coşkuyla bütünleştirir. “Kızılkuğu”ya “şiirin uyanışı” der ve şiirin derinliklerine yolculuğa çıkarır. “Ağlasun Ayşafağı”nda Anadolu’ya, Anadolu kadınına yöneltir şiirini. “Oğlak”, düşsel bir Anadolu gezisiyle umudu yücelttiği şiiridir. “Bak şu bebelerin güzelliğine” dizeleriyle başlayan, şarkılaştırılan, dilimizden düşmeyen şiirinin de yer aldığı “Acıyı Bal Eyledik”te acıyı ve hüznü işler. “Kelepçemin Karasında Bir Ak Güvercin, Koçero Vatan Şiiri, Haziran’da Ölmek Zor” adaletsizliğin, barışın, mahpushanenin, dayanışmanın, acının, sevginin şiirlerinden oluşur. “Orhan Kemal’in güzel anısına” s u n d u ğ u “Haziran’da Ölmek Zor”da günlük yaşamın şiirleştirilmesi gibi zor bir şiiri başarır. “Filizkıran Fırtınası” 12 Mart faşist dönemine verdiği addır. “Acılara Tutunmak”ta siyasal cinayetlerin acılarını, “Işıklarla Oynamayın”da bir türkücü kabul ettiği aydın sorumluluğunu şiirleştirir. Hakkında “Türküleri Yakanlar, Gökmavisi Bir Türkü”yü yazan, “acı çekmek özgürlükse/ özgürdük ikimiz de” dediği eşi Azime Korkmazgil’in hazırladığı “Kandan Kına Yakılmaz, Tohumlar Tuz İçinde”de yer alan şiirleri de aynı içeriklidir.

ÇOK YÖNLÜ BİR YAZAR...

“Öhöööö, Made in Turkey, Bıyıklar Konuşuyor” adlı gülmece öyküleri; “Eşeğin Gözyaşları, Aşıcı Baba, Ormanın Öcü, Ressamın Bıldırcınları, Becerikli Çocuğun Düşleri” adlı çocuk öyküleri; “Bağdat- Basra Yollarında” adlı gezi notları; “Eleştiriye Beş Kala, Kalmasın Ellerim Sizlerden Uzak” adlı derlemeleri de olan Hasan Hüseyin hakkında Mehmet Aydın’ın (“Hasan Hüseyin Korkmazgil: Yaşamı-Sanatı”), İsmail Gençtürk’ün (“Hasan Hüseyin Derler Adına”), H. Hüseyin Yalvaç’ın (“Bu Bir Hasan Hüseyin Kitabıdır”) kitapları vardır.

26 Şubat 1984’te aramızdan ayrılan şiirimizin yürek işçisi Hasan Hüseyin’e selam olsun.

Öner YAĞCI - 26 Şubat 2015 - Aydınlık

Son Yazılar